ШАГЪДИ- ŞAĞDİ

Bir vatan…
Bir Halk…
Bir sürgün..
Bir umut…
Ve tüm bunları terkisinde taşıyan, ruhuna hepsinden bir parça üflenmiş bir delifişek…
ŞAĞDİ…
Çerkes atının, rüzgarın oğlunun, zirvelerden vadilere akan çağlayanın, savaşta yardan yakın, kardeşten öte “ŞI” nın hikayesi…

Yaşamını halkına, halkının değerlerine, tarihine ve umutlu geleceğine adamış bir adam NEĞAPLE Askerbiy. Askerbiy, yıllarını Çerkesya ve Çerkesler için harcamış, çok deneyimli, değerli bir film yönetmeni ve prodüktörüdür. 2007 yılından beri kısıtlı imkanlarla çok önemli eserler ortaya koymuş ve Çerkes kültürünü, tarihini, Çerkeslere dair hazineleri belgesel filmlerle kayıt altına alarak tarihe not düşmüştür. Halen pekçok projesi olan bu kıymetli prodüktöre destek olmak, çalışmalarını diasporanın da izleyebilmesi açısından 2 Şubat 2019 tarihinde İstanbul Kafkas Kültür Derneğinde başlayacak olan bir dizi gösterim planladık.
6 birbirinden onemli belgeseli içinden, görsel zenginliğinin yanı sıra, içerik açısından da çok güçlü bir belgesel olan ŞAĞDİ (ШАГЪДИ) belgeselini ön plana koyduk. Bu gösterimlerde dünyada haklı bir üne sahip ve farklılığı kabul edilmiş Kabardey atının, ŞAĞDİ’nin serüvenini, dününü, bu gününün doyumsuz görsellikler eşliğinde izlerken, yönetmenin kısa bilgileri aşağıda yer alan diğerler belgesellerinden oluşturacağımız kolajı görme fırsatımız olacak...
Destek olmak ve izlemek bu üretimlerin devamı demektir...
Unutmayınız ki 'marifet iltifata tabiidir'.
NOT: Tüm gösterimler ücretsizdir...

PROGRAM:
2 Şubat 2019- İstanbul KKD Salonu Saat 20:00
3 Şubat 2019- Çerkes Kültürevi, Beylikdüzü Kültür Merkezi 20:00
5 Şubat 2019- Adana Çerkes Kültür Derneği 19:30
7 Şubat 2019- Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği 19:30
9 Şubat 2019- Ankara Çerkes Derneği 19:30
**Bursa programı ilerleyen günlerde ilan edilecektir..

NEĞAPLE Askerbiy
Prodüktör,rejisör ve Senarist Askerbiy Nagaplev 1954 yılında Adıgey'in Hodz köyünde doğdu. Varonej şehrinde makina mühendisi olarak okudu ve 1975 yılında mezun oldu. 2007 yılında ilk belgesel filmi Çerkesya'yı yaptı. 2009'da Adığe xabze,2011'de Çerkesya-gurbet, 2013'te Çerkesya-dönüş,2015'te Çerkes kadını ve 2018'de Şağdıy adlı belgesel filmlerini yaptı. Filmleri Moskva, Peterburg, Krasnodar, Nalçık, Çerkesk ve Maykop'ta gösterildi. Rusya Federsyonu Filmciler Birliği üyesidir.

Şağdi-Rüzgarın oğlu
Film izleyicisini Kaberdey at cinsi ve onun tarihi ile tanıştırıyor. Çerkes kadim kültüründe halkı ile beraber yoğrulmuş ve bir ulusun sembolü olmuş bu at cinsini seven ve değer veren herkesi, cinsin korunması ve neslinin devamlılığının için desteğe davet ediyor.

Çerkesya-Dönüş
Film izleyiciyi diaspora Çerkeslerin tarihi anavatanları Çerkesya'ya dönüş mücadelelerini konu alıyor. Çerkesya olarak işlenen ülke R.F.nda sınırlarında yer alan Adiğelerin yaşadıkları tüm cumhuriyetlerdir.

Çerkes kadını
Film, izleyicisini bir yandan Çerkes kadınının halkının tarihinde oynadığı rol ile tanıştırırken, bir yandan da kavramsal olara “Çerkes Kadın”nı tanıtıyor. Film izleyicilerini eski çağlardan günümüze Çerkesya tarihi ile tanıştırmayı amaçlıyor. Çerkes toplumunun dini yapısına, kültürüne ve geleneksel yaşantısına kısacası kadim kültüre ışık tutuyor.

