Xabze

Adigelerin Yaşamında Mahkeme

Adıgexem ya xeyaşek’ev şıtar
Xey=Mahkeme, -xeyaş’e=Mahkeme kararı 

Dığum yi pıam ğuez kışhaşexu.
Hırsızın şapkasından alev çıkar. 
Bzacer vi tsey kape tetıshame, pıvupşi kağane.
Kötü adam eteğine oturmuşsa, keste bırak. 

Yer zışem ye xuşılş.
Kötülük yapan kötülük bulur. 
Bane xezısem sane kıpiçkım.
Tiken diken üzüm koparmaz. 
Vımıuvfıama kivfık vuuşenş.
Durmazsan biriyle karşılaşırsın. 
Eski Adıgelerin karar verme yöntemleri, yaşantıları, toplum içindeki xabzeleri gerçek olarak enteresandır. Yabancı dil bilmeden, yazı yazma bilmeden, köylerdeki yaşlılar çıkan her sorun için söz sahibi idiler, çare olabiliyorlardı. Adıge köylerinde nasıl bir olay olursa olsun, yaşlılar o olayı kesin adil bir sonuca bağlarlardı. Bu konuda yetkileri vardı. 
Anlatılanlarla bize ulaşan haberlerin gerisinde kalan zamanlarda, Adıgelerin nasıl mahkeme (xeyaşeke) olduklarını bilmiyoruz. 

Adige topraklarinda gezen Fransız tüccar Taverna Jan Baptist (17. yüzyılın ilk yarısında) xeyaşeke ile ilgili azda olsa bilgi vermektedir. Jan Baptist in dediğine göre evli karı kocada şiddetli geçimsizlik varsa yapılan sorgulamadan sonra hangisi suçlu ise (erkek veya kadı) yurt dışından gelen tüccarlara satılırdı. Mahalleye uyum sağlamayıp herkesi rahatsız eden kimseye de aynı şey uygulanırdı. Böyle yapılmasının nedeni kalanların rahat yaşamaları içindir. Bu xabzenin kesin uygulandığını bilen kimse öyle bir kötü duruma düşme riskini alamazdı. Xabzenin yaptırım gücü çok yüksek, caydırıcı özelliği kesindir. Uygulamalarda adam kayırmadan söz etmek mümkün değildir. 

Adıge xeyaşeke leri ile ilgili araştırma yazıları en çok 18-19. yüzyıllarda yazılmıştır. Bu yıllarda da eski yaşantılarla ilgili yazılabilecek bilgiler azalmıştı. Dünya genelinde çok değişiklikler olmuş idare şekillerinde devrimler olmuştur. 

1. Kafkas Rus savaşlarında Adıgeler çok şeylerini kaybettiler. Nüfusları azaldı evleri arazileri yerleşim yerleri kullandıkları alet edevat yakıldı çoğu yok oldu. Yaşam şartları bozuldu bunlarla birlikte xabzelerin bir kısmı, yaptıkları xey ( yargılama) ler uygulanamaz oldu. Müslümanlıktan gelen hüküm verme şekilleri de topluma girerek eskıden uygulanan xey yavaş, yavaş kayboldu. Xey i uygulayanlar yaşlı Adıge lerdi, sonraki uygulamalarda bunların arasına din adamları da girerek xey aslından uzaklaştı.

2. Adıgeler savaşlardan yenik çıkıp halkın çoğu yurdu terk ettiğinde azıcık kalan Adıgelerede yakılmış yıkılmış boş yerler kalmıştı yaşam şartları da zorlaşmıştı. Yeni kurulan Rusya yönetiminden sonra büyük davalar Rusların sud dedikleri mahkemelerde görülmeye başlandı. Küçük davaları yine köylerde halk kendi yöntemleriyle çözüme kavuşturuyordu.
Soylu Fransız, diplomat Abri dö la Motra 1711 yıllarında Adıge topraklarında bulunmuş, Abri şöyle diyor: adıgeler hırsızlık yapan kimse çaldığı malı veya karşılığı olan parasal değeri ödeyemezse, hırsız mal sahibinin yanında borcunu ödeyinceye kadar azap olarak çalışmak zorunda kalırdı. 

