Kafkasya Tarihi

Timurun Kafkasya'yı İstilası

Timurun Kafkasyayı İstilasıKuzey Kafkasya'nın Topal Timur (resmi kaynaklarda ki adıyla Timurlenk) tarafından istilası aslında Çağatay Hanı Timur ile Altın Orda Hanı Toktamış arasındaki büyük düşmanlığın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Timur'un ordusu ilk olarak 1395 yılının Mart ayında Çeçen düzlüklerini geçti. Fakat daha acil bir çağrı üzerine orada fazla kalamayıp geri çekilmek zorunda kaldı.

15 Nisan 1395'te Timur, Terek civarında Toktamış'ın ordularını bozguna uğrattıktan sonra Altın Orda'nın Kafkasyalı müttefiklerine saldırarak istilasına devam etti.

Karaçay-Çerkessk ve Kabardey-Balkar'daki Adige toprakları ve Kuzey Osetya'ya birkaç tehlikeli sefer düzenleyen Timur ikinci bir seferin hazırlıklarına başladı. Bu sefer ki hedef Çeçen-İçkerya düzlüklerinin iç bölgesindeki Simsim eyaletiydi.

Resmi kaynaklara göre bu seferin amacı Niyathan veya Kurbek olarak da bilinen Simsim hükümdarı Gökhan (Gaukhan)'ın kendisi üzerindeki otoritesini tanımasıydı. Daha geniş bir bakış açısıyla seferin amacının Altın Orda hükümdarı Toktamış'ın Orta Asya seferleri sırasında oluşturduğu Kafkaslarla olan ittifakını yıkmak olduğu anlaşılmaktadır.

Simsim eyaletinin nüfusunu daha önceden Orta Asya'dan gelen Türk kavimler ve ataları dağlardan düzlüklere inen bu bölgenin yerli halkları olan Vaynaklar oluşturuyordu. Büyük ihtimalle Türklerin atalarını Tama-Togday zamanlarından kalan Kıpçak grupları oluşturmaktaydı.Bunların bir kısmı müslümandı ve hepsi de Toktamış'ın müttefikleriydi.

Timur'un birlikleri Pyadigorsk bölgesinde kısa bir ara verdikten sonra Simsim istikametinde devam etti. Birçok savaştan zaferle çıktıktan sonra tamamen tamir edilen Magas şehri tekrardan yerle bir edildi. İstilacı kuvvetler Sunza nehrinin sağına geçmek için bugünkü Grozni'nin yakınlarında Çeçenlerin Timaran-Gecho (Timur'un Köprüsü) dedikleri köprüyü inşa ettiler.Timur'u kabul etmek istemeyen bölge halkı dağların yüksek yerlerine çekildiler.

İstilacı kuvvetler bugünkü Duba-Yurt köyünü kuzeybatısında kalan ve hala Astag - Timar Sezna - Metting olarak bilinen yerde konakladılar. Bu bölge aslında Timur’dan daha önce de Vaynak destekli bir yerleşim birimiydi fakat insanlar orayı Timur'un ordularının konakladığı yer olarak bilirler.

Timur bir sonraki seferini dağlara doğru kaçan yerlilerin yaşadığı boğazlara yapmayı planladı.İlk olarak Gökhan'ın oğlu Muhammet bölge halkına alçak gönüllü bir şekilde göründü ve daha sonrada istilacı birliklerine katılıp Timur'un sağ kolu olmayı başardı.

Çoğu tarihçi bu seferin İçkerya istikametinde ilan edildiğini savunur Timur'un seferi dağlık kısımların içlerine kadar ilerliyordu fakat Timur beklemediği şekilde kayıplar verdi. Bölgede ulaşılması çok zor yerlerde yaşayan önemli miktarda yerli halk vardı. Kuzeydoğu Kafkasya'yı almak konusunda kararlı davranan Timur bölgeye bizzat kendisi ordunun başında gitti fakat yerli halkın çok katı karşı koymasından dolayı bir hayli zorluklarla karşı karşıya kaldı. Fakat daha sonralarda Timur tarafından aşağı sürüldüler bu sırada Gökhan'ın oğlu Muhammet de onlara öncülük ediyordu.

