Kafkasya Tarihi

Tarih ve Kültürleri İle Çerkesler

1.2. Coğrafik Yapı 


Kuzey Kafkasya’nın coğrafik yapısı doğal yapısı, iklimi, doğal kaynakları ve nüfus bileşenlerinin yanısıra stratejik önemiyle beraber ele alınmak zorundadır ki bu özellikleri bölgeye stratejik önem kazındırmaktadır. Örneğin Kafkasların dağlık coğrafik yapısı bölgede çok az alternatif yolun ve ulaşım ağının bulunmasına imkân sağlamaktadır. Kafkas sıradağları Rusya Federasyonu ile Gürcistan ve Azerbaycan’ı birbirinden ayırırken, birbirleriyle ilişkili bölgeler arasında direkt ulaşıma olanak vermemektedir.

Jeopolitik yönden Kafkasya’nın coğrafî konumu Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının arasına girmiş olan ve beş bin kilometre uzunluğunda bulunan Akdeniz-Ege denizi-Marmara ve Boğazlar-Karadeniz ve Azak denizi gibi birbirine bağlı iç denizlerin meydana getirdiği bir su koridorunun ucunda, aynı zamanda Hazar denizi vasıtasıyla da Orta Asya’ya bağlanmış bir konumdadır.

1.2.1. Stratejik Önemi

Kuzey Kafkasya tarih boyunca bir çok toplumların ve siyasi kuvvetlerin uğrak yerleri olması bölgenin ne kadar çok stratejik öneme sahip olduğunun kanıtıdır. Özellikle Ruslar açısından son üç yüz yıl vazgeçilmez bir jeopolitikalarının uygulandığı yerdir. Ruslar için Karadeniz kıyıları kadar Kuban, Terek, Hazar Kıyısı ve Daryal geçidi güzergahları hayati bir jeopolitik önem taşımıştır. Yani Avrupa ile Orta Asya arasında bir geçiş köprüsü olmasının yanısıra, Karadeniz ve Hazar denizine kıyısının olması sebebiyle Rusya’nın Karadeniz – Boğazlar - Akdeniz yolu ile Süveyş Kanalına inebilmesine imkân sağlaması yönünden de, Rusya’nın stratejik menfaatleri açısından son derece önemli bir jeopolitik bölgedir. Bütün bu söylenenler geçmişte Osmanlılar günümüzde de Türkiye için de geçerlidir.

Sovyetlerin çöküşüyle birlikte Rusların Mariupol, Odessa, Illisevk gibi limanları kaybetmesiyle Novorossisk bir hayli önemi kavuşmuştur. Fakat Rusların petrol taşımacılıklarındaki gelecek planlarını bu limanın kapasitesinin kaldırması mümkün gözükmemektedir. Bu açığı giderecek yeni limanlara ihtiyacı vardır. Bu açıdan bile Kuzey Kafkasya’nın Karadeniz limanları bir hayli önem arz etmektedir. Bunların da başında Tuapse (Jubga) ve Stavropol gelmektedir. Mavi akım denilen Rus-Türk gaz taşıma projesinin Tapse-Stavropol-Samsun güzergahını takip ediyor olması Türkiye açısından da bu bölgenin önemini arttırmaktadır. Kaldı ki, Petrol ve doğal gaz rezervleri açısından Kafkasya Rusya için çok fazla önem taşımakta ve Hazar petrollerinin batıya ulaştırılmasında düşünülen muhtemel boru hatlarının üzerinde yer alması sebebiyle Kafkasya Rusya için paha biçilmez değerdedir. Bölgede aynı zamanda petrol rafinerilerinin ve petrokimya tesislerinin yer alması Rusya için stratejik ve ekonomik önem taşımaktadır.

Öte yandan Çeçenistan’daki Müslüman dokulu bağımsızlık savaşı tüm Kuzey Kafkasya’nın kültürel, askeri ve dini cephe olarak gelişebileceği sinyalini vermiştir. Sırf bu yüzden Rusya Kuzey Kafkasya’yı AKKA (Avrupa Konvensiyonel Kuvvetler Anlaşması) anlaşmalarını aşacak oranda silah ve mühimmat yığınağı haline getirmiştir.

1.2.2. Doğal Yapısı

Kafkasya açısından eşi ve benzerine rastlanmayacak bir tabiat zenginliklerine sahittir.

Adıgey’de Dağlar: Çuavş (3.238 m.), Fişt (2.867 m.), Pşehasu (2.744 m.) ve Oşten (2.804 m.). Dağlık buzullar kalıcı karlar ve buzullar bulunur. Huko gölü

Dağıstan: Irmaklar: Terek, Samur, Sulak ve Kurak Hazar denizi sahillerinde tuzlu bataklıklar ve yer yer kumsallar bulunur. Rusya sınırında yarı çöl ve bozkırdır.

Kabardey Balkar: Jeomorfolojik olarak üç parçaya ayrılabilir: Dağlar, tepeler ve düzlükler.: Fauna çok çeşitli ve zengin kuş ve hayvan türlerini barındırır. Orman, su ve hayvan varlığını korumak amacıyla oluşturulmuş birçok koruma alanı mevcuttur. Bu alanlarda yoğun ormanlar ve tükenmeye yüz tutmuş dağ keçisi, kızıl geyik, ayı, vaşak, yaban tavuğu ve yaban sığırı gibi hayvanlar yetiştirilmekte ya da kurma altında bulunmaktadır.

Karaçay-Çerkes: Ülke kuzeyden güneye yükselirken Abhazya ve Görcistan sınırında en yüksek kesimine ulaşır. Bu yüksek kesim, Abhazya ve gürcistan sınırında bir duvar halini alır. Karçay-Çerkes ve Kabardin-Balkar Cumhuriyetleri topraklarının birleştiği yerde Elburs, Dıh Tav, Dombay (4.407 m.) dağları yükselir. 2200 metreye kadar çam, ladin ve köknar ormanları ile kaplı olan dağların daha yukarılarında Alp tipi otlak ve yaylalar bulunur. 3100 metreden itibaren buzullar kaplıdır. Kafkasya’nın en önemli nehri olan Kuban ve Kuma bu buzullarla beslenmektedir.

