Haber Arşivi

Peynirin Ustası Ayşe Abla Destek Bekliyor

Maşukiye’de atalarından kalan 100 yıllık mayasıyla Çerkes peyniri ile Abaza peyniri yapan Ayşe Hança, Kartepe’de daha büyük bir tesiste bu işi yapmak ve bir marka oluşturmak için sponsor arıyor

Bu hafta sizleri çok farklı bir hikayeyle buluşturacağız. Hikayemizin kahramanı, bir peynir usta. Atalarından kalan 100 yıllık mayayla Çerkes Peyniri yapıyor. Sadece Çerkes Peyniri değil, isli Çerkes Peyniri, Abaza Peyniri, isli Abaza Peyniri, lor peyniri, yoğurt, bunun yanında reçel, pekmez, tarhana ve daha neler neler yapıyor. 

Hepsi de doğal. Kocaelililer belki Ayşe ablanın peynirlerini bilmiyor ama özellikle İstanbul’dan bu peynirlerin müdavimleri var. En çok da tanıdığımız, bildiğimiz sanatçılar geliyor bu peynirleri almaya. Ayşe hanım sitemli, “Kocaelililer yaşamasını, yemesini bilmiyor” diyerek kendisine sahip çıkılmadığını düşünüyor. Çünkü tamamen kendi imkanlarıyla bugünlere gelmiş. İstiyorki Kartepe’nin bir markası olsun. İsmine Maşuk Peynirleri dediği bu peynirleri yapacağı bir tesis olsun istiyor. 

Bunun için de bir sponsora ihtiyacı var. Aslında tanınmış pek çok markadan teklif almış Ayşe hanım. Mesela Düzce’ye davet etmişler. Peynirleri Düzce’de yapmasını istemişler. Ama Ayşe hanım Maşukiye’yi çok seviyor. Bu nedenle gitmeye gönlü razı değil. O bir destek bulursa kalıp, peynirlerini Maşukiye’de yapacak ve hem Maşukiye’yi hem de Kocaeli’yi tanıtmış olacak. Ayşe hanıma ulaşmak, destek olmak istiyorsanız; eşi Alaattin Hança’nın telefon numarası: 0532 774 15 83. Ayşe hanıma ‘Ayşe Hança’ adıyla facebook adresinden de ulaşabilirsiniz.

Peynir Aşkı etkinliğine yeğeni Selen Hança ile giden Ayşe Hança, kendisine destek olan Neşe Aksoy Biber ve Berrin Bal Onur ile hatıra fotoğrafı çektirdi.


Ayşe Hança kimdir? Biraz kendinizden bahseder misiniz?
-Maşukiyeli’yim. Çerkes peyniri, Abaza peyniri, lor peyniri, yoğurt, tereyağı yapıyorum. Doğal ürünler yapıyorum.

Çerkes misiniz?
-Eşim Çerkes. Ben gelin geldiğimde kayınvalidemin inekleri vardı, Çerkes peyniri yapardı. Ben o dönem tencereleri yıkamamak için ‘Çerkes peyniri sevmiyorum’ derdim. Eşim emekli olunca bir iş yeri açtı, kesme dondurma satmaya başladık. Sonra kayınvalidemin yaptığı Çerkes peynirlerini getirip dükkanda sattık. Satıldığını görünce bu peyniri yapmaya karar verdim. Kayınvalidem peynirinin mayasını hiç kaybetmedi. Mayasını kaybedince tutturması biraz zor oluyor. Kayınvalidemden mayasını aldım başladım yapmaya. Çok tutuldu. Sonra isli peynir, ardından Abaza peyniri yapmaya başladım. Bunun da hikayesi enteresandır.