Gurbetteki Çerkesya
Yönetmen bu film ile Çerkes tarihinin en karanlık ve trajik bölümüne ışık tutuyor. Kafkas savaşları sonrası yenik düşerek vatanlarını terke zorlanan Çerkes halkının sürgün trajedisi, Çerkeslerle Osmanlı imparatorluğunun ilişkileri ve nihayet oluşan Çerkes diyasporası film konusunu oluşturuyor.

Adığe Xabze
Film izleyicilerini Çerkeslerin geleneksel etik yapısı Adığe xabze ile tanıştırıyor. Adığe xabze Çerkes halkının binlerce yıl boyunca bir millet olarak günümüze kadar ulaşabilmiş olmasının en önemli sebebi olarak ele alınıyor.

Kafkasların Sovyet saldırılarına gösterdiği dirençte hatırı sayılır etkisi olan Kabardey atlarının neslinin yok olmaktan kurtarılıp popülasyonunun yeniden artmaya başladığı belirlendi. 

Kabardey atının gücü ve dayanıklılığı, 1800'lerde Kafkasya'nın yüksek dağlarında Rus İmparatorluğu kuvvetleriyle savaşan Çerkes savaşçılarını taşırken efsaneydi. Ancak, SSCB 1991'de çökerken neredeyse yokolma tehlikesi ile karşılaşan atlar korkunç bir durumdaydı. Şimdi, at yetiştiricileri ve hayvan kayıtları, Kabardey'in kendi bölgesinde efsane atlarının yeniden dirildiğini ve uzak ahırlarda geliştiğini göstermektedir. Kabardey atları yetiştiren, eğiten ve yarışan Pawel Krawczyk, RFE / RL 'ye verdiği demeçte, "Sovyetler Birliği' nin çöküşünde türün neslinin tükenmeye yakın olduğu görülüyor." dedi.

Sovyetler ve ardından Rus ıslah programlarının kaosun ortasında parçalandığı gibi, yüzlerce Kabardey atı nüfusu azalma tehlikesi geçirdi. Kabardey atı - genellikle tamamen siyah, koyu veya gri olan sağlam, orta büyüklükte bir at - en azından 1500'lerden bu yana dağlık kuzey Kafkasya'daki Çerkes kabileleri tarafından yetiştirildi. Hayvan, zekası ve itaatinin yanı sıra sert koşullara ve neredeyse eşsiz dayanıklılığa dayanma kabiliyeti ile ünlüdür.

Dar dağ geçitleri ve soğuk havalardaki çevikliği ve cinsi 18. ve 19. yüzyıllarda Kafkasya'nın kontrolü için İmparatorluk Rusyası'nın saldırılarına karşı Çerkes direnişini paha biçilemez bir hale getirdi.

Rus-Çerkes Savaşı sırasındaki bir Habsburg subayı tarafından yapılan açıklamada, düşman prenslerinin Kuban bölgesindeki bir baskından 14 saat önce "160 verst" veya yaklaşık 170 kilometre yol sürdüğü açıklandı. Memur FF Turnau, "Sadece [Kabardey] atı bunu yapabilirdi" dedi.

Kabardey atları pek çok askeri operasyonda çarlık orduları tarafından kullanıldı ve imparatorluk doğuya ve güneye doğru genişledikçe cins, Rusya'nın geniş sınırları boyunca Kazaklar tarafından tercih edildi.
Hayvanlar, 18. yüzyılda Polonya'nın bölünmesinde de rol oynadı .

Efsanevi özellikleri olan Kabardey atının ırkı SSCB'nin ardından özellikle at meraklıları için endişe verici biçimde kaybolmaya yüz tuttu.
“Bu atlarla ilgili olarak diğer atların sahip olmadığı özel bir şey var - bunun korunması gerekiyor.”
Kabardey atının yetiştiricilerin çabaları, şu anda yaklaşık 400 hayvanın bulunduğu Almanya'daki Kabardey atları ile ilgilenen bir merkezinde devam ediyor. Genellikle binicilik, turizm ve dayanıklılık yarışları için kullanılıyorlar.

Kabardey atları Arap atlarıyla takdire şayan bir şekilde rekabet ediyorlar.

Kabardey atları Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Macaristan, Slovakya, İspanya ve İsviçre'de küçük sürüler halinde ortaya çıkmaya başladı.

'Özgürlüğümüzün Sembolü'

Ancak en önemlisi, yetiştiriciler, Kabardey at popülasyonunun, Gürcistan'ı çevreleyen ve yaklaşık yarım milyon insanın yanı sıra düzinelerce göl ve nehirlere ev sahipliği yapan küçük bir kayalık, yemyeşil toprak parçası olan Kabardino-Balkarya anavatanlarında canlandırılması gerektiğini söylüyorlar. .