Kuzey Osetya: Bölgenin güneyi tamamen dağlık olup ülekinin % 35-40’ını kaplamaktadır. Buzul dağlar diyebileceğimiz Kazbek (5033 m.), Cimara (4780.), Şırğ Berzend (4146 m.), Adayıhoğ (4646 m.), tepli (4423 m.), Vilpata (4638 m.), Karavgon (4363 m.) ve Labada ( 4314 m.) dağları mevcuttur. Bu dağlardan haric önemli buzulsuz dağlar mevcuttur. Bunlardan Vaza (3529 m.) ve Ştolovaya (2993 m.) en önemlileridir. Bu dağlık alanlarda ünlü Daryal (2250 m.), Mamişo (2828 m.), Ruk (3660 m.) ve Tırşı (3132 m.) geçitleri bulunmaktadır. Dünyanın en kısa akarsuyunun (Kurtatı vadisinde ve 30 m.) bulunduğu bölgede Şuşan, Terek, Gizel akarsuları mevcuttur. Bu buzul dağlardan gelen 250’ye yakın şifalı su akarları bulunmaktadır. Dergevşi, Vellacir gibi önemli vadiler vardır.

Çeçenistan: Kafkas sıra dağlarının birer tepeleri olarak görülebilecek olan önemli dağlar mecuttur. Bunlar; Stovolaya (2992 m.), Şandağı (4451 m.) Hahalgi (3022 m.), Tebulosynta (4493), Diklosmta (4285 m.) Cobolgo (2725 m.). Kafkasların buzullarından doğan Terek nehri Çeçenistan’dan geçer. Ayrıca Argun, Assa ve Hulahulo kollarıyla beslenen Sunzha nehri de oldukça büyük ve önemlidir. Deniz seviyesinden 1869 m. yükseklikte 72 m derinlikte ve 2 km² çapında Qhjözen-yam gölü vardır.

1.2.3. İklimi

Kafkasya’da aynı dönem içinde üç mevsimin yaşanması çok görülür. Bu durum Kafkasya’nın doğal yapısının önemli bir özelliğidir. Kafkasya’nın iklimi yazları ılık, kışları soğuktur. Senenin büyük bir kısmında dağlar karla örtülüdür. Örneğin Dağıstan’da karasal iklim hakimdir. Yazları sıcak ve kuraktır. Temmuz ayında ortalama sıcaklık 23 derecedir. Dağları yaz aylarında bile soğuktur. Aksine Kabardey-Balkar ılıman olarak değerlendirilebilir. Yıllık sıcaklık ortalama 9-10 derece olup yağış yıllık 6000-700 mm’dir. Yılın yaklaşık 215 günü sıcaklık 5 derecenin üzerindedir. Diğer taraftan Abhazya uzun yaz günlerinde sahillerinde göneşlenilebildiği, okaliptüs, zeytin, portakal, limon ağaçlarının yetişebildiği oldukça ılıman bir iklim sergilemekte, adeta tropik bir iklim görünümü vermektedir.

Genel Olarak Kuzey Kafkasya’da Ocak ayı ortalama sıcaklık –2 santigrat derece ve Temmuz ayı ortalaması ise 22-24 santigrat derece arazındadır.

1.2.4. Doğal Kaynakları

Rusya’nın Kafkasya’daki petrol rezervlerinin %34’ü Stavropol bölgesinde, %33’ü Çeçenistan ve İnguş Cumhuriyeti’nde, % 27’si Krasnodar bölgesinde, % 5’i Dağıstan’da ve %1’i Kabardin-Balkar Cumhuriyeti’nde yer almaktadır.

Kabardey-Balkarda yaklaşık olarak 300 milyon tonluk işlenebilir petrol rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir.

Kabardey-Balkarın 12 bin metre küp maden suyu kapasitesi bulunmaktadır.

İşlenmeyi bekleyen çok önemli stratejik maden olan molibden ve wolfram Kabardey’de yüksek oranda bulunmaktadır.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti turizm (sağlık, termal ve dağ turizmi), tarım, hayvancılık ve madencilik başta olmak üzere zengin doğal kaynaklara sahiptir.

1.2.5. Beşeri Coğrafya (Nüfus)

Günümüzde Kuzey Kafkasya’da yaşamakta olan halkları iki ana grupta toplamak mümkündür: Yerliler ve yabancılar. Yerli halklar da iki ana grupta ele alınmalıdır: M.Ö. 5000 yıllarından beri bölgede varlıkları bilinen ve Bizans, Roma, Ceneviz ve Grek kaynaklarında kayıtlı olan “otokhton” (yerli) halklar ve miladi 4. ile 12. yüzyıllarda doğudan batıya doğuya doğru yönelmiş, “kavimler göçü” sırasında bölgede kalıp yerleşen halklar. Otkhton halklar Batı ve Orta Kafkasya’da yaşayan Adige-Abhazların meydana getirdiği gruplardan ve Doğu Kafkasya’da yaşayan Çeçen-İnguş gruplar ile Dağıstan bölgesinde yaşan (Andi, Avar, Lak, Lezgi vd. kabileler) gruplardan oluşmaktadır. Yerlileşen halklar da Turan kökenli Karaçay, Balkar, Nogay, Kumuklar ve İran kökenli Osetlerdir. Fakat bu gruplar arasındaki yoğun iletişim ve ortak kaderi paylaşımdan kaynaklı etkileşimlerden dolayı benzerlikler üretmişler ve bu sayede Kuzey Kafkas kültür dokusu meydana getirmişlerdir. Yabancılar ise Kafkas Savaşları denen dönem ve sonrasında yerleşen Rus Kazakları, Rus, Belarus, Ukraynalı, Ermeni, Rum, Yahudi gibi gruplardan oluşmaktadır.

