Masal

Kendi Kazandığından Başkasına El Uzatmayan Genç

Adıge Pşısexer, s.148. Anlatan: Hatkhuet.

Kendi emeğiyle kazandığından başkasına el sürmeyen ve ondan yemeyen çok dürüst bir genç varmış. Bir gün bu genç başka bir memlekete bir iş için gidiyormuş. Gideceği yer uzakmış, yolda hem acıkmış, hem de susamış. Derken bir köye yaklaşmış, köyün bulunduğu yönden akıp gelen berrak ve temiz bir su görmüş. Üzerine yüzüstü uzanıp kana kana su içmiş. Tam başını kaldırırken suyun üzerinde yüzmekte olan kıpkırmızı bir elma görmüş. Çok da aç olduğu için elmayı kapıp yemiş. Ama çok geçmeden:

“Eyvah ben ne yaptım? Hayatımda şimdiye kadar bana ait olmayan hiçbir şey yemediğim halde bu elmayı nasıl yedim? Elmanın sahibini bulmalıyım, bedelini ödemeli veya onun rızasını almalıyım” diyerek dere suyunun geldiği tarafa doğru gitmeye başlamış. Niyeti elmanın suya atılabileceği evi bulmakmış. Bir süre yürüdükten sonra, yediği kırmızı elmaya benzeyen elmaları bulunan bir ağaç görmüş.

Bir bahçenin kenarında bulunan ve akan dereye de birkaç dalı uzanan bu ağacın sahibini bulmak için sağa sola bakınmaya başlamış.

Çok geçmeden meyve ağaçları arasından yaşlı bir adam çıkagelmiş. Bahçenin sahibi olduğu anlaşılan bu yaşlı adam genç yabancıya:

“Hoş geldiniz! Buyurun, tanrı misafirim olunuz! Buraların yabancısı olduğunuz belli oluyor” demiş.

Genç bayancı birden çıkagelen bu yaşlı adamın sözlerine ürkek bir halde:

“Tanrı sizden razı olsun, sağolun” diye cevap vermiş. Yaşlı adam yabancı gencin ürkekliğini ve bir sıkıntısı olduğunu fark etmiş ve:

“Sizi rahatsız edecek bir şey söylemedim. Niçin böyle tedirgin bir haldesiniz?” Genç yabancı:

“Tedirginliğimin nedeni şudur efendim. Ben beşikten kurtulduğumdan bu yana hiçbir zaman bana ait olmayan bir şeye el uzatmadım. Ama bugün çok aç olduğum bir zamanda, biraz aşağıda bu derenin suyunda yüzen bir elmayı dalgınlıkla alıp yedim. Sonra da çok pişman oldum. Helal etmesini istemek üzere elmanın sahibini ararken sizi buldum. Sanırım o elmanın sahibi sizsiniz. Beni bağışlamanızı ve yediğim elmayı helal etmenizi rica ediyorum. Buna karşılık ne isterseniz veririm” demiş.

Yaşlı adam genç yabancının bu sözlerine şaşırmış ama belli etmeden:

“Bana bütün dünya malını versen dahi hakkımı helal etmem. Ancak bir şartım var, onu kabul edersen hakkımı helal ederim” demiş.

Yabancı genç yolcu merak ve telaşla:

“Peki nedir bu şartın” diye sormuş.

Yaşlı adam:

“Benim gözü kör, ayağı topal, eli çolak, aynı zamanda sağır, dilsiz ve aptal bir kızım var. Onunla evlenirsen sana hakkımı helal ederim” demiş.

Hak yemez genç bir ara düşünceye dalmış, ama elmayı önceden yediğine göre başka türlü kurtuluş yoksa ne yapsın, kabul etmek zorunda kalmış. İsteksizliğini belli etmeden:

“Peki” demiş, “kabul ediyorum. Şartınız buysa yapacak başka bir şey yok”.

Bahçe sahibi:

“Haydi öyleyse, buyur gidelim. Hem dinlenir, hem de sözünü ettiğim kızım görürsünüz” demiş ve yabancıyı yanına alarak evin misafir odasına gelmişler. Biraz oturduktan sonra ev sahibi yaşlı adam odadan çıkmış, bir süre sonra kızını yanına alarak dönmüş. Genç misafir yaşlı adamın yanındaki kıza bakmış ki; güzel mi güzel, boylu poslu, endamı yerinde, neredeyse dünya güzeli denilecek bir kız.

Yaşlı adam:

“İşte sözünü ettiğim kızım budur” demiş. Genç misafir:

“Sizin bahsettiğiniz özürlerin hiçbiri yok bu kızda. Bir yanlışlık olmalı. Niçin bu güzel kızı bana gösteriyorsunuz? Ya da niçin bu kızı onca özürle itham ettiniz” demiş.

“Anlatayım” demiş ihtiyar, “Dinleyin lütfen! Size sözünü ettiğim kızım budur. Kendisi gibi birini bulmadıkça evlenmemeye yemin etti kızım. Dürüst, inançlı, samimi ve sözüne sadık bir genç olduğunuzu gördüm. Birçok olumsuz nitelik söylememe rağmen, kabul ettiniz. Biricik evladım olan bu kızım için size ‘iki gözü kör’ dememin nedeni, kendi kendini bildi bileli bakılmaması gereken şeylere bakmaz oluşundan, ‘sağır’ dememin nedeni kendini ilgilendirmeyen ve duyulmaması gereken şeyleri dinlememesinden, ‘çolak’ dememin nedeni kendisine ait olmayan şeye el sürmemesinden, ‘topal’ dememin nedeni, gidilmemesi gereken yere gitmek istememesinden, ‘dilsiz’ dememin nedeni, kendisini ilgilendirmeyen şey hakkında konuşmamasından, ‘aptal’ dememin nedeni de kendisi ile konuştuğun sürece seni hep sabırla dinlemesindendir. Ben sizin birbirinize denk ve layık olduğunuzu gördüm. Siz de birbirinizi beğenirseniz gerisi size aittir” demiş ve kızını yanına oturtarak:

“Bak güzel kızım, annen öleli yıllar oldu. Ben sana hem analık hem babalık yaptım. Sen hep kendin gibi dürüst bir insan buluncaya kadar evlenmek istemediğini etraftaki arkadaşlarına söylüyordun. Bunları ben duyuyordum. İşte tam sana uygun biri çıktı karşına. Kabul edersen seni ona gönül rahatlığıyla vereceğim. Bu bahçe ve bütün malım mülküm artık sizindir” demiş. İki genç birbirini çok beğenmiş, evlenerek yeni bir yuva kurmuşlar.

Kurulan bu yuvanın mutlu yaşamı bir masal gibi hâlâ anlatılırmış.

(Çerkes Masalları, Türkçesi M.Yasin Çelikkıran-TEŞÜ, Kafkas Derneği Yayınları, 2001)


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.