Masal

Bir gün bir koyun, bir keçi, bir de teke birlikte otlamaya çıkmışlar. Köyün uzağındaki bir otlağa gitmişler. Koyun hepsinden önce karnını doyurmuş ve ağılına dönmek için yola düşmüş. Yolda bir köprü varmış ve mutlaka o köprüden geçmesi gerekiyormuş. Tam köprüye girince bir de ne görsün, köprünün başında azgın bir kurt kendisini beklemiyor mu? Korkudan ödü kopmuş, durup kalmış. Ne yaptığını, ne yapacağını bilemeden şaşkın şaşkın bir ayağı ile tık tık yere vurup eşelenmeye başlamış. Bunu gören azgın kurt:

“Nereden böyle sevimli koyun” demiş.

“Biraz otlamaya gitmiştim de, oradan geliyorum.”

“Peki ama bir ayağınla tik tik neden yere vurup duruyorsun öyle” demiş kurt.

Zavallı koyuncu ne diyeceğini bilememiş:

“Beni yiyeceksin diye korkuyorum da” demiş usulca. Kurt:

“Madem öyle, bir an önce yiyeyim de kurtarayım seni korkudan” demiş ve koyunu kaptığı gibi köprünün altına sürüklemiş, kısa zamanda yemiş bitirmiş ve yalana yalana tekrar köprünün başına gelip oturmuş.

Az sonra karnı doyan keçi keyif içinde hoplaya zıplaya gelirken, köprünün başına gelince orada oturup beklemekte olan kurdu görmüş, bütün neşesi kaybolmuş tabii, korkudan kuyruğu titremeye başlamış. Kurt keçiye yaklaşmış ve:

“Küçük keçi! Nereden böyle keyifli keyifli” diye sormuş kurt.

Korku içinde güçlükle yanıtlayabilmiş keçi:

“Şu karşıdaki çayırda otlamaya gitmiştim de, oradan geliyorum”.

“Peki öyleyse neden sallıyorsun kuyruğunu öyle” diye sormuş kurt.

“Beni yemenden korkuyorum da” demiş keçi titrek ve ürkek bir sesle.

“Maden korkuyorsun, yiyeyim öyleyse” demiş ve keçiyi boynundan yakalamış, köprünün altına sürükleyip bir güzel yemiş, yalana yalana tekrar gelmiş köprünün başına oturmuş. Çok geçmeden bu kez karşıdan koca bir tekenin geldiğini görmüş. Tekenin de karnı tok, keyfi yerindeymiş doğal olarak. Salına salına köprüye yaklaşmış. Başını kaldırıp köprüye bakınca ne görsün, sırıtarak kendisine bakan bir kurt var. Kurt vakit geçirmeden sormuş:

“Nerden böyle uzun sakal?”

Teke korkusuzca:

“Otlamaktan geliyorum aç gözlü yırtıcı haydut” demiş.

“Diken sür ağzına, diken! O ne biçim konuşma öyle? Sert olmaya sert konuşuyorsun ama kuyruğun neden sallanır öyle, anlayamadım” demiş kurt.

“Sallanır elbet, tam iki tane azılı tazı var onun altında” demiş teke.

Bu kez şaşırma ve korkma sırası kurda gelmiş.

“Ne dedin? İki tane tazı mı dediiin? Ne olursun, hemen salma onları” diyerek fırlamış kurt, kaçıp gitmiş.

Yiğit tekemiz de salına salına, sakalını sallaya sallaya gururla ağılına dönmüş.
İlk anlatanı da derleyeni de bilinmiyor. Adıge masalı olarak ilk kez 1952 yılında Maykop’ta yayımlanmıştır.


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.