Halkların bölgede böylesine yoğunlaşması ve yaşanan savaşlar nüfus yapısını sürekli değiştirmiştir ve bölgesel farklılıklar meydana getirmiştir. Sovyet dönemine ati 1989 yılı resmi nüfus sayım sonuçları ve daha sonraki kayıtlara göre Kuzey Kafkasya’nın nüfus bileşenleri şu şekildedir:

7.800 km² bir alana sahip olana Adıgey bölgesinde 2002 yılına göre 447.109 insan yaşamaktadır. Bu nüfusun %64.5’i Rus (288.280) ve %24.2’sini Adigeler-Çerkesler (108.115) oluşturmaktadır. Son zamanlarda bölgede Ermeni nüfusunda da bir artış olduğu gözlenmektedir (15.268; %3.4). Ayrıca 1988 yılında Ermenistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Azerbaycan’dan göç ederek Adıgey Cumhuriyetine yerleşen 5 bin nüfuzlu Kürtleri de eklemek gerekmektedir. Km²’ye 59 kişinin düştüğü Adıgey’in mevcut nüfusunun %54’ü şehirlerde %46’sı kırsal bölgelerde yaşamaktadır.

Karaçay-Çerkes bölgesi 14.1 bin km²’den meydana gelmektedir. Bölgede mevcut bulunan nüfus ise 2002 yılı itibarıyla 439.470 kişidir. Bu nüfusunun %38.5’u Karaçay (169.198), %11.3’ü Çerkes (49.591), %7.4’ü Abazin-Abaza (32.346), %3.4’ü Nogaylardan (14.873) oluşurken %33.6’sı Rus’tur (147.878). Geri kalan % 7 diğerlerinden oluşmaktadır. Ruslar hem toplu hem de dağınık halde bölgede ikamet etmektedir. Km²’ye 31 kişinin düştüğü Karçay-Çerkes’in nüfusunun %46’sı şehirlerde %54’ü kırsal bölgelerde yaşamaktadır.

12.5 bin km² araziye sahip Kabardin-Balkar’da 901.494 insan yaşamaktadır. Nüfusun %55.3’ü Kabardeylerden (498.702) oluşurken %25.1’i Rus (226.620), %12.9’u Balkarlar-Malkarlardan (116.004) oluşmaktadır. Ayrıca %0.47 oranında Çeçen (4241) bulunmaktadır. Bu bölgede km²’ye 62,9 kişi düşmektedir. Mevcut nüfusun da % 60’ı kentlerde yaşamaktadır.

2002 sonu itibarıyla Kuzey Osetya’nın yüzölçümü 8 bin km²dir ve bu bölgede 710.275 kişi yaşamaktadır. Kuzey Kafkasya’nın geneli için km²’ye 50 Rusya Federasyonu için km²’ye 8,6 kişi düşerken Kuzey Osetya için 83 kişi düşmektedir ki, bu haliyle en yoğun nüfusa sahip bir bölgelerden biri olduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Kuzey Kafkasya’nın en çok şehirleşmiş bölgesidir. Nüfusun %31’i kırsal bölgelerde yaşarken %69’u şehirlerde yaşamaktadır. Kuzey Osetya nüfusunun %62.7’si’ü Osetlerden (445.310) oluşurken %23.2’si Rus (164.734), %3 İnguş (21.442), %2,4 Ermeni (17.147), % 1,8 Kumuk (12.659) ve geri kalan Gürcü ve Çeçenden oluşmaktadır.

Gürcistan sınırında yer alan Güney Osetya’nın yüz ölçümü 99 bin km²’dir. % 66’sı Oset (Asetin) ve %28Gürcü olmak üzere bölge 100 bin dolayında kişi yaşamaktadır.

Kuzey Kafkasya’nın en geniş topraklarının bulunduğu yer Dağıstan’dır. Dağıstan’ın yüz ölçümü 50.300 km²’dir ve % 44’ü şehirlerde olmak üzere 2002 sayımlarına göre 2.576.531 kişi yaşamaktadır. “Dağıstan dağlıları” olarak adlandırılan yerli halkı % 29.4 ile Avarlar (758.438), %16,5 Dargiler (425.526), %14.2 Kumuklar (365.804), %13 Lezgiler (336.698), %5,4 Laklar (139.732), %4,3 Tabasaran (110.152), %0,8 Rutullar , % 0,8 Ağullar ve %0,3 ile de Çahurlar oluşturmaktadır. Bunların dışında Dağıstan’da %1,5 oranında Nogay, %0,4 oranında Tat, %4.7 oranında Rus, %4,3 oranında Azeri ile % 3,4 oranında Çeçen bulunmaktadır.

Abhazya’nın yüzölçümü 8.600 km²’dir. 1926 yılında Abhazya’da 186 bin kişi yaşarken bu sayı 1939 ‘da 318 bine çıktı. Bu yükseliş Abhazların doğurganlıklarından dolayı değil Abhazya’ya Rusların, Gürcülerin ve Ermenilerin göçü sonucunda gerçekleşti. Tam tersine Abhaz nüfusu hemen hemen hiç artmadı azaldı. Toplam nüfus içindeki oranları % 30’dan % 18’e düştü. 1989 nüfus sayımlarına göre Abhazya’nın nüfusu 525 bin kişi idi ve bunların %17.8’i Abhaz, %45.9’u Kartvel (Migrel ve Gürcü), % 14.2’si Rus, % 14.6’sı Ermeni, %2.8’i Rum ve geri kalanlardan oluşmaktadır. Abhazya’nın Sovyetlerin çöküşüyle meşru bağımsız kararının ardından Gürcü ordularının ülkeyi işgal etmeye girişmiş fakat Abhaz milislerin direnişiyle karşılaşmıştır. Uzunca süren iç savaş neticesinde Abhazya’da bulunan önemli sayıda Gürcü nüfusu Gürcistan’a geri göç etmiştir. 1993 yılına gelindiğinde bu bağımsızlık savaşında 25 ile 30 bin arasında insanın öldüğü tahmin edilmektedir. Bugün itibarıyla bölge nüfusu 340 bin olduğu tahmin edilmektedir. Bu nüfusun da 140 bini Abaza, 60 bin Gürcü, 55 bin Ermeni, 50 Rus, 10 bin Türk ve 35 bin kadar da diğer unsurlardan meydana geldiği tahmin edilmektedir.