Timur'un dönemini inceleyen tarihçilere göre o devirde dağlar kale ve ancak acımasız saldırılarla alınabilecek gözlem kuleleriyle destekleniyordu. Bu Çeçen-İçkerya bölgesinin doğu kısmında neden Vaynakların yok olduğunun bir açıklaması olabilir.

Dağlılar Timur'un ordusuna her taraftan saldırıyordu. Bu savaş büyük Kafkas dağlarının karla kaplı yüksek noktalarına kadar çıkabiliyordu ki, buralar bir insanın hayalinin bile yetişemeyeceği kadar yüksek ve ulaşılması zor yerlerdi. Dağlarda çok sinirlenen Timur önüne gelen yaş-kuru her şeyin yakılmasını ve camiler dahil her şeyin yıkılmasını emretti. Fakat Timur'un Ortaçağ dönemini inceleyen birinin unutmaması gereken bir nokta var. Diğer Kafkas kavimlerinin aksine Çeçen sözlü edebiyatı Timur'un imajını daha zayıf tanıtır. Adigelerin, Osetlerin ve Dağıstanlıların Timur'u bir istilacı olarak bilmesine karşılık Çeçen ve İnguşlar onu komşu Türk kavimlerinden gelen bir masal kahramanı olarak bilirler. Çeçenler de onun hakkında sadece iki tane hikaye vardır . Çanti-Argun Boğazı'ndakilerin ki, bu hikaye Timur hakkında çok eksik bilgiler vermektedir ve Timur'un dağlarda yenilmekten korkup Kumuk düzlüklerine yöneldiğini savunan U.Dalgat'a ait Galashkis' tir.

Şunu da belirtmek gerek ki, Çeçenya’da Timur katliamına dair hiçbir iz bulunamamıştır. Tam aksine bulgular hayatın tamamen normal seyrettiği doğrultusundadır. Ancak şu inkar edilemez bir gerçektir ki, istilacılar çok sayıda ilkel sazdan ev ve yapıyı yıkmışlardır. Fakat Thaba-Yardi, Albi-Yardi ve Targimsk'teki camiler bugüne hiç zarar görmemiş bir vaziyette ulaşmışlardır. Aynı şekilde Timur'un istilasından önce inşa edilmiş olan birçok Vaynak kulesi de hala ayaktadır .

Büyük ihtimal Timur Simsim'i yerle bir ettiğinde çok mutluydu. Aynı şekilde dağlık İnguşetya, Batı ve Orta Çeçenya'yı da az kalsın diğer bölgeler gibi yerle bir edecektiler. Timur'un bu şekilde vazgeçmesinde asıl amacı olan, 'Altın Orda'ya gözdağı verip aralarındaki düşmanlığı korumaktaki başarısı sayılabilir. Tarihi kaynaklar Altın Orda ile Adigelerin, Osetlerin ve Dağıstanlıların arasında bazı bağlar olduğunu göstermektedir. Fakat Vaynaklarla ilgili hiçbir bulgu yoktur. Aynı zamanda Çeçen-İnguş folkloru Altın Orda'nın kuruluşunda etkili olan çevredeki Türk topluluklara negatif olarak değinmesine rağmen Timur'a haddinden fazla övgü ithaf etmektedir. Barkikhoyev ailesi hakkındaki bir İnguş efsanesi ailelerinin Timur'un ortak düşmanlarını düzlüklerde yenmesinden sonra geliştiğini anlatır. Daha fazlası aynı efsaneye göre ortak düşmanla savaşta istilacıların Barkikhoyevlerin bir atasından cesaret aldıkları anlatılmaktadır. Bu her ne kadar bir efsane de olsa gerçeğe ait ip uçları içermektedir. Çeçen ve İnguşlar Altın Orda'nın düşmanlarıydılar ve Timur’la beraber onlara karşı savaşmamış olsalar bile onun tarafını desteklemişlerdir.