Kafkasyalı bir siyaset analisti olan İslam Tekushev, hayvanlar “özgürlüğümüzün güçlü bir sembolü” diyor. "Kabardey atı kimliğimizin ayrılmaz bir parçası ve yüzyıllar boyunca Çerkes tarihinde önemli bir rol oynadı."

Çok sayıda zengin insan, oligarş, işadamının Kabardey atları besledi ve yüzlerce Kabardey sürüsünü ellerinde tuttuğu öne sürülüyor.

Kabardey atı ırkının şu anki sayılarının Kafkasya'da 10 bin ila 12 bin arasında olduğu öne sürülüyor.

Kaynak: dunyabulteni.net

Çerkeslerin efsanevi yoldaşıydı at. Atcılık da binlerce yıllık geçmişten süzülerek gelen bir uğraş. Ancak, yüz yıldan fazla süren yıkıcı Kafkas - Rus Savaşı ve sürgün zamanlarında Çerkes at cinslerinin hemen tamamı kayboldu. Bu eşsiz atlardan geriye sadece tek bir cins kaldı.

Her Çerkes, ata özel bir bağıllık, sınırsız bir sevgi duyar. Onu kardeş sayar, özenle korur. Ata duydukları bu yakınlık ona verdikleri isme de yansır. Çerkesler, ata " şı " der; ki bu aynı zamanda erkek kardeş anlamındadır. Öyle ki Çerkesler, mahmuzu ilk gördüklerinde ne işe yaradığını anlamamışlar ve ata acı vereceği gerekçesiyle benimsememişler. Yine aynı nedenle Çerkes, yumuşak deri uçlu kamçısyıla atına nadiren vurur. Onlar kamçıyı sadece bir simge olarak taşır. Kamçı genç kızın sevgilisine verceceği güzel bir hediye veya atlı oyunlarda ödül olabilir ancak.

Nitekin atla ilgili gelenekler Çerkeslerin yaşamında önemli yer tutar. Örneğin, misafir olunan bir yerden ayrılırken at, başı eve doğru bakacak şekilde durdurulur ve öyle bilinir. Sağdan dönerek avludan çıkmak gerekir, keza at kesinlikle kamçılanmaz. Aksi şekilde davranmak ev sahibinin konukseverliğinden memnun kalınmadığını gösterir. Çerkes geleneklerine göre bir kadının veya yaşlının önünden atla geçmek büyük ayıptır. Atlı 30-40 metre kala atından iner, karşılaştığı kişi yürüyorsa saygılı bir şekilde durur ve sağ tarafından geçmesini bekler. Karşılaştığı kişi yerinde duruyorsa atının dizginlerinden tutarak yanından geçmesi gerekir. Atlının karşıdan gelen bir kadına veya yaşlı bir adama rastladığında atından inerek gideceği yere kadar ya da izin verilinceye kadar ona eşlik etmesi gerekir. Atlıya yaya karşılaştığında önce atlı selam verir. Atlı olarak bir yere gidilirken herkesin konumuna göre bulunması gereken yer belidir. Yaşça küçük olan, „thamade“ nın (yaşlı) solunda yerini alır. Thamadeye birden fazla atlı eşlik ediyorsa büyük olan solunda, daha genç olan sağında yer alır. Ölüm haberi getiren atlı atın ters tarafından, yani sağından iner. Bunun dışında atın sağından inmek uğursuzluk sayılır.

En ünlü Çerkes atı cinsleri Şoloh ve Beçkan´dı. Şoloh, Bestav´da ve Zelençuk vadilerinde, Beçkan ise Adigey topraklarında yaygındı. bu cinslerin Kirim pazarlarında yerli koşu atlarından 25 kat fazla fiyat verilirdi. Şoloh cinsi atların özelliği, toynakların bardak biçiminde olmasi ve arka tırnakların olmamasıydı; bunun için nala ihtiyaç duymuyorlardı. Beçkan, özellikleri açısından eşsiz bir binek atıydı. Çok sabırlı ve dayanıklı, Çerkeslerin yasamının ayrilmaz parçası olan biniciligin bütün gereklerine son derece uygundu. Gerektiğinde yemsiz 3-4 günlük yola dayanabiliyordu. Halk arasındaki tarifiyle Beçkan; „Boynu düzgün, sagrısı mantara benzer, geyiğinki gibi dik baldırları vardır. Kasığı dardır, genişliği üç parmağı geçmez. Bir kaburgası fazladır ve dolaysıyla gücü de fazladır “.

Kundeyt cinsi ise 7-9 yaşına kadar genellikle özelliklerini göztermez. Bu cinsin kısrağını iki yaşına kadar basit bir cinsten ayırmak zordur; cok tüylü ve gösterişsizdir. Ama iki yaşından sonra değişmeye başlar. Tüyleri düzelir, karnı toplanır, kulakları sivrilir, asıl görünümünü almaya başlar.