İçkerya olarak da bilinen Çeçenistan 17 bin km² yüz ölçümüne sahiptir ve 1989 sayımlarına göre 1.350.000’dir. Bu nüfusun % 82.9’u Çeçen, % 10.9’u İnguş % 6.4’ü diğer halklardan oluşmaktadır. Aynı sayım yılında 958.309 Çeçen olduğu tespit edilmiş ve bunların 734.501’i Çeçenistan’da yaşamıştır. Devlet İstatistik Komitesi 2002 yılı verilerine göre Çeçenistan’ın nüfusunun 1.103.686 olarak tespit edilmiştir. İstikrarsız ortamdan kaynaklı olarak 1991 yılından sonra Ruslar, Ermeniler gibi yanca unsurlar ülkeyi terk etmeye başlamıştı ve aynı zamanda 1994-1996 ve 1999-2000 yılları arasında devam eden Çeçen-Rus savaşı sırasında Çeçenlerin önemli ölçüde nüfus kaybına uğradıkları bilinmektedir. Mevcut nüfusun %37’si şehirlerde %63’ kırlarda yaşamaktadır.

3.750 km² araziye sahip İnguşetya’da ise 467.294 kişi yaşamaktadır. Km²’ye 85 kişinin düştüğü bu ülke oldukça kalabalık bir nüfusa sahiptir. 2002 yılı itibarıyla bu nüfusun %77’si İnguş (361.057), %20.4’ü Çeçen (95.403) ve %1.2 Ruslardan (5.559) oluşmaktadır. Mevcut nüfusun %41’i şehirlerde %59’u kırlarda yaşamaktadır.

Bu verilerin geneline bakıldığında Kuzey Kafkasya’da Dağıstan’dan batıya gidildikçe Rus nüfusunun arttığı görülecektir ki bu oran Adıgey’de % 75’lere ulaşmaktadır.


Kuzey Kafkasya Halklarının Otkhton ve Yerlileşen Nüfusları

1.3. Siyasi ve İdari Yapı

Çok eski tarihlerden bugüne kadar zamanın akışında oluşmuş olan toplum hafızası ve tarih Kuzey Kafkasya’daki toplumların ve yöneticilerinin davranışlarını belirlemede önemli rol oynamaktadır.

Rusların Kuzey Kafkasya’nın işgaline kadar Kuzey Kafkasya’ya feodalite hakimdi. Cemaat düzeni şeklinde örgütlenmiş olan Kuzey Kafkasyalılar prenslikler şeklinde yönetilmekteydiler. 1864 yılına gelindiğinde Kuzey Kafkasya’nın önemli bir nüfusu kendi yurtlarından dünyanın birçok ülkesine sürgün edildiler. Yurtlarında kalanlar ise doğrudan Çarlığa bağlandılar. 1917 Bolşevik ihtilali döneminde ilk defa “Kuzey Kafkasya Federasyonu” adı altında bağımsız bir devlet olarak örgütlenme hareketi meydana gelmiştir. Bir yıllık süre içerisinde birçok batılı devletler de bu bağımsız devleti tanımıştır. Fakat Rusya’da gelişen daha sonraki olaylar bu hareketin varlığını etkilemiş ve Kızılordunun Kuzey Kafkasya’yı işgali ile beraber 1921 yılında bu devlet örgütlenmesi dağıtılmıştır. Bunun yerine 20 Ocak 1921 ‘de Balkar, Çeçen, İnguş, Kabardey, Karaçay, ve Asetin toprakları birleştirilerek Dağ Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. Fakat 7 Temmuz 1924’te bu cumhuriyet de dağıtıldı; farklı bölgeler farklı dönemlerde farklı statülere kavuştu.

Kuzey Kafkasya Federasyonunu meydana getiren bileşenler o dönemde yeni oluşturulan Sovyetler Birliği içinde özerk cumhuriyetler veya muhtariyetler şeklinde bölünmüşlerdir. Bu bölünmeyle Kuzey Kafkasya’da, Abhazya Özerk Cumhuriyeti, Adıgey Özerk Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti, Kuzey Osetya Özerk Cumhuriyeti, Güney Osetya Özerk Cumhuriyeti, Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyeti ve Dağıstan Özerk Cumhuriyeti şeklinde siyasi ve idari yapılar meydana çıkmıştır. Sovyetler Birliğini meydana getiren anayasanın iptali ile beraber birlikte de dağılmış oldu. Bu duruma bağlı olarak birliği meydana getiren cumhuriyetler teker teker bağımsızlık kararı alırken bugün Rusya Federasyonunu oluşturan federe cumhuriyetlerle merkez arasında 1995 yılında Yetki Paylaşımı Anlaşması imzalanmıştır. Bu anlaşmaya dayanarak federe cumhuriyetler siyasi ve askeri alanlar dışında ekonomik, sosyal ve kültürel konularda diğer ülkelerle ve uluslar arası kurumlarla ilişki kurmada serbesttirler ve anlaşmalar yapmada yetki sahibidirler, ticari temsilcilikler açabilirler.

Sovyet anayasası öncesinden cumhuriyet statüsünde anayasa ile beraber Gürcistan’a bağlı özerk cumhuriyet statüsü verilen Abahazya Sovyet anayasasının iptal edilmesiyle berabere anayasa öncesi statüsüne kavuştuğunu beyan ederek Abhazya cumhuriyeti şeklinde bağımsızlık kararı almıştır. Bu yüzden Abhaz milisler ile Gürcü ordu arasında 1992 yılında bir savaş gerçekleşmiştir. Bugün Birleşmiş Milletlerin kontrolünde, siyasi ve ekonomik ablukaya alınmış ve hiçbir devletin henüz tanımadığı bir konumdadır. Yine de bütün devlet fonksiyonları demokratik usulle seçilmiş bağımsız devlet organları tarafından gerçekleştirilmektedir. Günümüzde Abhazya, bir devlet için gerekli yasama-yürütme-yargı organlarına ve bunları tamamlayan tüm birimlere sahiptir. Devlet Konseyi’nin ve Parlamentonun da başkanı olan Cumhurbaşkanı geniş yetkilere sahiptir. Bu açıdan sistem biraz başkanlık sistemine benziyor. Ayrıca devlet pasında parlamento komisyonları ve başkanlık yetkisine sahip kurul ve komiteler bulunmaktadır. Devlet Konseyi ise yürütmeye ilişkin çalışmaları koordine etmektedir. Başkenti Suhumi olan Abhazya Gagra, Guduato, Oçamçıra, Tkvarçal ve Gal yerel idareleriyle yönetilmektedir.