Timur'un orduları bugünkü modern Çeçen ve Dağıstan Cumhuriyetleri arasında ki Avar adındaki bir Vaynak topluluğun iskan ettiği dağlık bölgede kuruluydu. Yanbek adındaki bir kişi Avkharlara (Avar) liderlik ediyordu. Yanbek savaş içinde oldukları Gazi Kumuklarının komutanının ajanları tarafından ziyaret edilmiş ve müslüman olup olmadıkları sorulmuştu. Avarlar da 'Evet elhamdülillah müslümanız' diye cevapladılar ve ordularının çok az olduğunu eklediler. Ajanlar da o zaman oklarınızı kullanın diye tavsiyelerde bulundular. Avarlar ilk Asyalı saldırısını püskürttüler. Daha sonrada Gazi Kumuklarının imdada yetişmesiyle savaş daha da alevlendi. Amr-Yurt dağlarının yakınlarındaki Kisher-Avkhar köyünde ki savası Çeçen-Dağıstanlılar kazandı ve karşı tarafa 3.000 kayıp verdirerek muhteşem bir zafer kazandılar. Savaşta ölen Yanbek'in yerini oğlu Muyalda aldı.

Beşinci ve son savaşta Galyakh-Pala dağları yakınlarında gerçekleşti. Çok acımasız bir saldırı sonucu istilacılar, o zaman 7.000-8.000 ailenin oturduğu Dağıstan'ın Salatav bölgesindeki Almakh köyünü ele geçirdiler ve çevredeki yerli halkı düzlüklere sürdüler.

Aukh savaşı Timur'a duyulan nefretle bitti fakat savaş Dağıstan’da bir süre daha devam etti. Büyük savaşlar sonunda bir çok köy ve bölgeyi yakıp yıkan istilacılar Uskhuja denilen bölgeye çekilmişlerken sayıları 3.000’i bulan Çeçen-Aukh orduları komşularının yardımına koştular.Dağlıların bekçi koymadan dinlenmeye çekilmiş olmalarını fırsat bilen Timur hiç beklemedikleri bir anda saldırarak Kafkasyalıları bozguna uğrattı ve Shamkhhal savaşta şehit edildi.

Timur Aukh- Dağıstan müslümanlarının kendi inançlarında olmayanların üzerine yılda bir sefer düzenlediklerini biliyordu ve onlara; ‘'Siz müslümanlar önce sizin inancınız da olmayanlara saldırıyordunuz, ne oldu şimdi size'’ diye sormaktan kendini alıkoyamadı fakat yine de onları serbest bıraktı ve şu mesajı onlara iletti;'Ben sizden başka hristiyanlar ve farklı inançlılara karşı savaşan müslüman görmedim.
Dağlardan ovalara kadar tamamen özgürsünüz.'

Alguziani adındaki eski bir Gürcü şiirinde Gökhan'ın, şiirdeki adıyla Kyarikhan'ın, Timur istilasından sağ kurtulup, Osetlerle ya da Gürcülerle yapılan bir bölgesel savaşta öldüğü anlatılır. Aynı şiirde Gökhan Çeçen Sezar olarak adlandırılır. Bütün gerçekleri hesaba katınca Gökhan'ın aslında bir Çeçen olduğunu kabul edebiliriz.

Timur daha sonra Gürcistan'a yöneldi. 7.Sezar Georgi savaşçı birlikler kurdu ve onlara ek olarak da Kuzey Kafkasya'dan savaşçı dağlılar Gürcülerin yardımına geldiler. İlk savaşta Kafkasyalı müttefikler Timur'un öncü birliklerini bozguna uğrattılar. Fakat daha sonra Timur 'un asıl birlikleri yetişti ve Kafkasyalıları feci bir şekilde yendiler. Timur Katarina, Mitiuleti ve Aragui Boğazlarını yakıp yıktıktan sonra Daryal Geçiti’ni geçti. Orada Çeçen-İnguş seyyare birlikleri tarafından karşılanan Asyalılar kanlı bir yenilgi aldılar ve tekrar Barda'ya dönmek zorunda kaldılar.

Savaş sonunda İçkerya ve Çeçenya tamamen yakılıp yıkılmış bir vaziyetteydi ve korkunç düşman ile yapılan savaşlar uzun süre yerli halkın hafızalarından silinmedi.


Kaynak: www.chechnyafree.ru/index.php?lng=eng§ionfiltered=historyeng&row=7

Çeviri: Ademey Ahmet


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.