Hikaye

Thamate Hacı İshak'ın Vasiyeti

 

Savaş ve sürgünde kaybettiklerimize...

''Ey bahtsız evlatlarım! Haydi toplanın yanıma, Çok yaşlandım ben artık, vakit tamamdır galiba.

İyi belleyin sözlerimi,anlatın sizde torunlarıma.

Biz uzak diyarlarda sürüldük buralara. Hiç gün yüzü görmedik, çok acılar çektik. Bedenimiz burada, ruhumuz hep orada yaşadık. Hani çocukken özgürce koşuşup uçurtmalar uçurduğunuz...

Yemyeşil çimenler arasında kır çiçekleri topladığınız yerlerden... Atayurdumuz Kafkasya'dan bahsetmeliyim önce sizlere...

 

İki deniz arası; Adigey, Karaçay, Balkar'dan...

Çeçenya, Osetya, Abhazya'dan...Dağlar ülkesi Dağıstan'dan. Hatırlıyormusunuz bilmem? mis kokulu yaylaları...Bereketli ovaları...Ulu ağaçlarla dolu gür ormanları... Başından kar eksik olmayan dağları... Elbruz'u, Kazbek'i... Çılgınca akan nehirleri... Baksan'ı, kuban'ı, Terek'i...

Hani nerede onlar şimdi?

Çok işgal görmüş ülkemiz, bunları anlatmalıyım daha...

Hep yurdunu savunmak olmuş kaderi milletimin asırlar boyunca. Yiğit delikanlıları anlatmalıyım daha...

Topuklarından ateşler saçarak rüzgar gibi uçan atların sırtında, gözlerini kırpmadan düşman arasına dalıp savaşan korkusuzca. Vatan için, namus için,bayrak için,din için kıyama kalkan önderleri;  Mansur'u, Sefer bey'i, Gazi Muhammed'i, Şamil'i, Hamzat'ı...

Ve şehadet şerbeti içmiş binlerce adsız kahramanı...

Hiç gülmemiş anaları...

Pencere önülerinde buğulu gözlerle nişanlısını bekleyen kızları...

Masum yaşlı ve çocukları...

Her şehit haberi geldiğinde köylere, karalar giyip aç ve susuz günlerce, matem tutan kadınları...

Göz pınarları kuruyana dek ağlayan nineleri...

Asasına yaslanıp derinden derine düşünen dedeleri...

Evet! Bütün umutların tükendiği bu acılı günleri, hiç bir zaman unutmayın, yad edin yirmi bir mayıs günleri.

Ah evlatlarım Ah! Böyle bir acıyı tarihler yazmamıştır, savaşta kaybettiğimiz yiğitlerimizin yokluğu yüreklerimizi dağlarken, gençlerimiz eylül yaprakları gibi birer birer düşerken toprağın bağrına,sanki yetmezmiş gibibunca acı, çile, kan ve gözyaşı, üstüne üstelik yıkılımış yuvalar... Sönmüş ocaklar... Harap edilmiş köyler...Topa tutulmuş minareler, camiler... Yakılmış ormanlar, ekinler... Ve hepsinden acısı parçalanmış aileler... Daha çekilecek çilemiz varmış meğer! Ülkemizi işgal eden zalimler, bir soykırım demek olan sürgüne karar verdiler.

Nihayet,bu kahredici yolculuktan siyah beyaz tablolar çizmeliyim sizlere...

Çocuk-çoluk, kadın-erkek, yaşlı-genç topluca getirildik iskelelere, balık istifi doldurdular bizi gemilere.

Azgın dalgalar arasında yol alırken gemiler, nice insanlar soğuktan, açlıktan ve hastalıktan öldüler. Bu sürgüne dair çok hikayeler dinledim yaşıtlarımda isterseniz teyid edebilirsiniz bunları Memalik-i Mahruse-i Şahane kayırlarından.

Sevgili oğullarım! Sürgün kalbimize bıçak gibi saplanırken,yer ağlıyor, gök ağlıyordu. Çocuklar ebeveynlerinden, sevgililerbirbilerinden koparılırken, insanlık bu drama sessiz kalıyordu.

Muhacirin sıfatı adımızın önüne eklenirken, yer ağlıyor, gök ağlıyordu.

Sonu bilinmeyen bir maceraya doğru sürüklenirken, ağıtlar, çığlıklar, feryedlar arş-ı alaya yükseliyordu.

Gemiler limandan teker teker demir alırken, masallar ülkesi Kafkasya ardımızda kalıyordu.

Sanki herşey bir anda yok olup gitmişti aniden, kaybettiğimiz binlerce yıllık mirastı dedelerimizden.

Fırtınalar esmiyor artık Elbruz'dan Kazbek'ten, bilmiyorum ezanlar okunur mu bir daha tahta minarelerden?

Canlarım! Sakın ümidinizi yitirmeyin yinede, vatan sevgisini hiç eksik etmeyin kalbinizde,

bakın ne diyor Yüce ALLAH KURAN-I KERİMDE: ''Hayır olabilir şer bildiğinizde, şer olabilir hayır bildiğinizde'' Şükürler olsun!

Yinede yaşıyoruz dost, müslüman bir ülkede.

Nur-ı aynlarım! Zaten bir sürgün yeri değilmi fani dünya? Bazen unuturda insan bunu üzülür geçici ayrılıklara.

Her ne kadar vatan hasreti büyük bir acıysada, esas can yakan acı Allah'tan ayrı kalmaktır oysa. Ben revanım şimdi, özledim mazlumların sığınağı Allah'ı ben revanım şimdi, özledim gariplerin dayanağı Resulullah'ı. Bu duygular içinde ayrılıyorum aranızdan, ağıtlar yakıp, sakın ağlamayın arkamdan, tek isteğim var sizden, bir Fatiha bir Yasin yeter bana, ümit var olun, çalışmaktan geri kalmayın asla, bir gün inşallah bağımsız olacaktır Kafkasya, ''La ilahe illallah, Muhammed'ün Resulullah'' ''İnna lillahi ve inna ileyhi raciun''


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.