Aynı gerekçelerle, daha önce Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyeti olarak anılan bölgede 1 Kasım 1991’de Cavhar Dudayev önderliğinde Çeçenler de bağımsızlık kararı aldı ve Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti adını benimsediler. Hiçbir devletin tanımadığı bu bağımsızlık kararını Ruslar batırmak için ülkeyi işgale girişti. 1994-1996 yılları arasında süren savaşta Rus ordusu büyük bir hezimete uğradı, geri çekilmek zorunda kaldı ve 5 yılığına geçerli Hasavyurt Barış Antlaşması imzalandı. Savaş sırasında Dudayev’in öldürüldü. Yapılan devlet başkanlığı seçimlerini Aslan Mashadov kazandı. Fakat Çeçen bağımsızlık hareketini Şamil Basayev’in Dağıstan’a doğru genişletmeye çalışması ile beraber hazır bekleyen Rus ordusunu harekete geçermiş ve sonuç ülkenin Ruslar tarafından işgali olmuştur. Bugün istikrarsız bir süreç hakimdir. Bir tarafta Çeçen bağımsızlık savaşını sürdüren güçler ülkeyi etkilemeye çalışırken diğer taraftan Rusya federasyonuna bağlı hükümet oluşturulmaktadır.

Çeçen-İnguş Cumhuriyeti içinde yer alan İnguşetya ise 1920’lerde Dağlı Halklar Cumhuriyetinde yer alırken 1924 yılı ile beraber İnguş Otonom Oblastı oldu 1936’da da Çeçen-İnguş Cumhuriyetine dönüştü. İnguşetya 4 Haziran 1992’de bu cumhuriyetten hukuken ayrılarak İnguşetya otonom cumhuriyeti şeklinde Rusya Federasyonuna bağlandı. 27 Şubat 1994’de yapılan referandum ile İnguşetya Cumhuriyeti’nin anayasası kabul edildi. Dolaysız, eşit ve genel halk oylamasıyla 5 yıllık süre için seçilen cumhurbaşkanı seçilir. Hükümet ülkenin yüksek yürütme kurumudur. Yasama görevini Halk meclisi üstlenmiştir. Ülke parlâmentosu, halk tarafından 4 yıllık süreyle seçilen 21 milletvekilinden oluşmaktadır. İdari-arazi planına göre ülke Nazran ve Malgobek adında 2 şehre ve 4 ilçeye bölünmüştür. İl ve ilçe yönetimlerinin başı ülkenin cumhurbaşkanı tarafından atanır.

Kuzey Kafkasya’da tek bir Oset (Asetin) halkı olmasına rağmen bu halk Kuzey Osetya ve Güney Osetya şeklinde Sovyetler Birliği döneminde ikiye bölünmüştür. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla beraber Kuzey Osetya Rusya Federasyonuna bağlı bir Cumhuriyete dönüşmüştür. Osetya halkının özgür iradesiyle seçilmiş bir parlementosu ve Cumhurbaşkanı vardır. Kuzey Osetya’nın bugünkü idari statüsü ve Rusya Federasyonunun öğesi olarak federal merkezle ilişkisi, Kuzey Osetya’nın devlet egemenliği ile ilgili Deklarasyon (madde 5) 31 Mart 1992 tarihli Federatif Sözleşme, Rusya Federasyonu Anayasası (71. ve 72. maddeleri), Kuzey Osetya Anayasası (madde 4, 61-63)) ve 23 Mart 1995 tarihinde Moskova’da imzalanan, Rusya Federasyonu ve Kuzey Osetya devlet organları arasında yetki ve müdahalelerin sınırlandırılmasına dair Sözleşme ile tespit edilmiştir. Oysa aynı süreç içerisinde Gürcistan bağımsızlık kararı alırken Güney Osetya’nın ise özerklik statüsünü ve bu btatüden kaynaklı olaranan ‘müktesep hakları’ kaldırılmış ve çiğnenmiştir. Güney Osetya ise 1991 yılından beri kâğıt üzerinde Gürcistan’a bağlı gözükmektedir.

Kuzey Kafkasya Federasyonun dağılmasından sonra Çerkeslerin yoğun olarak yaşadığı bölgede ilk olarak Stalin 16 Ocak 1922’de Kabardino-Balkarya vilayeti olarak bir siyasi birimi kurulmuştur. Bu birim 5 Aralık 1936 yılında da cumhuriyet haline dönüşmüştür. Bugün Rusya Federasyonuna bağlı olarak Kabardey-Balkar Federe Cumhuriyeti şeklinde siyasi örgütlenmesini muhafaza etmektedir. Başkenti Nalçik olan cumhuriyette Baksan, Tırnauz, Nartkala, Maykıy, Zolskıy, Prohladnıy ve Çegem gibi il ve ilçeler ile yere idareler yürütülmektedir. Ayrıca 101 köy ve 165 oturulabilir lokalite mevcuttur.

1922 yılında Karçay-Çerkes özerk bölgesi şeklinde kurulmuş olan Karçay-Çerkes Cumhuriyeti 1926 yılında Karaçay özerk bölgesi ve Çerkes özerk bölgesi şeklinde bölünmüştü. Karacayların Stalin sürgününden dönmeleriyle 1957 yılında tekrar birleşik özerk bölgesine dönüştü. 1991 yılında ise bugünkü haline alarak cumhuriyete dönüştü. Başkenti Çerkesk olan Karaçay Çerkes 4 şehir ve 8 ilçe şeklinde yerel idareye bölünmüştür.

Yine Çerkeslerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden olan Adıgey Cumhuriyeti, 27 Temmuz 1922’de Adıge Çerkesleri Özerk Bölgesi (oslast) adıyla Krasnodar eyaletine bağlı olarak kurulmuştu. 1991 yılında bu eyaletten ayrıldı ve şimdiki ad altında cumhuriyet statüsüne kavuşarak Rusya Federasyonuna bağlandı. Yine halkın özgür iradesiyle seçilmiş bir parlâmentosu ve Cumhurbaşkanı vardır. Yerel idare olarak 2 şehir ve 7 ilçeye ayrılmış olup başkenti Maykop’dur.

