Kafkasya Tarihi

Çerkeslerin Tarihçesi 6

Çerkes Endüstrisinin Kültür Temelleri

Yiyecek ve içecekler
Misafire besili öküz, besili koyun keserlerdi. Keçi kesilirse önemsenmediği anlamına gelirdi. Keçi eti samimi misafirlere verebilirlerdi. Etin türü ve kısımları misafirlerin statüsüne göre paylaştırılırdı. Tavuğun ‘kandis’ dedikleri kemiği ile fal bakarlar, bununla avın nasıl gideceği hakkında fikir yürütürlerdi. Uzunyayla köylerinde bu kemikle halen unutma-hatırlama oyunları oynanır.

Adıgeler, yumurtayı kızartarak veya kaynatarak yedikleri gibi tatlı yapımında kullanır, kaymakla birlikte de yerlerdi (gedige negij).

Adıgeler sütten kaymak, yağ, peynir çeşitleri ve yoğurt yaparlardı. Hafif ısıtılmış süte, maya olarak ağaçtan sızan bir sıvı, ekşi erik veya ekşi elma kullanırlardı. Mayalanan sütün üstünü iyice örterlerdi.

‘Pheçay’ dedikleri fıçıya hafif ısıtılmış sütü koyup döğerler, meşrubat (ayran) olarak içerlerdi.

Giyim Kuşam
Mezdog Adıgelerinde de kıyafet genelde muhafaza edilmiştir. Ancak, değişik halklardan oluşan bu yerleşim biriminin etkileri olmuş ve metal para süsü, kısa kol, Rus eteği, pek sıkı takip edilmeyen eşarp kullanımı vb. değişmeler vuku bulmuştur. Kabardey’de büluğa ermiş kızlar için fes zaruri idi. Atalık adeti tamamen, misafirperverlik ve ‘hoh’ kısmen kayboldu. Kan davaları şiddetini kaybedip, düşman taraflar daha kısa zamanda barıştırılır oldu.

Ölü içn kadeh kaldırarak hoh söyleme adeti gelişti. Adıgeler Mezdog’a Kabardey’den küçük aileler halinde göçtüler. Mezdog’a gelen akraba gruplar buluşup büyük kabileler oluşturdular (wınağoe zekhes). Ticaret ve para geliştikçe aile yeniden küçülmeye başladı.

Çoçuklarına müslüman adları vermelerine rağmen vaftiz esnasında değiştiriliyordu. Çok önem verilen vaftiz için Mezdog’a giderlerdi.

13-15. Asırlarda bölgeyi dolaşmış olan yabancı gezginlerin anlattığına göre; pşıler ve werkler dışındaki erkekler altın ve gümüş süsleme kullanmazdı. Belereçınsk’a yakın bir yerde bulunan beylere ait bir mezarda ince ipek bulunmuştur. İç çamaşırın üstüne ‘beşmet’ dedikleri kısa pantolon giyerlerdi. Üst kısma ‘halat’ denen bir çeşit hırka giyilirdi. Anılan mezarda keçi derisinden mamul kürk parçası da bulunmuştur. Baş giysileri üç türlü idi; ipek takke, yün külah ve kalpak. Deriden yapılmış ‘şuruk’ dedikleri güzel çizmeler ve ayakkabılar giyerlerdi. Kemer, deri veya ipekten yapılırdı. Erkekler kemerlerine silahlarını ve edevatlarını asardı. Altın ve gümüşten halka halinde kemerler de yapılırdı. Süs ve takı cinsinden bayanlar, altın ve gümüş küpe, yüzük, bilezik, bronz taç, gerdanlık; erkekler de yüzük takardı.

Bayan kıyafetleri daha çok farklılık arzederdi. Yapılış tarzı erkek kıyafetlerine benzer, gömlek ile ‘faşe’ denen göğüs kısmı işlemeli miflonlu pardesüden oluşurdu. Ayakkabı az farkla erkek ayakkabısına benzerdi. Elbise için fabrika mamülü farklı kumaş ve bezler ile ipek kumaşlar kullanılırdı. Ayakkabılarını sahtiyan, yünlü kumaş ve deriden bizzat kendileri yaparlardı.

