Masal

Aptalın En Aptalı - Delem Nahra Nah Delej

Bir varmis bir yokmuş, adamın biri ot biçmekten gelmiş, soğuk bir su getir diye kızını suya göndermiş. Beklemiş, beklemiş, kızı dönmeyince ardından karisini göndermiş. Su derin bir deredeymiş, yamacında da kocaman bir armut ağacı yetişiyormuş. Annesi kızını ağacın altında oturmuş ağlarken bulmuş: -Ne oldu, kızım, niye ağlıyorsun, diye hemen yanına koşmuş.
-Niye mi ağlıyorum? Evlenirsem, oğlum olursa, disaseye* gelirsem, oğlum bu ağaca çıkıp düşerse, Vurihij’a düşüp boğulursa ben ne yaparım; iste onun için ağlıyorum. Bunu duyunca annesi de ‘vay basımıza gelen’ diye kızının yanına oturmuş, o da ağlamaya başlamış. Adam beklemiş, beklemiş, kızıyla karisi dönmeyince Atina atlayıp kendisi arkalarından gitmiş. Dereye varınca bakmış, ana kız ağlaşıp ağacın altında oturuyorlar. -Ne oldu, niye ağlıyorsunuz, diye sormuş endişeyle.

-Daha ne olsun, demiş kadın. Bu kızımız evlenirse, oğlu olursa, disaseye gelirse, çocuk ağaca çıkıp düşerse, Vurihuj’a düşüp boğulursa ne yaparız; iste onun için ağlıyoruz.
-Hay Allah cezanızı versin, insan buna inanır mi, diye kızmış adam ve ikisini de kovalamış. –Ne kadar aptalsınız! Sizden aptalı var mi acaba bu dünyada? Yer gök şahidim olsun, bu dünyada sizden aptalı varsa bulmadan dönmeyeceğim diyerek kocaman sopasını alıp yola düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, tanımadığı bir köye varmış. Yorulduğu için bir eve konuk olmuş. Ama konuk olduğu evde tuhaf bir durum varmış. Evdekiler ellerinde birer p’asta* dilimiyle tavan arasına çıkıyorlar, elleri bos iniyorlarmış. Yeniden alıp çıkıyorlar, yine elleri bos iniyorlar, çıkıyorlar, iniyorlar... -Yarabbi, ayıp olmazsa bir şey soracağım, demiş adam.
-Niye ayıp olsun, sor, demiş ev sahibi.
-Bu yaptığınızı açıklar misiniz? Birer p’asta dilimiyle tavan arasına çıkıyorsunuz, eliniz
bos iniyorsunuz, bunun anlamı nedir?
-Yiyoruz da ondan, başka ne anlamı olabilir, diyerek herkes birbirine bakmış.
–P’asta aşağıda odada duruyor, kaymak da tavan arasında. P’astayi yukarı götürüp banıp yiyoruz, aşağı inip tekrar alıyoruz... Sen başka nasıl yenir biliyor musun?
-Peki p’astayi yukarı götürseniz ya da kaymak çömleğini aşağı indirseniz, yanına koyup
yeseniz olmuyor mu?