Anlatır mısınız?
-Benim bir komşum vardı, 100 yaşındaydı ve Abaza’ydı. Bana ‘Sana Abaza peyniri yapmayı öğreteyim’ dedi ben de kabul ettim. Abaza peyniri de doğal. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok, tamamen doğal. Abaza peyniri ilk yapıldığında lastik gibidir, çekersin uzar. Ben içerisine ceviz koyar, rulo şeklinde sarardım. Eşim bir gün gördü, ‘Eski köye yeni adet mi getirdiniz’ dedi. O zaman burada doktor Cem bey vardı, evlerinin bahçesinde piknik düzenliyorlardı. Eşi ‘Ayşe hanıma beni bu peynirlerden kurtarır mısınız?’ dedim. Aldı, misafirlerine ikram etti. Çok beğenmişler. Aradı beni ‘O peynirlerden hemen yap’ dedi. Öyle başladım Abaza peynirine. Sonra Abaza peynirinin islisini nasıl yapacağım diye düşünürken onun da metodunu bulduk eşimle. Zordur Abaza peyniri islemek, çünkü peynir eriyor. Şimdi Türkiye’de kimse bunu islemesini bilmez. İstanbul kesimi peynirlerimi biliyor. İsli peynir şarapla çok güzel gider. Bu nedenle çok tercih ediliyor.

Nasıl yani?
-Evet, İstanbul’dan telefon açıp peynir isteyen çok ünlü isimler var.


ÜNLÜ SANATÇILARIN PEYNİRİN MÜDAVİMİ
Kim bunlar?
-Mesela Ediz Hun, Zafer Ergin, Oktay Kaynarca, Peker Açıkalın, Zeynep Değirmencioğlu, Kurtlar Vadisi dizisindeki oyuncular, Mahsun Kırmızıgül, Kubat ve daha pek çok kişi. Mahsun Kırmızıgül, her hafta şoförünü gönderip peynir alır benden. Kubat’la da tanışmamız ilginçtir. Bir gün dükkanıma geldi, ben de ‘Sizi birine benzetiyorum’ dedim. O da bana ‘Benzet benzet, ben gidince bulursun kim olduğumu’ dedi. Kızım o sırada ‘Kubat’ deyince tanıdım.

Peki sanatçılar sizi nasıl öğrendi?
-Sapanca Yanıkköy’de oturan çok fazla sanatçı var. Buradan geçerken dükkanıma uğruyorlar. Ediz Hun ile eşim çok samimidir.

JAPONYA’DAN DAVET ALDI
Kayıtdışı sohbetimizde bir Japonya hikayenizden bahsettiniz. Okurlarımızda öğrensin istiyorum. Anlatır mısınız?
-16 yıl önce buraya bir Japon televizyondan geldiler. Onlara yoğurt vs. yaptım. ‘Yoğurdu bebek gibi uyutuyorum, 4 saat sonra kalkıyor’ diye bir tabir kullandım. Sonra beni Japonya’ya davet ettiler, bu işi orada yapmamı istediler. Ama ileriyi göremeyince kabul etmedim. Bu noktaya geleceğimi bilseydim kabul ederdim.
Yine bir arkadaşım uçakla Yunanistan’a giderken bir dergiyi açıyor benim fotoğrafımı görüyor. Uçaktan inince beni aradı. “Ayşe sen uçaktasın” diyerek anlattı. Dergiye de çıktım yani.

Kocaeli sizi neden bilmiyor?
-Benim müşterilerim hep şehir dışından. İstanbul’dan ve Eskişehir’den çok müşterim var. Kocaeli’den beni bilen yok. Özel siparişle çalışıyorum.. Bir de benim peynirimden çok güzel küfene olur, künefe için alanlar da var.


Peynirlerinizin bir ismi var mı?
-Maşuk Peynirleri ismini kullanıyorum. Patentini de aldım. Ama eğer bir yerde üretime devam edersem “Ayşe Ablanın Peynirleri” olarak ismini değiştireceğim. 27 çeşit peynir isminin patentini aldım.

Kocaelililer neden tanımıyor sizi?
-Kocaelililer yaşamasını bilmiyor, yemesini bilmiyor.

Evet, bu konuda belki de haklısınız. Siz bizi aramasınız Maşukiye’de peynir yapan bir kadın olduğunu bilmeyecektik belki de...
-Mesela beni televizyonda görüp şehir dışından gelenler oluyor. Peki neden bir Kocaelili görüp gelmiyor? Aslında görüyor ama önemsemiyor. Bir de şu var ‘Yerli’ diyor, önemsemiyor. Mesela ben Maşukiye’deki balık tesislerinin hepsine peynirlerimi veriyorum.