1961 öncesinde erkek kıyafetleri aşağı yukarı aynı idi, hep aynı cinsten giyiniyorlardı. Erkek kostümü pişnet (gömlek), çerkeska, yamçı, başlık ve Ruslar papaha dediği kalpaktan oluşmaktaydı. Çerkeskanın ‘hazırıtl’ diye isimlendirilen kurşunlukları vardı. Barut kullanımından önce yaldızlanmış kemikten veya gümüş süsleme malzemelerinden süs olarak yaparlardı. Süslü Çerkeskalar merasimlerde giyilirdi. Tüccarlar çoğalmaya başlayınca demir atelyeleri de gelişti ve silahları (kılıç, kama, rovelver vb.) kalite kazandı.

Erkeler yamçının altına zırh gömlek giyer, başlarına üstü sivri veya kubbe şeklinde miğfer takarlardı. Eğri uçlu kılıç ve düz kama kullanırlardı. Bunların kabzası haç şeklinde olurdu. Miğfer ve kılıçlarda Arapça veya farsça yazılara rastlanırdı. Ok ve ok ucu yapımı, koruma gereçlerinin taşıdığı önem sebebiyle oldukça gelişmişti. Yayın tutacak yeri kemikten yapılırdı. Zırhı delen çelik uçlu oklar yapılırdı. Mızrak ve topuz pek az kullanılırdı.

Savaşırken zırh ve miğfer giyerlerdi. 17. Asırda Adıge ve Dağıstanlılar metal kalkan, İnguşlar da ahşap üstüne deri geçirilmiş yuvarlak kalkan kullanmışlardır. 17. Asırda ‘hazırıtl’ dedikleri fişeklikler ok yerine fişekle doldu. Yaylar çok özenerek yapılırdı. Okların boyunun bir metreyi geçtiği olurdu. Bu çağda erkeklerin çoğunun tüfeği ve tabancası olmuştu. Ama ok ile yay da kullanıyorlardı. Derbent, Terek, Temruk, Sucukkale vs. yerlerde topları vardı. Kılıcı ustaca kullanıyorlardı. 18. Asırda ucu eğri kamalar yaygınlaşmaya başladı. Her erkekte deri kın içinde bıçak, çakmak taşı, kapanan traş bıçağı ve ahşap veya kemik barutluk bulunurdu.

Kuzeybatı Adıgeleri bıyık, bazıları da sakal bırakırlardı. Saçlarını kazıyıp tepede ve sol kulağa yakın bir tutam saç bırakırlardı. Traş bıçağını hep yanlarında taşırlardı. Bayanlar saçlarını yapardı. Bir mezarda taç şeklinde örülmüş bayan saçı bulunmuştur.

Toprağın bereketi ve havanın güzelliği sebebiyle Çerkeslerin ve Kafkas kabilelerinin bedenleri son derece gelişmiş olup bünyeleri sıkıntıya çok dayanıklıdır. Sportif uzuvları güzel bir görünüm arzetmektedir.

Kabileden kabileye modelde farklılık göstermesine rağmen genellikle tüm Kuzey Kafkas halklarının giysileri aynı model idi. Giysiler çoğunlukla yünden örülürdü.

17. Asırda Adıgeler kırmızı elbise giyerlerdi. 2. Yarıda ise siyah yaygınlaştı. İpek, yün ve benzerinden mamul ‘tsey’ (kaftan) giyerlerdi. Ayakkabıyı deriden, kumaştan, örme ipten, işlenmiş deriden yaparlardı. ‘Şuruk’ dedikleri bir nevi çizme giyer, içine ot koyarlardı. Erkek kıyafeti kesinlikle silahlı olurdu. Sadece pşı ve workler değil biraz varlıklı insanlar da zırh ve miğfer giyerlerdi. Kafanın iki yanında saç bırakılır, örülürdü. Abazalar saçlarını uzatır, Kabardeyler saç ve sakalı traş ederlerdi. Dağıstan’da sakalı olmayana itibar edilmezdi.