1997 Temmuzundan Adıgeylerin kendi ülkelerine dönmeleriyle ilgili politika yürütülmesi, Krasnodar eyaleti arazilerinde Şapsığ Ulusal Bölgesi’nin kurulması için federal yönetim organlarına baskı oluşturulması, Abhazya ile ilgili yatay ilişkilerin düzenlenmesi ve bu ülke yöneticilerinin Rusya’daki Federasyonu Şurasına Abhaz sorunuyla ilgili baskı yapabilmeleri konularında işbirliği yapmak amacıyla Kabardin-Balkar, Karacay Cerkes ve Adıgey Cumhuriyetleri arasında Parlamentolar Birliği kurulmuştur.

Diğer bölge cumhuriyetlerine göre Dağıstan oldukça karmaşık bir etnik kompozisyona sahiptir. Bu etnik çeşitlilik cumhuriyetin temel yönetim organı olan ve bünyesinde 14 ‘temel’ Dağıstan halkının temsilcilerinin biraraya gelerek oluşturdukları bir ‘Devlet Konseyi’ mevcuttur. Dağıstan’da 680 köy idaresinin bulunduğu 41 kırsal ilçe, 10 şehir ve 15 şehir tipli kasaba bulunmaktadır.

1.4. Ekonomi (tarım, sanayi, ticaret ve teknoloji)

Kuzey Kafkasya’da ekonomik yaşamın ana dinamikleri cumhuriyetten cumhuriyete değişiklik göstermektedir. Bölgede siyasi elitler ile federal merkez arasındaki ilişkiler çok önem arz etmektedir.

Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinin tamamı ve diğer idari birimler ekonomik olarak ayakta durabilmek için en uygun ve en kolay olarak merkezi hükümet sübvansiyonlarını görmektedir. Bunlar arasında en yüksek sübvansiyon desteği alan cumhuriyet, gelirlerinin %80’ini Moskova’dan gelen Dağıstan’dır. Dağıstan Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri arasında en fakir olanıdır. Bölgede yer alan cumhuriyetler arasında Kabardey-Balkar gibi daha başarılı olanlar bile bazı gereksinmelerini federal bütçeden karşılamaktadır. Çeçenistan dahi 1998 yılında 50 milyon ABD dolarına denk yardım almıştır. Dolayısıyla bu durum Kuzey Kafkasya’yı Moskova’ya bağlamaktadır. Yine de kendi bütünlüğü içinde Kuzey Osetya ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetleri ekonomik başarıda en önde gelenidir.

Örneğin Kuzey Osetya’nın alçak yamaçlarında ve Mozdok yakınlarında yapılan sulama ile buğday, mısır, patates, kenevir ve meyve yetiştirilebilmektedir. Daha yükseklerde ise koyun ve sığır besiciliği yapılmaktadır. Kuzey Osetya maden endüstrisinde de iyi sayılmaktadır. Bu yüzden Kuzey Kafkas Dağ Madencilik enstitüsü kurulmuştur.

Kabardey-Balkar’ın ise başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Diğer taraftan toplam üretimin %23’ünü sanayi oluşturmaktadır. Et ve kurutulmuş et, konserve meyve ve sebze, gazlı içecekler ve şarap üretimi başlıca sanayi üretimleridir. Ülkenin tarımsal üretiminin %46’sını tahıl (buğday, arpa, mısır), %40’nı hayvan yemi, %14’ünü sebze, patates ve ay çiçeği oluşturmaktadır. Ülkede inek, at ve koyuna dayanan bir hayvancılık sektörü de bulunmaktadır. Elektrik sektöründe kullanılan aletler, kereste makineleri, kablo, traktör römorkları, otomobil eksozları gibi endüstriyel üretim yapılmaktadır.

Kabardey-Balkar’da birçok endüstriyel tesis işlevselliğini yitirmiş durumda olmasına rağmen bölgenin en önemli imalat merkezi olma özelliğini devam ettirmektedir. Gıda yatırımının tümü özelleştirilmiştir. Kabardey-Balkar’da üretilen 8 milyon kilowat/saat üretilen elektrik üretimiyle tüm Kuzey Kafkasya’nın elektrik ihtiyacının %90’ı karşılanmaktadır. Bu bölgede Türkiye’den gelen önemli sayıda sermaye yatırama dönüşmektedir. Özellikle inşaat malzemeleri, tekstil ve deri endüstrisi, alkollü içki ve maden suyu üretiminde yatırım yapılmaktadır.

Karaçay-Çerkes’in de en büyük ekonomik kaynakları hayvancılıktır. Ekonomisinin kayda değer bir bölümünün hala federal bütçe tarafından sübvanse edildiği tarımsal bir cumhuriyettir. Ekonomideki yönetim sisteminin dağılmasının ardından, yerel nüfusun büyükçe bir kısmı geniş kapsamlı tarım teknikleri uygulayarak kendi küçük çiftliklerini kurmuşlardır. Diğer taraftan ülke Rusya Federasyonunun ikinci büyük çimento merkezidir. Ayrıca makine, elektronik saat fabrikası, yakut, kimya, uranyum madeni, altın, taşkömürü, işletmeleri ekonominin yoğunlaştığı alanlardır.

Aynı şekilde Adıgey ekonomisi de sübvansiyonlara ve tarıma dayanmaktadır. Yine de Adıgey'in Krasnodar bölgesinin verimli topraklarından büyükçe bir bölüm elde etmesinin sonucu olarak, buradaki tarımın koşulları hatırı sayılır bir farkla tüm Kafkasya içinde en iyi durumda olanıdır. Burada ki ekonomik sorunlar, diğer bölge cumhuriyetlerinin sorunlarına benzemektedir.