-Vallahi, doğru söylüyor! Bu niye aklımıza gelmedi, diye kaymak çömleğini indirmeyip
p’asta sofrasını tavan arasına çıkarmışlar. Adam arkalarından bakıp: -Hay Allah cezanızı versin, siz daha aptalsınız, diyerek tekrar yola koyulmuş Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, derken, karsıdan ağlayıp dövünüp gelen kalabalık bir kadın grubuna rastlamış: -Mahvolduk, perişan olduk, diye ağlanıyormuş aralarından yaslı bir kadın. – Annen de talihsizdi, kaynanan da talihsizdi, kocan da ne kadar bahtsızdı... Tek sıra halinde giden bu topluluğun önünde basına küp geçirilmiş bir kadın yürüyormuş. Bakmış, sasırmış adam, buna bir anlam verememiş. -Bacılarım, demiş, beni ayıplamazsanız size bir şey soracağım.
-Buyur sor, demişler.
-Bu yaptığınızı açıklar misiniz?
-Bu taze gelini gömmeye götürüyoruz.
-Niye, diye sasırmış adam, canlı gömmek adetiniz mi?
-Bu canlı değil, demişler. – Küpün dibinde kalan kaymağı yalamak için basını soktu, Allah
tuttu, bırakmadı. Annesi perişan, kaynanası kendini paralıyor, zavallı kocası mezarlıkta ağlayıp mezar kazıyor. Bu duyunca adam sopasıyla vurup küpü kirmiş ve yeni gelini gün ışığına kavuşturmuş.
-Allah Allah, bu bizim tanrımız, tanrımız gelinimizi kurtardı, diye dualar etmişler, adamı davet edip yedirmişler, içirmişler. “Hay Allah cezanızı versin, siz daha aptalsınız” diyerek adam ellerinden kurtulmuş ve yola koyulmuş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, derken bir yere varmış. Yorgun ve aç olduğu için birinin haçesine* konuk olmuş. Konuk olmuş ama daha yemeden içmeden “nereden geliyorsun” diye guase* birini göndermiş.
-Öbür dünyadan geliyorum. Guaseye bunu ilettiklerinde hemen getirin buraya diye yanına çağırtmış. -Öbür dünyadan geliyorsan, söyler misin, geçen yıl ölen oğlumu gördün mü?
-Görmez olur muyum? Ben oğlunun elçisiyim.
-Allah Allah, gökte ararken yerde bulduk seni. Nasıl benim rahmetli oğlum?
-Oğlun iyi, keyfi yerinde. Simdi cennete gönderdiler, biraz ibadet yapmak için parası
yetmedi de bin altın som getir diye beni gönderdi.
-Biricik oğlum için bin som mu esirgeyeceğim, diye dolu bir kese altın vermiş. – Üstü bası nasıl rahmetlinin, diye sormuş tekrar.

-Çok üstsüz bassız kaldı, demiş adam... İnsan içine çıkacak kıyafeti yok, kisin giyecek
kalın bir şeyi de kalmadı.

-Ona biraz giyecek götürür müsün, diyerek guase pantolon, gömlek, çerkeska, güzel bir
şapka, samur kürk, gonserik mest, lhey hazırlatmış. Güzelce yedirmişler, iyi de bir yolluk verip adamı yolcu etmişler. “Hay Allah cezanı versin, bu hepsinden aptal” diyerek adam yola koyulmuş. Bir iki saat sonra psi eve gelmiş. Guase onu kapıda karşılayıp: -Bugün kim geldi biliyor musun?
-Kim geldi?
-Öbür dünyadan oğlumuzun elçisi bir adam geldi!
-Ne diyorsun?
-Vallahi, doğru söylüyorum, diyerek yaptığını, verdiklerini anlatmış.
-Yaya miydi atlı miydi?
-Yayaydı.
-Ah, bineceği bir at niye vermedin, diyerek psi geri dönmüş, yola düşmüş.
Rastladığı yolculara sora adama yetişmiş.
-Öbür dünyaya giden sen misin, diye sormuş. Adam, yaptığımı anlayacak diye telaşlanıp:
-Vallahi, beyim, demiş, hepimiz o yolun yolcusuyuz.
-Oraya kadar yayan mi gideceksin?
-Eh, biz alışığız, zararı yok, ama oğlunuz yayan çok zahmet çekiyor.
-Zahmet olmazsa bu ati oğluma verir misin, diyerek psi atından aşağı atlamış, adamı bindirerek kendisi yayan geri dönmüş. “Hay Allah cezanı versin, bu hepsinden de aptal” diyerek adam evine dönmüş.

Kaynak:Nart Dergisi"30.Sayi
Tavurihise (Yüz Masal), 1992, Nalçik, s.21-23
Derleyen: Nalo Zavur
Adigeceden Çeviren: Murat Papsu

Disase: Evlenen kizin anne babasini ilk kez ziyarete gelmesi.
P΄asta: Bugday veya misir unundan yapilan, diger yemeklerle birlikte yenen bir tür kaçamak.
Haçes: Asil evden ayri yapilan konuk evi.
Guase: Prenses.
Som: Eskiden para birimi. Çerkesler yasadiklari ülkelerin para birimi için bu kelimeyi kullanirlar.
Gonserik: Tabaklanmis sigir derisinden yapilan, çarik benzeri ayakkabi.
Lhey: Kisin sicak tutmasi için dizle ayak bilegi arasina sarilan yün veya keçe dizlik.
Psi: Prens.


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.