Çerkes Hasan Bey

Kasım 26, 2018 142

Çerkes HasanÇerkez Hasan Bey, genç yaşında Abdülaziz Han`ın katlinde büyük rol oynayan Hüseyin Avni Paşa`yı öldüren ve bu uğurda canını feda eden bir Osmanlı subayıdır. Çerkez Hasan Bey`in ablası Neşerek Kadınefendi, Sultan Abdülaziz Han`ın hanımı idi.

Padişah tahttan indirildiği gün Dolmabahçe Sarayı`ndan Topkapı Sarayı`na nakledilirken mücevher sakladığı şüphesiyle omuzundaki şal, Hüseyin Avni Paşa tarafından çekilip alınarak hakarete uğramıştı. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde Boğaz`dan getirilmiş ve hastalanmıştı. Sultan Abdülaziz Han`ın vefatı üzerine ise şok geçirerek 11 Haziran 1876 günü vefat etmiş idi... Ona haddini bildirecekti!

Çerkez Hasan Bey, Hüseyin Avni Paşa`ya haddini bildirmeye karar verdi! Abdülaziz Han`ı şehid ettiren paşalar, başarılarının zevki içinde bazı meseleleri görüşmek için 15 Haziran gecesi Midhat Paşa`nın Bayezıt`taki konağında toplanmışlardı. Hasan Bey, Midhat Paşa`nın konağına rahatlıkla girdi. Elinde tabancalarından biri olduğu halde kabinenin toplantı yaptığı salona daldı. Aynı zamanda tabancasını ateşleyerek Hüseyin Avni Paşa`yı vurdu. Orada bulunan diğer paşalar korku içinde bitişik odaya sığınırlarken, Avni Paşa`yı öldürdükten sonra salona dönen Hasan Bey, Hariciye Nazırı Raşid Paşa`yı da öldürdü. Midhat ve Ahmed Paşaları da öldürmek için sığındıkları odanın kapısını omuzladı. Bu sırada Hasan Bey, karakoldan gelen askerler tarafından yaralı olarak yakalandı. Bahriye Kolağası Şükrü Bey tarafından ağır şekilde tahkir olunması üzerine, çizmesinde sakladığı küçük tabancasını çıkarıp onu da öldürdü... Çerkez Hasan bu vakada beş kişiyi öldürdü. Yakalandıktan sonra Süleymaniye Kışlası`na götürüldü. Kısa süren duruşmadan sonra, idama mahkum edildi. Sorgusu sırasında; `Nefsim için bu işi yapmadım, millet için yaptım. Gayem; bundan sonra kimse Padişah hal etmek falan gibi şeylere cesaret edemesin` demiştir. Edirnekapı`ya defnedildi...

Çerkez Hasan Bey, ertesi gün Bayezıt Meydanında idam edildi. `Kinim dinimdir!` diyecek kadar kindar olan Hüseyin Avni Paşa`nın ölümü halk arasında sevinçle karşılanırken, Çerkez Hasan Bey`e o nisbetle acı duyuldu.

Edirnekapı`ya defnedilen Çerkez Hasan Bey`in mezar taşında şunlar yazıyor: `Ümera ve guzat-ı çerakiseden İsmail Beyin oğlu olup, Harb Okulunu bitirip, kıdemli yüzbaşı rütbesindeyken genç yaşında velinimeti uğrunda feda-yı can eden Çerkez Hasan Beyin kabridir.

Alıntıdır.

Çerkes Hasan, kelimenin tam manası ile bir ‘erkek güzeli’dir. Uzun boyludur, geniş omuzludur, inci dişlidir.
Çalışkandır da...
Çocukluk hayallerini süsleyen Bahriye İdâdîsi’ni derece ile bitirir. Üniformaları ona nasıl yakışır anlatılamaz. Bu çakı gibi teğmene bütün gençler imrenir.

O daima önde gider, akranlarından hızlı yüzer, çılgıncasına at sürer ve hedefi tam ortasından deler. Hasan Bey, her ne kadar Abdülazîz Han’ın kayınbiraderi ise de ablası (Neşerek Kadınefendi) ona kesinlikle iltimas yapmaz. Pâdişâh bu mert ve becerikli askeri, çocuklarının (Şehzâde Şevket Efendi ile Esmâ Sultânın) dayısı olduğu için değil, hakkettiği için yükselterek Veliaht Yûsuf İzzeddîn Efendi’nin yâverliğine getirir.

Ama o devirde zemin kaygandır, kalleşler dost geçinir. Nitekim Abdülazîz Han gibi bir sultan, kardeşi gibi kolladığı paşalarla, evladı gibi beslediği pehlivanların ihanetine uğrar. Bir kaç muhteris devlet adamının menfaati uğruna tahttan indirilir. Bunların başında “Kinim dînimdir!” diyecek kadar gözü kararan Hüseyin Avni Paşa gelir.

Abdülazîz Han ‘hal’ edilince ailesiyle Topkapı Sarayı’na nakledilir. İhtilalciler terbiyesiz ve çirkeftir. Daha düne kadar el pençe divan duran nankörler Neşerek Kadınefendi’nin omuzundaki şalı çekip alır ve it eniği gibi sandala iterler. Neşerek Sultan boynunu ve kollarını elleriyle örtmeye çalışır, gözyaşlarını içine akıtır. Koca pâdişâh tutulur kalır. Teessürü hissedilen bir sesle, “Bu hakareti hak edecek n’aptım” diye mırıldanır.