DOĞAL OLAN NE VARSA YAPARIM
Peki peynirlerinizi yaptığınız sütleri nasıl temin ediyorsunuz?
-Maşukiye’de hayvan besleyen ve süt satan herkesten alıyorum. Ben herkesin ineğinin ne zaman doğuracağını, ne zaman süt verdiğini, iğneli mi, veterinere görünmüş mü takip ederim. Hayvanın sütündeki yağ oranına kadar her şeyi bilirim. Maşukiye’den aldığım süt yetmedi mi Akmeşe’ye giderim. Orada bir tanıdığım var, süt alır gelirim. Ben bu işi çok severek yapıyorum. Sadece peynir değil, mükemmel yoğurt da yaparım. Reçel, elma pekmezi, tarhana yaparım. Doğal olan ne varsa yaparım.

Peynir Aşkı kitabından bahsedelim. Bu kitapta nasıl yer aldınız.
-Berrin Bal Onur ve Neşe Aksoy Biber, 15 yıldan fazladır Türkiye’yi geziyor. Nerede, hangi peynir yapılmış diye. Sonra İstanbul’da bir peynir dükkanı açmaya karar vermişler. Bu hanımlar, benim peynirimi de beğendiler. Ve peynirimin yapım aşamasıyla ilgili çekimler yaptılar. Sonra beni İstanbul’a davet ettiler. Geçtiğimiz ay yeğenim Selen ile gittik. Bir etkinlik yaptılar, 52 çeşit peynirin tanıtımı gerçekleştirildi. Orada ATV, Kanal D, CNN ve NTV geldi. Peynir yaptım. Hatta bir ara kendimi kaybetmişim. Abaza peynirini çekerken ‘Siz Avrupa ve Asya’yı birleştiremediniz ama ben birleştiriyorum’ dedi. Güzel bir peynir tabağı yapıp sunduk. Benim yaptığım peynirler anında tabaktan yok oldu, herkesin çok hoşuna gitti. Bu kitapta Çerkes, ve Abaza peynirlerimin hikayesi yer alıyor.

Bizi aradığınızda bir yer sıkıntısından ve sponsor aradığınızdan bahsettiniz? Biraz anlatır mısınız?

-15 yıldır Maşukiye merkezde, pazarın hemen yanında bir yerimiz vardı. Orada satış yapıyorduk. Ancak kapalı pazar yeri yapılacağı gerekçesiyle buradan çıkmak zorunda kaldık. Şimdi idareten Maşukiye merkezde bir yere geçtik ancak iyi bir yer değil. Ben belediyeden ya da bir sponsordan destek istiyorum. Dışarıdaki insanlar benim kıymetimi biliyor ama buradakiler değer vermiyor. Ben peynirlerimi Maşukiye’de yapmak, burada satmak ve Maşukiye’yi tanıtmak istiyorum. Yoksa başka yerlerden ‘Gel peynirlerini burada yap’ diyorlar. Mesela Yörsan’dan ve daha pek çok firmadan teklif aldım. Düzce’ye davet ettiler beni, orada üretim yapmamı istediler. Ben Kartepe dururken neden Düzce’ye gideyim?
Mesela bazı ilçelerin markaları var. Neden Kartepe Belediyesi’nin de bir markası olmasın. Belediye bana sponsor olabilir ve Kartepe’nin peynirlerini üretebiliriz. Kartepe neden sadece kayakla tanınsın? Benim 50 kiloluk mayam bir ton sütü peynir yapar. Bir üretim tesisinde daha fazlasını yapabiliriz ve 50-60 kişi ekmek yer. Bırak çalışanını, hayvan besleyenden sütünü alacağım bu da bir katkı. Bunun yanından köylerimizde doğal ne yapılıyorsa onları da satabileceğimiz bir yer yapılsa ne kadar güzel olur.

Destek bekliyorsunuz yani?
-Maşukiye’de beni ve eşim Alaattin Hança’yı herkes bilir. Ben bu işi Kocaeli’de büyütmek istiyorum. Hedefim bu. Kocaeli sanayiyle tanınıyor neden doğal ürünleriyle tanınmasın. Doğallığını koruyan şeyleri bulmak artık zor. Çünkü her işe hile karıştı. Bu doğallıkları korumak, geliştirmek gerekiyor. Kocaeli’nin özelde Kartepe’nin bilinmeyen bir markası, peynirleri var ve ben bu markaya sahip çıkılmasını istiyorum.


Yorum yapın