Hikaye

Xıatxım yi Que Muxiamed

Adige yazarı Çeraşe Tembot’un yazdığına göre 1812 yılında Napolyon Rusyaya sefer düzenlediğinde ona karşı savaşanların arasında Xıatx oğlu Muhamed’de vardı. Onunla ilgili,söylencelerde anlatılan ve ağıta konu olan hikaye şudur :

Muhamed kendi çevresinde tanınan,sevilip sayılan ve girdiği cemiyette sözünü geçiren hatırı görülür bir genç adamdı. Genç adam annesi kızkardeşi ve eşi ile birlikte yaşardı. Muhamed’in sefere çıktığı ve köyde olmadığı bir gün karısı ile kızkardeşi su getirmek için birlikte köyün yakınındaki nehire giderler.

Onların nehir kenarına gelmesi ile aynı anda karşıdan heybetli bir atlı belirir ve doğrudan atını nehire sürer. Genç kız karşıdan gelen kişinin ağabeyi olduğunu bilmeden “şu gelen atlı hiç yol aramadan doğrudan nehire girse ve bir çırpıda karşıya geçseve buraya gelse,onun kim olmasını isterdin” diyerek sordu geline.

Gelin karşıdan gelen atlıya bakınca onu tanıdı, onun eşi olduğunu bildiği için de şöyle cevap verdi genç kıza “gelen kişi zaten yol falan aramadan doğrudan nehire girip karşıya geçecek;ben biliyorum onun yiğitliğini,onu eşim olarak isterim” dedi. Gelin, genç kızın kardeşini tanıdığını ve o yüzden kendisi ile şakalaştığını düşünüyordu.

Muhamed tıpkı genç kadınların düşündüğü gibi hiç ikilemden atını nehire sürerek karşıya geçti ve onların da yanına gelmediği gibi eve de gitmeden başka tarafa yönelerek atını sürdü gitti. Gelin ve genç kız sularını doldurup eve döndüklerinde genç kız doğruca annesinin yanına koştu “gelinimiz karşıdan gelen atlı bir adam için eşim olmasını isterdim dedi” diyerek gelini şikayet etti. Muhamed bir gün sonra evine dönüğünde adet olduğu üzere doğruca annesine giderek önce onu görüp elini öptü,hatırını sordu.

Annesi oğluna “bu gelini getirdiğimiz yere geri götür” diyerek oğluna şikayet etti.Muhamed annesinin bu sözü üzerine ne olduğunu bile sormadan eşini usulü ile babasının evine geri gönderdi. Aradan bir zaman geçmişti,XIatx oğlu Muhamed ve bir kaç arkadaşı birlikte dolaşırlarken bir akşamüstü geri gönderdiği eşinin yaşadığı köye yakın bir yerde kamp kurmuşlar ve iki arkadaşlarını akşam için yiyecek bir şeyler aramak üzere köy göndermişlerdi.

Köyde evleri gezerek yiyecek bir şeyler temin etmeye çalışan Muhamed’in iki arkadaşı tesadüfen onun boşadığı genç gelinin yaşadığı eve gelmişlerdi. Genç gelin kapıda birilerinin olduğundan habersiz, başına gelen ve çok içerlediği olaya ağlayarak ağıt yakıyordu.

Bunu duyan iki gençten birisi geri gelerek Muhamed’i de gizlice oraya götürüp gelinin ağlayarak söylediği bu ağıtı dinletmişler. Muhamedin gerçeği örendikten sonra gelini geri getirdiği rivayet edilir. Bu ağıt Adige halklarının hepsinde bilinip söylenir.

Bu ağıtı ilk kez Psıguensuw köyünden ağabeyim Kardenguşe Mişa’dan dinledim.

Kardenguşe Zramuk. Çev:E.YILDIZ


Yorum yapın