Bayan kıyafeti genellikle ayrı olmakla beraber erkek giysisine benzediği noktalar da bulunurdu. Baş giysileri çok farklı idi. İnguşlarda ‘kuryari’ yünden örülür, külahın ucu sivriltilip öne doğru bükülürdü. Asetin kızlar eşarptan başka yuvarlak küçük şapkalar da giyerdi. Adıgeler ipek veya kumaştan mamul altın ve gümüş süslemeli küçük şapkalar giyerdi. Gerdanlık, yüzük ve bilezikler, altın, bronz, bakır, gümüş gibi farklı madenlerden yapılırdı. Saçlar Adıgelerde en iyi süslenirdi. 1634’te Adıgey’de bayanlar saçı açık gezerdi. Terke’de yaşayan Adıge kızlar 1638’de ikili örgü yaparlardı. 1669’da 7-8 örgü yapıldığı görülmüştür. Kadınlar ellerine kına yakardı. 17-18. Asır bayan mezarlarında ahşap veya kemik tarak, ayna, yüksük, iğne vs. özel eşyalar bulunmuştur.

1861 öncesinde giyim kuşam dağ bölgelerinde aynı kaldı ama vadilerde biraz değişiklik göstermeye başladı. Fabrika dokuması kumaşlar kullanılmaya başlanmakla beraber dağ bölgelerinde elde yapılan iç ve üst giysilik kumaşlar da kaliteliydi. Koyun derisinden şapka, kürk, pantalon vs. yapılırdı. Keçe yamçı ihtiyaçtsan fazla üretilip satılırdı. Kabardey, Dağıstan ve Çeçen yamçıları daha çok tutulurdu. kullanılırdı. Dağlarda keçi kılından, ovalarda ise deve yününden yapılmakta olan ‘şharhon’ (başlık) ile az işlenmiş kaba deriden yapılan ‘şuruk’ (çizme) çok yaygın kullanılmaktaydı. Fantazileri de yapılan bu çizmeleri zenginler iyi sahtiyandan yaptırırlardı. Bunların fabrikasyon üretimini yapan atelyeler de kurulmuttu.

İletişim
‘Guwo’ diye adlandırılan tellal ‘sabah şu konuda toplantı var, buyurun!’ veya ‘şu karar alındı, filan zamanda uygulayın, şöyle şöyle yapın’ diye hane hane dolaşarak tebliğ ederdi. Guwo diğer çiftçiler gibi vergi ödemezdi.

Ulaşım
Sık ormanlar sebebiyle açılmış düzgün yollar yoktu. Sadece Rus ordularının yaptığı, kaleler arası ulaşımı sağlayan yollar vardı. Ancak bunlar da genellikle yerlilerce tahrip edilmiş ve otlarla kaplı durumda idi. Ovalarda arabaların oluşturduğu yollar vardı. Ama dağlık kesimde buna imkan yoktu. Ulaşım daha çok yaya olarak yapılırdı. Avrupadan gelen, bölgeye alışkın olmayan turist ve yabancılar, zorlukla dolaşabiliyor, uçurumlardan yuvarlanma tehlikesi atlatıyordu. Abaza atları bu tür yollarda çok eğitimli idi.

Nakliye için daha çok ‘arbe’ (‘qu’) denen bir çeşit araba kullanılır, köpek veya öküz koşulurdu. Binek ve taşıt olarak at ve deve kullanılırdı. Denizlerde (Karadeniz, Azak ve Hazar) yelkenli gemiler kullanılırdı. Bazı bilim adamları Adıgelerin Tatarlar gibi atlarını nallamadığını söylüyor. Altınordu zamanında ana yol güzergâhlarında posta ağı kurulmuştu. Karadenizde yabancı gemilerden başka, Adıgelere ait küçük yelkenli gemiler dolaşırdı. Çerkeslerin denizde korsanlık yaptığı zamanlar olmuştur.

Sağlık
De La Potre’nin anlattığına göre 1711’de Adıgeler çiçek hastalığını iyileştirebiliyordu. Hastaya öküz dili kökü ve bal karışımı bir ilaç verilir, hastanın kanından aşı yapılırdı.


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.