Masal

Topal Fıçıcı ile Tilki

Söylenip anlatıldığına göre, bir zamanlar bir Topal Fıçıcı ya da Kart Topal Fıçı denilen çok yoksul biri varmış, dağda fıçı yapar, satıp parasıyla geçinirmiş.
Günlerden bir gün, bir tilkinin avcılar tarafından kovalanmakta olduğunu görmüş. Elindeki fıçıyı tilkinin üzerine atıp yakalamış. Birazdan avcılar yetişmişler:
- Bir tilki kovalıyorduk, gördün mü, diye sormuşlar.
- Gördüm, şu tarafa kaçtı, diyerek avcıları uzaklaştırmış Topal Fıçıcı. Ardından, "Çıkarıp tilkiyi keseyim, kısmet bu ya, hiçten bir tilki derisi sahibi olduk" demiş ve bıçağını çekip tilkinin boğazına dayamış, tam kesmek üzereyken de tilki dile gelmiş:
- Ne olur beni öldürme, karşılığında sana Prensin kızını eş, Yedi Dev Kardeşler’in sarayını saray yaparım demiş.
Topal Fıçıcı düşünmüş:"Yalan söylüyorsa alt tarafı bir tilki derisinden olurum, doğruyu söylüyorsa, dünyalar benim olur" demiş ve tilkiyi yanına alıp evine dönmüş.
Aradan bir süre geçmiş, Tilki, Topal Fıçıcı'ya şık elbiseler aldırmış, Prensin sarayının önünden birkaç kez öyle geçirmiş. Prensle karısı bunu görmüşler:
- Bak hele, bak! Topal Fıçıcı ne de şık giyinmiş… Bir paraya, bir mirasa mı konmuş acaba, demişler birbirlerine.
Bir süre sonra Tilki, bir sabah erkenden Prens’in sarayına varmış:"Topal Fıçıcı beş kuruşlukların ölçeğini istiyor" demiş. Prens şaşırmış ama bir şey dememiş, ölçeği vermiş.
Tilki üç gün sonra, dibine düşmüş birkaç beş kuruşlukla birlikte ölçeği geri götürmüş:
- Topal Fıçıcı, size teşekkürlerini iletmemi söyledi, şimdi de yirmi beş kuruşlukların ölçeğini istiyor" demiş.
Tam döneceği sırada Prens, arkasından seslenmiş: "Hey, Tilki, bekle biraz. Ölçeğin dibinde birkaç kuruşluk paranız kalmış, gel de onları geri götür" demiş. Tilki de:
- Ohooo, Topal Fıçıcı da onlardan dünya kadar var, birkaçı eksilmiş ne çıkar, hiç önemli değil, diye yanıt vermiş.
Prensle karısı:
- Vay be, hiç aklımıza gelmemişti, Topal Fıçıcı, bayağı zenginmiş, demişler birbirlerine.
İki gün sonra, Tilki, dibinde birkaç yirmi beş kuruşlukla Prens’in kapısını yeniden çalmış:
- Topal Fıçıcı'nın çok selamı var, şimdi de altın liralıkların ölçeğini istiyor, demiş. Geri dönmek üzereyken, "Ölçekte birkaç yirmi beş kuruşluğunuz kalmış, al da geri götür" demiş Prens.

Tilki de:
- Kalsın, Topal Fıçıcı iki gün boyunca onları zar zor ölçtü, hiç önemi yok, diye karşılık vermiş.
Prens’le karısı şaşırmışlar.
Altın liralıkların ölçeğini sadece bir gün bekletmiş. Tilki, Topal Fıçıcı'ya binbir zorlukla buldurduğu altın bir liralığı içine atıp ölçeği Prens’e geri götürmüş: "Topal Fıçıcı, çok teşekkür ediyor" diyerek ölçeği geri vermiş. Arkasından "Hey, Tilki, bekle biraz, ölçeğin içinde bir altın liranız kalmış, gel de geri götür" diye seslenmiş Prens.
"Önemli değil, Topal Fıçıcı, onları bir gün boyunca zor saydı, biri eksilmiş sözü bile olmaz" diye karşılık vermiş Tilki de.
Prens’le karısı:"Amma da zenginmiş bu Topal Fıçıcı, ah bir kızımızı isteseydi, seve seve verirdik" demişler birbirlerine ama Tilki'nin kendilerini gizlice dinlemekte olduğunu da bilmiyorlarmış.
Bir süre sonra, Tilki, Prens'in kapısını çalmış, "Tanrı’nın izniyle kızınızı Topal Fıçıcı'ya istemeye geldim" demiş, Prensle karısı, dünden razı oldukları için kızlarını seve seve Topal Fıçıcı'ya vermeyi kabul etmişler.
Düğün için gelin alayı yola koyulmuş. Topal Fıçıcı ile Prenses yan yana bir arabada oturuyorlarmış. Yol gösterici olan Tilki en önde, düğün alayı da onun peşinden gidiyormuş.
Giderlerken yolda büyük bir koyun sürüsü görünmüş. Tilki hemen koşup çobanlara düğün alayını göstermiş: "Şu gelen koca orduyu görüyor musunuz? Yetişir yetişmez sizi öldürecekler" demiş. Çobanlar korkudan titremeye başlamışlar, "Ama" demiş Tilki, "bu sürü kimin diye sorduklarında, siz de Topal Fıçıcı'nın derseniz, bir şey yapmazlar, sizi kendilerinden sanıp geçip giderler." Birazdan düğün alayı yetişmiş, "Bu sürü kimin" diye sorduklarında, "Topal Fıçıcı'nın" yanıtını alıp çok şaşırmışlar, "Amma da büyük bir sürüsü varmış bu Topal Fıçıcı'nın" demişler.


