Dilimiz

Txenım Oxu Xelşş

Anadilin bilinmemesinin sebebi ailelerin onun öğrenilmesine yeteri kadar önem vermemeleridir. Geçmişte pek çok kişinin Adigece’ye olan bakış açısını yok sayamayız. "Adigece’nin çocuklarımıza ne faydası olacak? Pşıze nehrinin öte yakasına geçtiğinde Adigece’nin geçerliliği yok" söylemlerine kapılmış hiçte azımsanmayacak sayıda aile var. Onlar Rusça’yı iyi bilirlerse çocuklarının kültürlü, eğitimli kişiler olacağını sanıyorlar.

Rusça’nın iyi bilinmesinin gereğinde tereddütte mahal yok. Rusya’nın yanında SSCB döneminin cumhuriyetlerinde de bugün birbirlerinden ayrı olsalar da Rusça insanların anlaştıkları ortak iletişim dilidir. Farklı ulusların anlaşmalarını sağlayan bir dil konumundadır. Sadece Rusça değil, insanın birçok dil bilmesi onun daha eğitimli sayılmasına sebeptir. Ancak anadili bilmemenin hiçbir anlamı yoktur. Bizim söylediklerimizi doğrularcasına Adige gençlerinin anadillerine yeterli değeri vermediklerini, Maykop caddelerinde görebileceğimiz ve duyabileceğiniz şeyler ispat ediyor. İki Adige kızı caddede karşılaşırsa anadillerinde konuşmayı kendilerine yakıştıramıyorlar.Yapmacık bir edayla Rusça konuşuyorlar.

Adigece devlet dili oldu diyorsak da bu hayatta tam olarak karşılığını bulmuyor. Adigece bir ricayı yada bir sorunu ifade eden bir dilekçe yazanı göremeyeceğinizi bir yana bırakın, Adigeler bir araya geldiklerinde Adigece’yi bilmeyen aralarında sadece 1-2 kişi olsa dahi Adigece’yi öteleyerek Rusça konuşuyorlar. Nihayetinde Adigece’yi konu alan toplantılarda da bunu görmek mümkün.

Rusça’yı iyi bilirlerse çocuklarının eğitimli ve okumuş kişi olacaklarını varsayan bu anlamda da Adigece öğreniminin gerekmediğini düşünen anne babaların büyük bir yanılgı içinde olduklarını ispatlayan bir örneği anlatmak istiyorum. Bilim ve sanat alanında ün yapmış insanlarımızın hemen hemen tamamı Adige köylerinde dünyaya geldiler ve oralardaki okullarda eğitim gördüler. Adigece’yi iyi biliyorlardı. Fakat bu onlardan hiçbirine engel teşkil etmedi. Moskova ve benzeri birçok şehirde bulunan yüksek eğitim kurumlarında eğitim görüyorlardı.

Çocuk küçüklüğünde ana dilini bilmemesinin ne anlama geldiğini yeteri kadar idrak edemiyor, ardından dili bilmemenin getireceği sıkıntılarla karşılaşabileceğini düşünmüyor. Adigece’yi bilmese de olur diyen anne babaları çocuk memnuniyette dinliyor.İlerde de bu tutumun sonuçlarından pişman olduğu çokça görülüyor. Fazla uzağa gitmeden buna yakın çevremden bir örnek getireceğim.

Ağabeyim İsa 27 yıl Çeçenistan’da orduda görev yaptı. Grozni şehrine yakın Çernoreçiye denilen yerde ev bark sahibi olmuş orda yaşıyordu. 2 kızı ve 1 oğlu orda dünyaya geldiler. Onların anne babası çocuklar Adigece bilmese de olur diye düşündüler. Rusça’dan başka dil bilmeyen çocuklar sonuçta Maykop’a döndüler. İşte o zaman kızlarda, delikanlıda anadillerini anne babalarının öğretmemelerinin yanlış olduğunu anladılar.

Şu anda anne - baba kızlarının ve oğullarının Adige olmayanlarla evlenmelerini istemiyorlar. Fakat Adigece bilmeden ben Adige'yim demenin ne anlamı olabilir? Buna yönelik ağabeyimin küçük kızı Rita'nın söylediği şeyi sıkça hatırlarım. Adige’den başkasıyla evlenmesinin doğru olmayacağını sıkça tembihleyen annesine Rita'nın yanıtı: "Tamam anladım da hep tekrar ediyorsun ama Adige gençleri benim Adige olduğumu nereden anlayacaklar? Adige’yim ama Adigece bilmiyorum. Fiziksel görünümde Adige kızları gibi değil biraz kızılcayım. Önüme gelen Adige gençlerini Adige'yim, Adige'yim diyerek mi karşılayacağım?"

Ağabeyimin oğlu Yuri Adigece bilmemenin pişmanlığını pek çok yerde yaşıyor. İyi günde kötü günde Adigeler bir araya gelip Adigece konuştuklarında söylenenleri anlamıyor. Konuşmalara katılamıyor, donuk bakışlarla etrafı seyrediyor. Yuri’nin 3 kızı iyi derecede Adigece bilseler de Yuri onlarla Rusça anlaşıyor.

Adigece’nin iyi bilinmesinin gereği onun aile içinde kullanımı yada Adigeler bir araya geldiğinde gereği hasıl olduğunda konuşmakla sınırlı değildir.Dili bilmenin önemini daha derin düşünmek lazım. Her ulusun kültürünün temeli dilidir. Anadilini bilmeden ulusal kültürü derinlemesine kavrama imkanı yoktur.

Çocuğun gelecekte hangi mesleği seçeceğinin bilinmesi oldukça zordur. Adigece bilmemesinin ona getireceği sorunlarla da karşılaşması mümkün. Kötü olan bunun idrakinde olmayan bunu düşünmeyen azımsanmayacak sayıda anne babanın varlığıdır. Çocuk hangi dil olursa olsun ilk önce annesinden duyduğu sözlerle daha sonra aile bireylerinin konuşmalarıyla dili öğrenmeye başlar. Anneler bu konuda kararlı bir tutum içinde olsalardı iyi olurdu. Soydaşımız olmayan çoğunlukla da Ruslardan dilimizi öğrenenlerin olması iyi ancak beni üzen, Rus çocukları Adigece konuşurken Adige çocuklarının Adigece’yi bilmemeleridir.

Dilimizin geleceği adına geleceğe yönelik kaygılarım var. Yapılan iyi şeylerin sonuçları konusunda bir sorun yok.Onlar yok olmayacak. Kaygılanmamız gereken şey ihtiyaç duyduklarımız hakkındadır.Amacım çocukları “Adigece bilmeseler de olur” bakış açısına sahip anne babalara biraz sitem edip onları biraz bilinçlendirmek.Onları düşünceye sevk ederek eğer dünyada ulusal varlığımızı sürdürmemiz gerekiyorsa ulusal anlamda kendilerine gelmenin tam zamanı olduğunun idrakine vardırmaktır.

Adige Mak gazetesinin ilk sayfasının üstünde "Bir aradaysak - güçlüyüz" ifadesi doğru ve haklı olarak yer alır. O derin anlamı olan, güçlü bir sözdür. Evet, birlik ve uyum içerisinde çalışırsan her türlü konuda sonuca ulaşırsın. Herkesin, dilimizin geliştirilmesinde her Adige’nin diline yüksek bir ilgi göstermesinin, dilimizi kaybedersek ulusumuzun da yok olacağının unutulmamasını idrakinde olmasını istedim. Allah şahittir.

PENEŞÜ Sefer Adigey Cumhuriyeti Ulusal Yazarı


 459,    Dil

Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.