Rusyanın akademilerinde çalışan Alman Palsa Petr Simon, akademide yapılan çalışmalara katılan S imon o çalışmalarla ilgili iki eser hazırladı. Bu eserlerinde Adıgeler deki bir uygulamadan şöyle bahsetmektedir.

Adıgelerde bir insan öldürme olayı olursa bu olaydan öldüren tarafın tüm sülalesi sorumlu tutulurdu. Böyle bir durumda iki sülale arasında sonu olmayan bir düşmanlığın başlangıcı olacağını herkes bilirdi. Ancak iki sülale kan bedeli ile anlaşıp veya aralarında bir düğün olursa düşmanlık son bulurdu. 

Vatanla, milletle ilgili büyük sorunlar olduğunda bu sorunlar pekum (пэк1ум) denilen toplantılarda görüşülürdü. Bu toplantılara pşı thamade başkanlı ederdi, daha önce liyakat sahibi belirlenmiş kişilerde toplantıya üye olarak katılırlar, aynı toplantılarda pşıların ve verklerin lıkue leri de söz sahibi olurlardı, onlarda konuşurlardı. Yapıldığı o dönemlerde bu toplantılara herkes tarafından çok değer verilirdi. Bu görüşleri 1798 yıllarında Adıgeler arsında bulunmuş araştırmacı, polşe den Potoski Yan yazmaktadır. 

1818Yılında kafkasyada bulunmuş araştırmacı Fransız Teby dö Marini de şöyle diyor: Adıgeler anlaşmazlıklarda kararları şahit ve yeminlerle (tharıue) karara bağlarlardı. Bir şeye ellerini basarak yemin ediyorlar, bu ellerini bastıkları değeri olan herhangi bir şey olabiliyordu. Yemin eden kişi dediğini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirecektir. Savaşlardan sonra Sovyetler birliği kurulunca tüm milletler ayrı adet ve geleneklere sahip olsalar da aynı kanunlarla yöneltmeye başlanır. 

Çok eski yıllarda tek tanrılı dinlerden önce Adıgelerde anlaşmazlıklarda kararları yeminle sonlandırırlardı. Yaptıkları yeminleri vaşkhue üzerine yaparlardı. (inkar etmiyorum, yalan söylersem yok olayım!). bunlar: Güneş adına, Ay adına, Ateş, Psetha-can tanrısı, Thağaledj, Axın, Şıble-yıdırım, Zekuetha-gezen tanrı, Mezıtha-orman tanrısı …gibi başka isimlerle de yemin edilirdi. Hıristiyan dini kabul edildikten sonra da Mariya ismi ile dua edilmeye başlandı. Grek dili ile evangel (İncil) e el basarak dua ederlerdi. Müslümanlık kabul edildikten sonrada yemin için kuran diğerlerinin yerini almaya başladı. 

Adıge köylerinde dava nasıl olursa olsun yaşlılar karar verir olayları bir sonuca bağlarlardı. Son zamanlarda anlaşmazlıklarda sonuç için taraflardan biri pek memnun olmayacaksa yaşlılar bu dava Rus işi oldu derlerdi. ( mır vırıs oxu khuas). 

Her köyde anlaşmazlıklara bakmak üzere iki yaşlı ile yanlarında birde din işlerine bakan adam (mola) seçilerek küçük xeyaşe heyeti seçilirdi. Bu küçük kurulu köylü seçerdi. Heyetin içinde mola nın bulunması gerektiğinde yemin ettirmek için kuranı kullanılacağı içindi. 

Köylerde xey de görev yapmak üzere seçilen kişilerin hayat tecrübeleri, yaşantılarındaki örnek davranışları, bilgi, beceri, dürüstlükleri ile örnek insanlar arsından oyla, yapılan toplantılarda seçilirdi. 

Köyde seçilen xey heyeti en fazla 300 som değerindeki davalara bakıyordu. Kişiler arsındaki hukuk anlaşmazlıklarına örnekler verecek olursak: birinin malı kaybolursa, sınır tecavüzleri olursa, dikili arazisine zarar verilmişse, otluğunu başkası biçmişse, borcunu ödememişse gibi benzer davalardı. 

