Kafkasya Tarihi

Şeyh Şamil ve Abdülaziz

Şeyh Şamil Rusların elinde oldukça yaşlanmış, esaret hayatı onu iyice çökertmişti. Bir defasında ziyaretine gelen Rus Çarı'na hacca gitmek istediğini bildirdi. Rus Çarı kabul etti. Fakat oğullarının rehin olarak kalması gerektiğini bildirdi. Bunu, kabul eden Şeyh Şamil 1870 senesinde İstanbul'a hareket etti. Bu haberi işiten İstanbullular heyecanla İmam'ın gelmesini beklediler.

 

Sultan Abdülaziz Han sarayında hazırlıklar yaparak senelerdir Rus'a kan kusturan Şeyh Şamil hazretlerini beklemeye başladılar. İstanbul'a geldiği gün yer yerinden oynamış, halk sahile dökülmüştü. Rus vapuru Dolmabahçe önünde demirlediğinde, Sultan Abdülaziz'in saltanat kayıkları İmam Şamil'i ve aile efradını saraya getirdiler. Abdülaziz Han onu sarayın kapısında karşılayıp büyük bir hürmetle "Babam kabrinden kalksaydı, ancak bu kadar sevinebilirdim" diyerek çok iltifatlarda bulundu.

 

Sarayda hal hatır, sohbetleri arasında Sultan Abdülaziz her türlü emrine âmâde olduğunu bildirdi.

 

 

Bunun üzerine Şeyh Şamil:

 

"Padişahım, hayatımın şu son günlerini aşkıyla yandığım sevgili Peygamberimizin huzuru şeriflerinde geçirmek istiyorum. Bunun teminini zat-ı alinizden istirhâm ediyorum" dedi. Bu arzuyu büyük bir itina ile yerine getirmek için Rus sefirini saraya çağırttı. Durumu anlatıp Çar'a bildirmesini emretti.

 

Rus Çar'ı İkinci Aleksandr, kabul edip Şeyh Şamil'in Rusya'ya geri dönmemesini bildirdi. Buna ziyade memnun olan Şeyh Şamil hazretleri, İstanbul'da kısa bir müddet daha kaldı. Sultan Abdülaziz'in ve İstanbulluların gösterdiği yakın alakaya, misafirperverliğe hayran oldu. Bu kadar ilgiye rağmen bir an önce Hicaz'a gitmek istediğini padişaha bildirdi. Abdülaziz Han da onun için en mükemmel vapurunu hazırlatıp teşyi eyledi.

 

Şeyh Şamil, Medine-i Münevvere'ye geldiğinde hastalandı. Kısa süren bu hastalığında, aile efradı, beraberinde gelip kendisine hizmet edenlerle ve ziyaretine gelenlerle vedalaştı. Sultan Abdülaziz'e Rus Çarında rehin bıraktığı çocuklarının kurtarılmasını Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'de vazife verilmesini bildiren bir mektup yazdırdı. Sonra başında okunan Kur'an-ı Kerim tilavetleri arasında 1287 (M. 1871) senesi Zilhicce ayının yirmi beşinci gününde Kelime-i şehadet getirerek vefat edip, sevdiklerine kavuştu. Cennetü'l-Baki kabristanına defn edildi. ,

 

[Sâdık Dânâ, Altınoluk Dergisi, 1994-Mayis, Sayı:099, Sayfa:028]

 


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.