Düğün alayı yola devam ederken, önce bir manda sürüsü, ardından bir at sürüsü ile de karşılaşmış, onlar da "Bu sürü Topal Fıçıcı'nındır" diyerek canlarını kurtardıklarını sanmışlar.
Derken Yedi Dev Kardeşler'in kubbesi altından işlemeli kocaman sarayı görünmüş. Tilki doğruca sarayın içine dalmış, devlerden biri tilkiyi yakalamış, "Hey, diye seslenmiş kardeşlerine, “Bir tilki yakaladım, bir bıçak getirin de derisini yüzeyim" demiş. Tilki de dile gelip:
- Siz beni öldürmeyi düşünüyorsunuz, oysa ben sizi kurtarmayı düşünüyorum. Bakın, şu gelen koca orduya? Gelir gelmez sizi öldürecekler. Sizi öldürmek için geliyorlar. Sırf haber vereyim diye geldim, demiş.
Devler kıvranmaya ve ağlaşmaya başlamışlar. Tilki, "Siz hemen şu bahçedeki ot yığınlarının içine girip saklanın, sizi bulamayınca çekip giderler onlar" demiş.
Devler ot yığınlarının içine girip saklanmışlar.
Birazdan atlılar yetişmişler, Tilki atlıları karşılamış, ardından arabalarla gelenleri de saraya buyur etmiş, ardından atlılara:"Şu koca ot yığınlarından

atlarınız için alın, kalan öteki yığınları da ateşe verin, karanlık basmak üzere, Topal Fıçıcı ve Gelin için düğün şenliği olsun" demiş.
Atlılar atları için yeterli ot almışlar, kalanı, devlerin içinde saklandığı otları ateşe vermişler, olup bitenden habersiz devler de cayır cayır yanmışlar.
Böylece Topal Fıçıcı, Prenses ile Yedi Dev Kardeşler’in sarayına konmuş. Topal Fıçıcı bir gün: "Hey, Tilki, beni ihya ettin! Ölürsen senin için bakır mezar yaptıracağım" demiş Tilki'ye.
Günlerden bir gün Tilki, denemek için ölmüş gibi yere uzanmış. Bunu gören Prenses, kan ter içinde Topal Fıçıcı'ya koşmuş:"Hey, Bey, Tilki'miz öldü, mahvolduk" demiş. "O mu bütün derdin, getir de şu bıçağı, derisini yüzeyim bari, ziyan olmasın" diye karşılık vermiş Topal Fıçıcı da.
Bunun üzerine Tilki birden ayağa fırlamış, "Vay, ben seni ihya etmişim, sense bana bakır mezar yaptıracağına bir de utanmadan derimi yüzecekmişsin, gösteririm ben sana, eskiden nasıl idiysen, yeniden öyle yapacağım seni" demiş. Topal Fıçıcı da "Ben senin şaka yaptığını bildiğim için, ben de sana bir şaka yapayım dedim. Yoksa senin derin ile sana yaptıracağım bakır mezarın parası üzerinde benim gözüm olabilir mi?" demiş Tilki'yi yeniden kandırmış ve böylece, yıllarca, birlikte mutlu bir yaşam sürdürmüşler.


* Anlatan: HAPI Yusuf Mahmut Yıldız,

Çeviren: HAPI Cevdet Yıldız


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.