Bu cinslerden baska Zelençuk vadilerinde prenslerin adlariyala anilan Alheskir, Hağundoko, Hatohşoko cinsleri ve Yecebukay´da Yivuan cinsi atlar biliniyordu. Bu cinsler mükemmel binek atı nitelikleriyle ve prenslerin özel damgalarıyla tanınıyordu. Çerkesler atı sadece binmek için yetistirirler ve sadece aygırlara ve iğdiş edilmiş atlara binerlerdi. Kisrak süreleri sadece üreme amacıyla tutulurdu.

En varlıklı ve nüfuzlu at yetiştiricisi olan Çerkes prenslerinin süreleri hiçbir zaman 150-200 kısrağı geçmezdi. Kendi damgası olan her prens kendi at cinsine sahip olabiliyordu. Çerkesler ayrıca donlarına göre atların nitelikleri olduğuna inanırlardı. Tarihçi ve etnograf A. H. Zafes´in yazdığına göre tercihleri demir kırı ve doru idi, alacalı at hiç yetiştirmezlerdi.

Rus- Kafkas Savaşı ve sürgün zamanlarında Çerkes at cinslerinin hemen tamamı kayboldu. Kalan cinsler de Rusya´daki iç savaş yıllarında yok oldu. Son Şoloh cinsi atlar da Birinci Süvari Ordusu´nun birlikleri için dağlardaki otlaklarından indirildi ve kaybolup gittiler. Kafkasya´da Sovyet iktidarıyla birlikte Çerkes atcılığının da sonu geldi. Çerkeslere at sahibi olmaları yasaklandı. Zelençuk vadilerinde kalan cins atlar da ilk Sovyet haraları kurulunca diğer cinslerle karıştı. Böylece 25-35 Çerkes atı cinsinden bugüne sadece Şağdiy kalabildi. Kalan bu tek Çerkes atı cinsi, dünya atçılık literatüründe “ Kaberdey “ (Kabardian) cinsi olarak bilinir. En iyi dağ atlarından biri kabul edilir. Kaygan dağ patikalarında yürümek, nehir gecmek, derin karda ilerlemek konusunda inanilmaz yetenekleri vardır. Dik kayalık patikalarda dengesini çok iyi korur. Ani ısı değişikliğinde ve hava basıncına karşı dayanıklıdır. Ayrıca karanlıkta ve yoğun siste yollarını bulmalarını sağlayan şaşmaz yön duygularına sahiptir. Yüz elli kilogram yükle günde 100 kilometre yol kat edebilirler. 1935-36´da Kafkas Dağları´nda yapılan bir trialde Kaberdey atları üç bin kilometrelik mesafeye kötü hava ve arazi koşullarında 37 günde tamamladılar. Bu konudaki rekor “ Aza “ adında bir kısrağa ait: Dağ eyeriyle ve tam yüklü olarak 100 kilometreyi dört saat 25 dakikada kat etti.

Kaberdey atları genellikle cinslerini doğal olarak sürdürürler, yılkı halinde dolaşırlar. Rivayete göre soyu Cengiz Han´ ın en gözde aygırından gelmektedir. Son derece sakin ve itaatkâr huylu oldugu icin tercih edilir. Kaberdey atından çaprazlama sonucu dört yeni nesil elde edildi. Bunlardan İngiliz- Kaberdey atı, cins olarak 1966´da resmen kabul edildi.

En iyi Kaberdey atları Karaçay - Çerkes Cumhuriyeti´nde Malokaraçayev ve Malkin, Kaberdey- Balkar Cumhuriyeti´nde Guaran haralarında yetiştiriliyor. Bu haralarda atlar yazın yüksek yaylalarda, kışın dağ yamaçlarında tutuluyor. İki yaşına geldiklerinde koşu performansları deneniyor. Kaberdey atı diğer koşu atları kadar hızlı olmasa da diğer atçılık sporları icin son derece uygun özelliklere sahip.

Murat Papşu
Atlas Dergi Atlas Dergi / Çerkesler NO: 2003/03

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Kabardey Aile Armaları

Oca 25, 2019 Rate: 0.00

Son Twetler

https://t.co/z2AVKFGjVf
Adıge Cumhuriyeti'nin Kuruluş Yıl Dönümü Kutlu Olsun https://t.co/10PUan3hJA
RT @ajanskafkas: Mustafa Aydın Turan | Mehdi Nüzhet Çetinbaş yazdı https://t.co/bM0qHZIb6X https://t.co/LV5Nislevy
RT @gilahsteney: Bu hikayeyi daha önce de duymuştum bir dadeden çok araştırdım doğruluğunu Şorten Askerbiy'in Kazanokue Jabağı kitabında da…
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı