Kafkasya Tarihi

Çerkeslerin Tarihçesi 8

Toplumsal hiyerarşideki değişmeler
Sosyalist ülkelerdeki sosyal yapı değişmeleri neticede, sosyalizmin sınıf kavramından ayrı olarak tanımlanmasına ve belirli bir grubun yüksek yaşama standartları ile dengeleştirilmesine sebep olmuştur.

Sosyalist bir toplumda tabakalar arası çıkarların zıtlaşması açık bir şekilde görülmektedir.

Sovyet bürokrasisinin yeni bir üretim tarzı içinde yeni bir sınıf olarak kristalleşmesi İtalyan eski Troçkistlerinden Bruno Rizzi tarafından ‘bürokratik kollektivizm’ olarak değerlendirilmiştir.

Rizzi’ye göre bu sistemde kollektifleştirilen mülkiyet gerçekte yeni ve üstün bir üretim sistemini takdim eden sınıfa ait olmaktadır. Sömürü, fertlerden bu sınıfa intikal eder.

Djilas’a göre ‘yeni sınıf’ bir bütün olarak, bürokrasi yoluyla teşkil edilmemekte, fakat daha ziyade bürokratların özel bir tabakasından meydana gelmektedir.

Djilas’a benzer bir tezi, Doğu Avrupa ülkeleri için Kuron ve Modzelewski gibi iki Polonyalı bilim adamı da ileri sürmüştür. Bunlara göre parti elitleri aynı zamanda iktidar elitleridirler. Devlet iktidarı ile alakalı bütün kararlar, bu elit kadro yoluyla yürütülür.

Troçki’nin sekreteri Dunayefskaya Sovyet Rusya ve Doğu Avrupa’daki bu gerçeği eşyanın fetişizmi, ‘devlet mülkiyeti fetişizmi’ olarak açıklıyordu.

Aynı şekilde Batılı uzmanlar da Sovyet Rus ve Doğu Avrupa ülkelerindeki üretim araçlarının sosyalizasyonu sürecine değinirken, üretim araçlarının tüm toplum için kullanılması yerine hükümet veya ‘yeni oligarşi’ tarafından denetlendiği ve böylece sermayenin el değiştirdiği görüşündedirler.

Keza çok önceleri Troçki de Sovyet Rusya’nın kapitalist sosyal biçimli bir devlet olduğunu ileri sürmüştür.

Sovyet Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinde sosyalist toplumun gereği olan eşitleştirme hareketi bir yandan sosyal tabakalaşma sürecini öte yandan ise elitleşme eğilimini yaratmaktadır. Sosyalist toplum yapısında meydana gelen bu yeni elit tabaka veya entelijansiya; siyasi elit, teknokrat elit, entelektüel elit ve sosyal elit olmak üzere bir takım katogorilere ayrılır. Bu suretle sosyalist toplumlar kendi içinde işçiler / Mavi Yakalılar (el işçileri, manuel workers), entelijansiya / Beyaz Yakalılar (zihin işçileri, intelectual workers) ve köylüler olmak üzere üç sınıfa ayrılırlar.

Toprak reformu
Adıgelerde, kollektif mülkiyetin dışında başka bir mülkiyetin bulunmadığı Asya Tipi Üretim Tarzı (ATÜT) bir yapı mevcuttu.

Adıgelerde, Avrupa’dakinden farklılıklar arz eden bir nevi feodalizmden bahsetmek mümkündür. ‘Pşı’ler Avrupa’da senyörlerde olduğu gibi tarım işletmesini, askeri ve mali hâkimiyet hakkını elinde bulundururken, yargı yetkisine sahip değildi. Oysa Avrupa’da senyörler her türlü yargı yetkisine sahip olup, idari ve cezai kararlar verebilirdi. Senyör ile serf aynı mahkemede yargılanmaz, cezalarda adaletten bahsedilemezdi.

Aileler ikiye ayrılırdı; pşı, tlekoleş ve worklerden oluşan feodaller ve çiftçiler. 1825’te Kabardey’de 20 pşı ailesinde 41 kişi pşı vardı. 1828’de 19 ailede 37 pşı kaldı. Tüm Kabardey toprağı onların elindeydi. Çiftçileri, hayvanları çoktu. Bütün Adıge toprağını altı pşı bölüşmüştü. Dördü Büyük Kabardey’de ikisi Küçük Kabardey’de yaşardı. Her yıl, her çiftçi ailesinden bir koyun vergi alırlardı. Keza otlak işçilerinden de birer koyun alırlardı. Pşıler toprağı kiraya verirlerdi. Öküzlerini de kiraya verir, çift başına bir araba yem, un vs. alırlardı. Çiftçi hayvan kesip te pşıye beş kaburga et göndermezse, canlısını alma hakkı doğardı pşı için.

Çiftçiler, toprak işleme, hayvancılık, demircilik vs. sanatlarla geçinirdi, ürünlerinden pşıleri faydalandırırlardı. Erkekler hububat ekim dikimi, odun kesip getirme, ev yapma vs. dışarı işlerini yaparlardı. Kadınlar temizlik vs. ev işleri yanında hububat temizleme ve su getirme işini de yaparlardı. Pşının hanımı hastalansa sırayla yanında nöbet tutarlardı. Herhangi bir hususta adet hilafına davranan kimse pşıye ceza öderdi.

Pşının huzurunda kavga eden olursa başlatan ceza olarak bir cariye.öderdi. Çiftçi cezasını geciktirirse faizle öderdi. Her yıl Karaçaylar Kabardey pşışkhosuna (Beylerbeyi) 300 koyun ile tereyağı vs. verirlerdi. Pşının oğlu gelirse at, tüfek, yiyecek vs. hediyeler verirler, istediği kadar da hayvan sürüp getirme hakkı olurdu. Karşı gelenin kapısına ceza olarak taş koyar, taşı toprağın üzerine koyarsa asla sürülemezdi.

Batılı uzmanların son yıllarda ileri sürdüklerine göre bugün Sovyet Rusya’da gelir gruplarının büyük yüzdesini tarım sektöründe çalışan köylü sınıfı teşkil etmektedir. Tüm nüfusun % 48.6’sını her türlü tarım işçileri, % 36.8’ini de işçi sınıfı teşkil etmektedir. Bunun gibi, nüfusun geriye kalan % 14.6’sından ibaret olan aydın sınıfında: a) hükumet adamları, b) yüksek inteligentsiya (büyük işletmelerin yöneticileri), c) orta inteligentsiya olmak üzere kendi içinde üç katigoriye ayrılırlar.

Kolonizasyon ve asimilasyon
Rusya tarihi esas itibarıyla Rus emperyalizminin gelişme tarihi olup, Rusya sınırlarında bulunan, ancak Moskova Rusyasına girmeyen ve daha sonraları istila edilen memleketler bir koloni gibi telakki edilmiş, Rusya tarihi içinde sair ahaliden bahsedilmemiştır.

Bilhassa XIX. yüz yılın sonlarında başlayan bütün gayr-ı Rus kavimlerin Ruslaştırılması siyaseti, Rusya’nın kültür taşıyıcı bir unsuru olarak ancak ‘velikorus’ (ulu Rus) zümresinin kabul edilmesi. Karamzin’den başlayarak Platonov ve hatta Pokrovskiye kadar, Rus tarihçiliğinin değişmez bir ana presibi haline gelmişti. Buna göre, Rusya İmparatorluğu sınrları dahilinde yaşayan yüze yakın muhtelif kavimden ancak büyük Rus kavminin tarihi vardı. Diğer kavimlerin tarihi, Rusya devlet çerçevesine girmekle başlıyordu.

Sovyet hükümeti gayr-ı Rus kavimlerin milli kültür cereyanlarına karşı bir hayli müsamahakâr bir siyaset takıp etmekteydı.

19. yüz yılın ilk yarısında. 500.000 Rus ve Ukraynalı göçmen Kuzey.Kafkasya’ya ulaşmış bulunuyordu. 1858’de patlayan ve artarak devam adan bu göçün sebebi Rus nüfusunun % 16.5, Ukrayna nüfusunun ise % 18.2 oranındaki yüksek artışıydı.

Rusların ve Ukraynalıların milli hudutlarında önemli bir değişiklik olmamasına rağmen Ukraynalılar Karadeniz havzasındaki topraklara, Ruslar da Stavropol civarında ve geleceğin Terek oblastının kuzey kesimine iskân edilmeye devam edildi. Kafkasya’daki etnik kompozisyonun değişmeye başlamasının sebebi çoğunlukla bu göç patlaması sayılabilir.

Hernekadar, çeşitli etnik gruplar bölgede yerleştirildiyse de kendi yerli nüfusu vardı ve birbirlerinden yalıtılmış bir halde yaşadılar.

1859-65 yıllarında bölgenin etnik kompozisyonunda köklü değişmeler oldu. 500,000’den az olmayan Adıgeler, doğuda Çeçen ve Nogaylar Kafkasya’yı terkederek Türkiye’ye gitti. Rusya’nın hakimiyeti altındaki çeşitli Rus ve Ukraynalılar o zaman bu bölgeye kaydı. Kafkasya’nın etnik sınırları böylece (bugünküne yakın şekilde) oluşmuş oldu.

Rus göçmenler, Adıgelerin boşalttığı topraklara yerleştırıldi. Bu bölgeler geleceğin Kuban ve Terek oblastlarının temelini oluşturdu. Ukraynalılar, Kuban oblastında Kubanötesi mıntıkasının dominant (hakim) etnik grubu olmaya devam etti.

18. Asrın başlarında Kuzey Kafkasya’nın hakimiyeti yerli halkın, özellikle Adıge, Avar, Dargin ve Çeçenler ile bunun yanında diğer küçük etnik grupların elindeydi. 1780 başında çoğu Rus ve Ukraynalılardan oluşan 70.000 kadar göçmen iskân edildi. Bunların da çoğunluğu Kazak idi. Bu tarihlerde etnik Rusya memleketi, geleceğin Stavropolü ve Kuzey Tersk oblastı oluşmaya başlamıştı. 1780’lerde Kara Deniz havzasında ise daha sonra Kuban oblastı olan etnik Ukrayna memleketi oluşmaya başlamıştı. 18. Yüz yılın sonunda genel nüfusun % 9’unu Ruslar, % 3’ünü de Ukraynalılar oluşturuyordu. Yabancı unsur olarak bir de Almanlar ve Yahudiler vardı. Bu tarihte Adıgeler % 40 (500.000 kişi), Avarlar 11.1 (140.000), Darginler 9.5, (120.000), Çeçenler 9.3 (118.000), Nogaylar 4.7 (59.000), Osetler 2.1 (26.000) kişi idi. Bunların kahir ekseriyeti Rus idaresinde değildi.

Feodal baskılardan kaçan Adıgeler Mezdog’a yerleşmeye başladı. Türkiye yanlıları ile Rus yanlıları arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi de göçleri hızlandırdı. Mezdog kalesinin kuruluşu Mezdog Pşılerini çok rahatsız etmişti. Zira kölelerin sığınak yeri olmuştu. Oraya kaçıp Hıristiyanlığı benimsiyor, sülale adlarını değiştiriyorlardı. Buna, hürriyetlerine kavuşmak için mecbur edilmişlerdi. Maiyetiyle Mezdog’a giden ilk pşı Kanşowko Kurğowko oldu. Mezdog’a yerleşen Kabardeyler 3 gruptur; a) Kazakkoş (Kazak kardeşi) Kabardeyler, b) Hıristiyan Kabardeyler, c) Müslüman Kabardeyler. Hayvancılık ve çiftçilik dışında ilk giden Kazakkoşlar Ruslara askerlik te yapıyorlardı. Bölgede su çok değerli olduğundan köy kurulurken ilk iş kuyu açmak oluyordu. Buna çok emek sarfedilirdi. ‘Kuy’ kelimesi Nogayca’da geçmiştir. Her ailenin, büyüğünün adını taşıyan bir kurganı yapılır, burası zamanla yeşerip toplantı yeri olurdu. Aynı zamanda köy buradan gözetlenirdi.


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.