Savaş öncesinde Çeçen ekonomisinin temeli petroldü. Petrol çıkarma tesisleri daha çok Grozni ile Gudermes arasındaki Sunja ve özellikle Malgobek dolayında olmak üzere Sunja ile Terek dağlarında yer almaktadır. Rafinelikler ise Rusya’daki benzer merkezlerin en büyüklerinden olan Grozni’de yoğunlaşmıştır. Petrol boru hatları Hazar denizi kıyısındaki Mahaçkale’ye, Karadeniz’deki Tuapse’ye ve Domets havzasına uzanır. Bölgede doğal gaz çıkarılmakta idi. Petrol ve kimya tesisleri için gerekli makine imalatı Grozni’de bulunurdu. Mobilya, döşemelik perde ve müzik aletleri yapımı yanı sıra gıda işleme de yaygındı. Tarım büyük ölçekte Terek, Sunja ve Alhan-Yurt vadilerinde toplanmakta idi. Fakat savaşla birlikte Çeçenistan’da sosyo-ekonomik alt yapı dağılmış, kalabalık işsizler ordusu ve çok sayıda silahlı grupların bulunduğu ülke haline gelmiştir. Ülkenin ekonomik potansiyeli %80 oranında dağılmıştır. Sadece iki yönde bazı ekonomik canlanmalar gözleniyor: Cafe, restoran mağaza, otomobil tamirhanesi, benzin istasyonları gibi bireysel girişime dayanana işletme ve ticarethanecilik; 1998 yılıyla çimento, şeker fabrikası ve un mamulleri endüstrisi üretime başlamıştır. Bunlara ek derme-çatma yöntemlerle petrol çıkartılmaktadır.

Uzunca süren Çeçen-Rus savaşları İnguş ekonomisini altüst etmiştir. Bölgede önemli doğal gaz rezervleri mevcut olması potansiyel ekonomik canlanmaya adaydır. Çeçen ekonomisinin de esası petrole dayanmaktadır. Fakat savaş ve kargaşalık bu petrolün ekonomik değere dönüşmesine engel olmaktadır.

İnguşetya’nın yanısıra Kabardey’in tamamı 10 Temmuz 1997 yılından itibaren ‘Serbest Bölge’ ilan edilmiştir. İnguşetya Cumhuriyeti önemli miktarda merkezi hükümetten devlet yardımı almaktadır. Bu oran % 84,1’i bulmaktadır. Resmi kayıtlara göre 1997 yılındaki yurtiçi gayri safi milli hasıla 893.9 milyon rubledir. 1998 yılı itibarıyla 5-6 milyon dolar civarında yatırım gerçekleşmiştir. Ülkeye yapılan dış yatırımlarda ilk sırayı İngiltere, Hollanda, Bulgaristan ve İsrail gelmektedir. Türkiye de ülkenin yeni başkenti olan Magas’ın inşasında önemli yatırımlarda bulunmuştur. 1998 yılının mayıs ayında İnguşetya ile Amerikan petrol şirketi olan “Pasifik Petrolium” arasında İnguşetya’daki petrol yataklarının ortak işletimiyle ilgili anlaşma imzalanmıştır.

Bugün Kuzey Kafkasya’daki yasalara uyum özel ekonomik girişimler, birçok cumhuriyette gerçekleşmekte olan özelleştirme süreci ile oluşmaktadır. Gıda sanayi, tekstil ve deri endüstrileri, inşaat malzemeleri, alkollü ve alkolsüz içkilerin şişelenişi ve önemli sayıdaki diğer hizmetler tümüyle özelleştirilmiş ve bu cumhuriyetlerin gelirlerinin kayda değer bir bölümünü oluşturmaktadır. Rusya’da alkollü içki üretiminde kullanılmak üzere pazara sunulan ham maddelerin %50’si yalnızca Kuzey Osteya’da üretilmektedir. Sırf bu yüzden bile Kuzey Osetya’nın ekonomik yaşamı alkol sanayi etrafında döndüğü söylenebilir.

Gerçekte, Rusya Federasyonun en çok sanayileşmiş ülkelerinden biri olmasına rağmen Kuzey Osetya ekonomik açıdan çok zor durumdadır. Yoğun göç alan bir bölge olmasından dolayı bu durumu daha da ağırlaşmaktadır. Öyle ki Aktif nüfusun %31’i işsizdir ve bunların %40’ı gençlerden oluşmaktadır.

Kuzey Kafkasya’nın en sorunlu bölgesi olan Çeçenistan ekonomik açıdan da adeta petrol hırsızlığı, banka sahtekarlığı, trasnsit soygunlar, kaçakçılık ve pek çok yasadışı faaliyetler gerçekleştiği bir yer haline gelmiştir.

Aslında bölgedeki ekonomik durum ile yerel yönetimler arasında doğrudan bir ilişki vardır. Genelde, yerel liderliğin kuvvetli bir halk desteği arkasına alabildiği İnguşetya, Kuzey Osetya ve Kabardey-Balkar gibi cumhuriyetler ekonomik sorunlarla rahat baş ederken yerel otoritenin pek o kadar güçlü olmadığı Dağıstan ve Karaçay-Çerkes’te daha ciddi sorunlarla karşılaşılmaktadır. En feci durumda olan da Çeçenistan’dır.


Rusya Federasyonu bünyesi çerisinde düşündüğümüzde Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri büyük ekonomik zorluklar yaşadıkları söylenebilir. Örneğin Dış Ekonomi İlişkileri Kurulu Rusya Ülke Bülteni, Ağustos 2004’e göre bugün itibariyle Rusya Federasyonun en zengin bölgelerinin ilk onu içerisinde GSMH’nın kişi başına düşeni 8.981 $ ile 2.368 $ arasında bulunmaktadır. Örneğin Moskova şehri 6.603 $’dır. Oysa en fakir bölgeler arasında yer alan İnguşetya’da 253 $, Dağıstan’da 525 $, Adıgey’de 534 $, Karaçay-Çerkes’de 652 $ ve Kuzey Osetya’da 768 $’dır.


1.5. Turizm ve Ulaştırma

Kuzey Kafkasya coğrafik ve ekonoljik yapısı ve yer altı kaynaklarıyla turizm konusunda mükemmel bir potansiyele sahiptir.

Kabardey-Balkar’ın coğrafi ve ekolojik yapısı, yer altı kaynakları turizm konusunda hiç tükenmeyen bir potansiyel içermektedir. Bu yüzden bu bölgede özellikle dağcılık ve kayakçılık turizmi gelişmiştir. Hatta Kuzey Kafkasya’nın en önemli turizm merkezi de denilebilir. Nalçik’ten başlayan dağ turizmi ırmaklar ve vadiler boyunca uzayıp gitmektedir. Özellikle Kafkasya’nın en yüksek dağı olan Elbrus önlerinde vadilerde turistik otel, motel ve kampingler bulunmaktadır. Bu yüzden Elburs zirvesi yaz kış dağ sporlarıyla ilgilenen on binlerce turistin uğrak yeridir. Yaz aylarında kayak yapma olanağı vardır. Teleferik hizmetleri yaz-kış aralıksız sürer. Esasında Kafkas dağlarının her yerinde doğa sporlarıyla ilgilenenler için inanılmaz güzellikte yerlerdir.