Köyde xey şöyle yapılırdı : Birinin tahılı veya otu çalınsa, malı çalanı ben biliyorum diyen biri olur, veya kendisi birinden şüphelenir, yada mal sahibine biri çalındığına dair şahitlik yapacağını açıklarsa. O durumda mal sahibi köydeki xey heyetine durumu anlatır, şikayette bulunur. Heyet mal sahibinin söylediklerine göre karar vermiyordu. Herkesin dürüstlüğüne güvendiği seçilmiş adamın adı dzıhjеğuke (güvenilir) idi. Bu seçilen adam görevi almadan önce şöyle yemin ederdi: yaptığım görevde işi dürüstlükle,adam kayırmadan, akraba eş dosta kayırmadan, taraf tutmadan, aklımın erdiği kadarıyla herkesi eşit tutacağım derdi. Davalarda xey heyeti onu çağırır durumu anlatılardı. Git otu kaybolan adamın ne kadar malı kaybolmuş incele zararın değerini hesapla sonucu bize bildir. Güvenilir kişi ile malı zarara uğrayan kişi birlikte gider durumu yerinde inceler, zararın değerini o günün şartlarına göre hesaplar sonucu xey heyetine bildirirdi. Ondan sonra heyet şüpheli kişiyi çağırır konuşurdu. Şüpheli şahıs suçu kabul ederse (zimusıjme) iş kolaydı, suçu kabul etmese (zimumısıjme), olayı gören şahitlerinin olduğunu gerekirse yüzleştirileceğini söylerlerdi. Bundan sonra suçlunun yapacak bir şeyi kalmıyordu, çare yok yaptığı hatayı kabul ediyordu. 

Şahitte öyle rasgele kabul edilmiyordu ona da gözümle görmediğimi söylemeyeceğime, yalan bir şeyler katmayacağıma diye yemi ettirilirdi. İlk zamanlar İncil e daha sonraları kurana el bastırırlardı. Şahit in yeminli ifadesinden sonra suçlanan adamın suçu sabit olurdu. Malı çalınan adamın şahidi yoksa şüpheli kişiye yemin ettirilir xey biterdi. Onun yeminine göre karar verilirdi. Şüpheli kişi kurana el basıp yemin edemezse suçlu (mıse) olup zararı karşılamak durumunda olurdu. 
Malı çalınan kişi suçlunun ben almadım diye ettiği yemine inanmazsa, mal sahibi ben inanmıyorum diyerek durumu heyete bildirir, heyetten tharıueşıhal-tharıue şıhat (yemin şahidi) seçilmesini isterdi. Bu seçilen kişide suçlanan adamın sülalesindeki kişileri çağırır olayla ilgili yemine davet ederdi. Bu durumda şüphelinin akrabaları sıkıştırırlardı eğer çaldınsa ödeyelim bize yemin ettirip günaha sokma derlerdi. Bu görüşmelerden sonra akrabalar çalmadığına inanırlarsa yemin ederlerdi. Bu yeminden sonrada yemin şahidi son kararı verirdi, çalmadı derse suçsuz (xey) çaldı derse suçlu (mıse) olurdu. 

Adıgelerde başka şekilde de xey yapılırdı mesela bir adamın atı çalınmış olup şahitte yoksa atın sahibi atın çalındığını gören veya atın yerini bilen biri kendisine bildirirse ona ödül verileceğini ve miktarını ilan eder herkese duyururdu. Koyulan ödül oldukça yüksek olurdu. Bu değer mal sahibine hiç yüksek gelmezdi çünkü at bulunursa bu para atı çalan adamdan tahsil edilecekti. Ödülü alanda sevinecek çünkü verilen ödül cazip olması için az değildi. Bu verilen paraya xeşapşe denirdi. 
Haber yayılınca bir gün adamın biri çıkar gelir, atını çalan adamın kim olduğunu biliyorum koyduğun ödülü vereceksen sana söylerim der. At sahibi sevinir vermez olurmuyum tabi veririm der ikisi anlaşır. Bu gelen adamın atı çalanı açıkladığı gizli kalması gerekiyor. Onun için at sahibi güvenilir iki kişi çağırır, bu adamların yanında atı çalan adamın kim olduğunu nasıl olduğunu, olayı nasıl gördüğünü ödülü alan adama anlattırır. Nasıl çaldı, sattıysa kime sattı, şimdi at nerede gibi bilgileri anlatır. Bu bilgileri anlatan adama xaşe denir. Ödülü alan adamın ismi artık ölünceye kadar, dinleyen iki şahitle mal sahibinden başka kimse bilmeyecektir. Bu konu çok ciddidir, bilgi bu şahıslarla mezara gidecektir. Haberi veren xaşe onların yanından sizleri görmedim, sizde beni görmediniz (fıslağuakım, sıkaflağukım) der ayrılır giderdi. 

