Hikaye

Dığets’ık’u - Küçük Güneş

Onu Dığets’ık’u diye çağırıyorlardı. Bu güzel yüzlü sevimli kadının adını bilen pek kimse kalmamıştı belkide.

Küçüklüğümden beri hep aynıydı Dığets’ık’u ; zayıf ve ince yapılı, hızlı ve hareketli, daima güleç yüzlü.

Tıpkı güneş ışınlarının yeryüzüne dağılması gibi yaşlı kadının yüzünün her bir yana yayılmış kırışıklar vardı,belki de o yüzden adı küçük güneş manasına gelen Dığets’ık’u idi. Büyüklerden birisi onun yüz on yaşında olduğunu söylerdi,bir başkası ise buna itiraz ederek en az on yıl daha eklemek gerektiğini iddia ederdi.

Yaşlı kadının anlattıklarını dinleyince yaşadığını söylediği olayları gözönüne alınca yüz yirmi yıl diyenin söylediği rakama da epeyi bir zaman daha eklemek gerekiyordu.

Dığets’ık’u hem akrabamız hem de komşumuz olduğu için, çocukluğumun hatırı sayılır bir bölümü onun geniş avlusunda geçmişti. Ninenin cebinde her daim benim için bir şeyler vardı,bu bazen konfeti,bazen yemiş türü bir şey olurdu.

Daha çok bu yüzden geliyordum onun evine. Sonradan ne kadar utanç duyardım bu davranışımdan,fakat yine de aç gözlülüğüme engel olamazdım.

Yanına geldiğim gibi doğruca onun ceplerine kayardı gözlerim,o da kuru küçük elini derin cebine daldırır dı beni görünce. Nine benimle sohbet etmek isterdi, fakat ben istediğimi alır almaz koşarak oyuna dönerdim, bütün uğursuz tavırlarıma rağmen yinede beni çok severdi. Kimi sevmezdi ki Dığets’ık’u ?

Bu şekilde yıllar geçti. Ben büyüdüm günlük yaşama kapılıp gittim,fakat o yine aynı yerinde aynı şekilde kaldı,zerre kadar değiştiğini fark edemedim hiç bir zaman. Şimdilerde benim küçük oğlum koşturuyor onun avlusunda,nine yine derin cebinden küçük hediyeler çıkartıp çocuğa veriyor.

Köylülerden bir zamanlar onun yaşı hakkında iddialaşanlara taraf veya aracı olanlar,şimdilerde kendileri tahminler yürütüyorlar,fakat hiç bir şeyi değiştirmiyor bu, hala hiç kimse tam olarak bilmiyor onun yaşını,kendisi de net bir şey söylemiyor bu konuda.

Soranlara “benim yaşımı Allah bilir,epeyi bir yaşadım” diyor, aslında önemli olan yaşanan yılların sayısı değildir diyor üstü kapalı. Evlerine gittikçe onu kucağıma alıp kaldırıyor,sıkı sıkıya sarılıyorum,şimdilerde çocuk gibi oldu o,hiç bir ağırlığı yok .

Bazan düşünürüm onun bu kadar uzun süre yaşamasındaki hikmeti,bana kalırsa bunun en önemli nedeni güneş olmalı. O her zaman güneşi sever,bir görseniz onun güneş ışığı ile oynaşmasını;sanki utanıyor gibi yüzünü kapatıp sonra yavaş yavaş açarak güneşe bakmasını görseniz.

”Sanki güneş de ona diğer insanlara olduğundan daha farklı davranıyor” diye düşünürdüm zaman zaman. Güneş ve Dığets’ık’u arasındaki ilişkiyi izlerken keyiflenir,yaşamı dünyayı daha bir güzel görmeye daha bir sevmeye başlarım. Bir sabah büyük güneş doğduğunda ışığı ile yeryüzünü karış karış taradı, fakat küçük güneşini bulamadı.

Atsqan Ruslan. Şiirler ve hikayeler Çeviri:Ergun YILDIZ


Yorum yapın