Kuzey Osetya’nın Dergevşi Kom Vadisin’de dünyada bir benzeri bulunmayan ve ‘Ölüler Şehri’ diye adlandırılan yerüstü mezarları turistlerin ilgisini çekmektedir. Ayrıca Osetya’nın bütün vadilerinde o vadiye hakim olmuş eski ailelere ait gözetleme kuleleri ve kaleler vardır. Vellacir Vadisinde Hıristiyanlığın ilk kabulü sırasında (M.S. 910/915) inşa edilmiş birçok kilise vardır ve en önemlileri de ‘Madı Meryem’ kilisesidir.

Kafkas sıradağları Kafkasya ile Kafkas Ötesini, dolayısıyla Rusya Federasyonu ile Gürcistan ve Azerbaycan’ı birbirinden ayırırken, birbiriyle ilişkili bölgeler arasında direkt ulaşıma imkân vermemektedir. Örneğin birbirine komşu olan Gürcistan’a bağlı Abhazya Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu’na bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti arasında doğrudan ulaşımı sağlayacak bir karayolu bulunmamaktadır. Kafkasya’dan Kafkas Ötesine sıradağların üzerinden aşarak geçebilen iki karayolundan biri Kuzey Osetya’dan Güney Osetya’ya ulaşımı sağlayan Daryal geçididir. Bu yol Rusya Federasyonu’ndan Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e ulaşımı sağlamaktadır. Dağıstan’dan Azerbaycan’a ulaşımı sağlayan Derbend geçidi ile de Rusya ve Kafkasya’dan Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye ulaşmak mümkündür.

Bu durumda Rusya açısından Kafkasya’da deniz taşımacılığının stratejik önemi artmakta ve Karadeniz sahilindeki Abhazya ile Hazar denizi kıyısındaki Dağıstan önem kazanmaktadır.

Kuzey Kafkasya’daki yerleşim yerleri arasında ulaşım büyük çoğunlukla demiryoluyla sağlanır. Ülke dışıyla bağlantılar da ise; demir ve kara yolları yoğun kullanılmasının yanı sıra 1990’lı yıllardan beri Suriye, Ürdün, Berleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye (İstanbul) ile Kuzey Kafkasya’da yer alan Nalçik, Soçi, Krasnodar, Maykop ve Mineralnie Vodi şehirleri arasında charter uçak seferleri vardır.

1.5. Eğitim

Kuzey Kafksaya’nın genelinde ücretsiz olarak sunulan eğitim hizmetinin liseye kadar olan kısmı (9+2=11) mecburidir. Okuryazar ve üniversite mezunu oranının çok yüksek olduğu bu bölgede okuma alışkanlığı çok yaygındır ve köyler de bile kütüphanesi olan bakkala, çiftçilere rastlamak olağandır. Üniversiteler ise ülke içinde ve dışından paralı öğrenci de kabul etmektedir.

Kuzey Kafkasya’da her siyasi birim kendi eğitim ve öğretim kurumlarını ihtiyacına göre belirlemekte ve kurumlaştırmaktadır.

Güney Osetya’nın genel öğretim kurumlarında 20 binin üzerinde öğrenci eğitim görmektedir. Ayrıca Shinvali Pedagoji Enstitüsünde ve orta dereceli meslek okullarında 1300 öğrenci eğitim almaktadır. Ayrıca Gürcistan’daki bilimler akademisine bağlı Güney Osetya Bilimsel Araştırma Enstitüsü bulunmaktadır.

Abhazya’da eğitim ve kültür sosyal yaşamda oldukça ağırlıktadır. Örneğin okuryazar oranı %100%e yakındır. Ortalama 1000 kişiden 292’si ilkokul, 427’si lise ve 145’yi yüksekokul mezunudur. Savaş yıllarının yıkıntılarına rağmen bugün daha önce mevcut olmayan Ulusal Abhaz akademisi kurulmuştur. Bünyesinde deneysel patoloji ve pedagoji enstitüsü ve üniversite bulunmaktadır.

Çeçenistan’da, savaş öncesinde 3 üniversite, 12 teknikum ve 542 ortaokul vardı ve bu okullardan üniversitelerde 16.000, teknikumlarda 12.600 ve orta okullarda 256.000 öğrenci öğrenim görmekteydi. Bugünkü bu oranların oldukça altındadır ve mevcut siyasi belirsizlik altında bir istatistik tutmanın da mümkünü yoktur. Ülkede bulunan 83 eğitim kurumu tamamen 321’i kısmet dağılmış durumdadır.

İnguşetya’da ise 1 üniversite, 9 teknikum ve 149 ortaokul vardır ve toplam 40.000 öğrenci bu okullarda eğitim almaktadır.

Kuzey Kafkasya’da okuma-yazma oranı en yüksek bölge olan Karçay-Çerkesk’te 231 ortaokul, 34 teknikum ve 1 üniversite bulunmaktadır. Ortaokulda 79.000, teknikumlarda 5.100 ve üniversitede de 4.100 öğrenci öğrenim görmektedir ve her dört kişiden biri yükseköğrenime devam etmektedir.

Kabardey-Balkar’da bir devlet üniversitesi ve üç akademi bulunmaktadır. Bu kurumlarda 12.000 öğrenci öğrenim görmektedir. Ayrıca özel okullarda 8.000 öğrenci öğrenim görmektedir. Rus Bilimler akademisinin bir merkezi, Tarih, Dil Folklor, Edebiyat ve Ekonomi araştırmaları Enstitüsü, Matematik ve Otomasyon Araştırmaları Enstitüsü, Bahçecilik Enstitüsü, Tarımsal Deney İstasyonu, Astronomi Gözlemevi de bulunmaktadır.


Kaynak: kafkasfederasyonu.org

 


Yorum yapın