Ondan sonra at sahibi hırsızın peşine düşerdi. Xaşeyi dinleyen şahitleri yanına alarak, köyün mahkeme heyetinin (xey) yanına gider, durumu anlatırdı. Huzura çağrılan zanlı karşısında şahitleri de görünce hayır diyemiyordu. Ya atı verecek yada ödeyecekti, başka çıkar yolu yoktu. Ayrıca at için konan ödülü de ödemek zorunda kalırdı. Xaşe veya şahit olursa hırsıza (dığu) yemin (tharıue) yaptırılmazdı. Hırsız hemen ödemek durumunda kalırdı. 

Yukarda bahsettiklerimizin dışındada xey (mahkeme) olurdu: adamın malı çalındığında çalan belli değil, çalanı bilen gören yok, xaşe side yoksa böyle durumlarda da kişi xey e başvuruda bulunabilirdi. Olayı aydınlatacak hiçbir kanıt olmasa bile xey böyle davaları da bulmak (kağabelcılın) için kabul ediyorlardı. 

Böyle olayları da yemin (tharıue) ve şahitle bulmaya çalışırlardı. Eski Adıgeler tharıueden-yeminden çok çekiniyor ve korkuyorlardı. Böyle durumlarda şöyle bir düşünce vardı *kimse görmediyse de yemin ettirirlerse açığa çıktım demektir*. Onun için toplum olarak yanlış şeyler yapmaktan uzak dururlardı. Yalan yere yemin edildiğinin farkına varılırsa öyle kişiler küçük görülürdü toplum içinde değeri kalmazdı, o devirlerde bunlar riskli şeylerdi. Ondan sonra o toplumla barışık yaşaması mümkün değildi. Mesela bir kişi herhangi bir konuda yapacağına dair yeminle söz verip onu savsaklayıp yerine getirmemişse toplum o kişiye hiçbir değer vermez adam yerine koymazdı. (um pem yaşırt). Ondan sonra o kişiye hiçbir konuda şahitlik vermezlerdi, (necneptsş-нэджнэпц1щ) derler, (thar zığaptsam tsıxuri yiğapejınkım)- Allah ı inkar eden insanları da aldatır derlerdi. Toplumun o kişiye güveni kalmazdı, kendiside Allah ı inkar ettim! der kendini adam kabul etmezdi. O kişiyi Allah a affettirmek için ceza (tazır) *bağış-yardım v.s.* verip ödettirirlerdi. Bu günde bir kişiyi küçük, haksız, kalitesiz görüyorlarsa öylelerine thağaptsş-inkarcı derler. 

Ölümle lgili büyük olaylarda Rus sud (mahkeme) larına veriyorlardı. Bu durum Rus yönetimine girdikten sonra olmuştur. 
Adıgeler Ruslarla yönetim ortaklığına girmeden önce bütün işlerini kendileri yapmışlardır. Hukuk ve ağır cezayı ilgilendiren tüm konularda mahkemelerinde, bu konularla ilgili kurum ve kuruluşları olanlardan daha güzel ve adil bir şekilde sonuca bağlarlardı. 

Günümüzde de Adıge ve abhaz köylerinde köy mahkemeleri kurulup yürütülse devletin üst kademedeki mahkemelerin işi azalacak, olaylar yerinde daha çabuk zaman geçmeden sonuçlandırılacaktır. Adıge kültürü de yeniden değerlendirilecek, bilinmeyen unutulmuş çok xabzelerin uygulamalarda işe yaradığı da görülecektir.


Adıge Xabzelerinden çeviri: Atalık Rafet 


 296, 

Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.