Neşerek Sultan’daki sadakate bakın ki, Abdülâzîz’in ölümünü duyduğu an olduğu yere yığılır kalır. Hasan Bey, büyük bir metanetle ablasını defnettikten sonra yaşlı halasının evine koşar. Sandıktan hançerini çıkarır, tabancalarını beline takar... Ve iz sürmeye başlar.

Kanlı konak

Bu çirkin ihtilalden sonra ipleri eline alan Serasker Hüseyin Avni Paşa, Çerkes Hasan’ın İstanbul’da dolanmasını tehlikeli bulur ve tayinini Bağdat’a çıkarıverir. Ancak Çerkes, demirden leblebidir, yaptığı alçaklığı Hüseyin Avni Paşa’nın yanına koyacak değildir.

Abdülazîz Han’ı beklediklerinden de kolay alt eden paşalar, o gün Mithat Paşa’nın Bâyezîd’deki konağında toplanır, yer, içer keyiflerine bakarlar. Kahkahaların dışarıya taştığı saatlerde Çerkes Hasan, efendi efendi konağa gelir, hatta nöbetçilerin hatırını sorar. Askerler bu yaver üniformalı subayın önünde durmaz, buyur edip içeri alırlar.

Çerkes Hasan konağın üst katına çıkar ve tabancalarını çekerek kabinenin toplandığı salona dalar. Bir yandan “Davranmayın!” diye bağırırken bir yandan kurşun yağdırır. Ortalık birden karışır. Mithat Paşa bitişik odaya sığınırken, Hüseyin Avni kendini sofaya atar. Lâkin Hasan Bey peşini bırakmaz. Bu arada beline sarılıp hızını kesen Bahriye Nâzırı Kayserili Ahmed Paşa’nın ellerini doğrar. Görülmemiş bir hızla Avni Paşa’nın üzerine çöker ve kamasını muhteris ihtilalciye saplamaya başlar. Avni Paşa’nın öldüğüne kanaat getirince tekrar salona döner ve Hariciye Nazırı Raşid Paşa’yı da öbür tarafa yollar... Bu sırada yetişen askerlere kıyamaz, onları incitmemek için tevkif edilmeye razı olur. Gelgelelim uslu uslu merdivenlerden inerken Bahriye Kolağası Şükrü Bey’in erkekliği tutar. İki manga askerin arasında yürüyen elleri kelepçeli Çerkes’e hakaretler yağdırmaya başlar. Çerkes Hasan, “Git işine seninle hesabım yok” dese de muhatabı susmaz. Bunun üzerine ani bir hamleyle askerleri dağıtır ve çizmesine sakladığı küçük tabancasını çıkarır. Millet olup biteni anlayamadan namludaki tek mermiyi Şükrü Bey’in alnına çakar. Bu baskında kabine büyük kayıp verir, 5 bakan ölür, 10’u yaralanır.

Edirnekapı’ya...

Peki sonra ne olur? Çerkes Hasan da yaralıdır ama “Nasıl olsa beni asacaksınız, devletin ilacı zayi olmasın” deyip hekimleri geri yollar. Nitekim beklediği gibi olur, kısa süren duruşmadan “îdâm” kararı çıkar. İnfaz günü tövbesini eder, namazını kılar ve hislenen cellâdına “aldırma” diye fısıldar. Evet, onu da Bâyezîd’ın yaşlı çınarlarından birinde sallandırırlar. Lâkin Asitane halkı ilk kez ipe çekilen birine ağlar. Dedeler torunlarına o inci dişli, pos bıyıklı yiğidi anlatır, “adam gibi adamdı” diye mırıldanırlar.

Düşünebiliyor musunuz. İhtilalcilerin esamisi kalmadı ama İstanbullular aradan geçen yüz şu kadar yıla rağmen hâlâ Edirnekapı’ya uğrar ve üzerinde “Ümerâ ve guzât-ı çerâkiseden İsmâil Bey'in oğlu olup, genç yaşında velînîmeti uğruna fedâ-yı cân eden Çerkes Hasan’ın kabridir” yazan taşın başında fatiha okurlar.

Hazırlayan: İrfan Özfatura turkiyegazetesi

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Hakkımızda

ÇerkesyaCerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.

Çok Okunanlar

Çerkesler Türk mü?

Çerkesler Türk mü?

Ara 02, 2018 Rate: 0.00

Kafkasya Neresidir?

Kafkasya Neresidir?

Ara 10, 2018 Rate: 0.00

Son Twetler

RT @Cerkesya: Unutmadık, unutmayacağız #MedetÖnlü #22Mayıs2013 https://t.co/qGd7zsOuIV
https://t.co/c8y7vrGLmm #may21in21languages #21dilde21mayıs
RT @Cerkesya: #21Mayıs1864 #21may1864 #genocide1864 #CircassianGenocide #circassianexile #CerkesSoykırımı https://t.co/uCRADFgBAf
RT @Cerkesya: ADIĞE BAYRAK GÜNÜ KUTLU OLSUN https://t.co/dl3NVFLgSA
Follow Çerkesya on Twitter

Post Gallery

Çerkes Parası ve Kaffed'in Kozmik Aklı

Çerkeslerin Mitolojik Kahramanı Nart Sosruko Mobil Oyun Oluyor

Eski Kafkas halkları, Amerikan yerlileri ve Sibirya halklarıyla akrabaymış

Belgesel Film Gösterimi-Çerkes Atının Öyküsü Şağdi

Hayriye Melek Hunç Anısına Kitap Günleri

Adıgey Halkı Anadilde Eğitim İstedi

Sarıkamış’tan Bir Şehit Öyküsü

Efsanevi Kabardey Atları Dörtnala Geri Dönüyor

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı