Kafkasya Tarihi

Osmanlı-Rus savaşının kaderini hediyeler belirlemiş

 Rusya'nın Akdeniz'e inme siyasetinin temelleri Korkunç İvandöneminde 16. Yüzyılda  atılmıştı. Rusya'nın doğu batı ticareti ve siyasetinde etkin olmasının rolü Kafkasya  ve Karadeniz üzerinden geçmekteydi. Balkanların kompleks yapısı ve İngiltere,  Fransa ve Avusturya'nın müdahil devletlerden oluşu Rusya'nın sıcak denizlere  inmede Osmanlı coğrafyasını kullanmasını zorunlu tutuyordu.

 

 Kafkasya hiçbir zaman tek bir devletin iktidar alanına girmemiş, tampon devletlerin  sürekli var olduğu bir tarihi seyir izlemişti. 15 ve 18. Yüzyılları arasında Osmanlı  Devleti bölgenin stratejik ve etnik yapısına uygun bir politika izleyerek bölgede tam  hakimiyet sağlamamış, daha çok Kırım Hanlığı kanalıyla bölgede hakimiyet  sağlamıştı.

Birçok farklı topluluğun bir arada yaşadığı Kafkasya'da Osmanlı devleti ile Safeviler arasındaki iktidar mücadelesi ekonomik merkezli olmakla birlikte 18 ve 19 yüzyıldaki Osmanlı- Rus mücadelesi siyasi yönelimliydi. Rusya'nın sıcak denizlere inme politikasının İslam dünyası için bir tehdit olabileceğinin ilk defa farkına varan III. Murat olmuş, bu maksatla bölgede ileri gelenler liderlerle ittifak kurmaya çalışmıştı.(Fahrettin Kırzıoğlu, Osmanlı Devletinin Kafkas İllerini Fethi, Ankara 1993)

 

Osmanlı Devleti Kafkasya ile ilişkilerinde hediye siyaseti daima önemli olmuştur. Kuruluş döneminden itibaren hediye siyasetini benimseyen Osmanlı devlet politikasının ayrılmaz temellerinden biri olmuş, hakimiyetinin sınırlılığını ve sürekliliğini hediyelerle sağlamıştır. Fakat bu hediyeleri bir rüşvet olarak görmemek gereklidir. Çünkü hediye siyaseti karşılıklı çıkar ilişkisinden ziyade bölgedeki kargaşa ortamının önlenmesine yönelik olduğu Ahmet Vasıf Efendi'nin seferatnamaesinden anlaşılmaktadır.

 

Müslüman Kafkas toplulukları da İslam'ın lider devleti olarak gördükleri Osmanlı Devletinin desteğini kazanmak için de hediyeler göndermişlerdir. Bu hediyelerin da daha ziyade sembolik düzeyde hediyeler olduğu görülmektedir. (Ahval-i Anapa Ve Çerakise, Haşim Efendi, Topkapı Müzesi kütüphanesi)

 

18 yüzyılda Osmanlı Devleti, Kafkasya'daki Rus tehlikesini önlemek ve Abaza, Çerkez, Çeçen direnişçilerin desteğini almak için hediye politikasını Panislavizme karşı bir kalkan olarak sürdürmüştür. Ferah Ali Paşa, Soğucak muhafızlığına atanarak, Kafkasya topluluklarının liderlerine nakdi ve silah yardımı yapılmıştır. Rusya 18 yüzyılın sonlarında Kırım dışında kafkasya'da hediye politikası yüzünden etkinlik sağlayamamıştır.

 

Osmanlı Devleti bu hediye politikasını İslami esaslara dayandırarak "celb-i kulub" yani kalplerin kazanılması olarak değerlendirmiş, Şeyhülislam'dan alınan fetva ile uygulanmıştır.

 

Yine Anapa kadısına İstanbul'dan gönderilen bir hükümden anladığımıza göre isyan ve kargaşaya tevessül etmeyen halkında ödüllendirilmesine yönelik ferman gönderildiğini görüyoruz. Kafkasya'da Rusya'nın yanında yer almayan Müslüman halkalara ramazan ve Kurban bayramlarında yardım gönderilerek sadece kabile liderlerinin değil halkında kalpleri kazanılmak istenmiştir.

 

Osmanlı halifesi ilk cihat ilanını Ruslara karşı yapmış

Osmanlı Devleti'nde padişahların cihat ilan edildiği bilinmekle birlikte halifelik makamını kullanmadıkları bilinirdi. Osmanlı padişahı I. Abdülhamit vefat etmeden önce halife ünvanını kullanarak cihat ilan etmiştir. Abaza ve Çerkezlerin Rusya ile yapılacak savaşa katılmaları için hediye gönderilmiş fakat Abaza ve Çerkez liderler, halifenin çağrısına uymuşlar ve hediyeyi kabul etmemişlerdir. (Evamir-i Aliyye, 12 Şubat 1789)

 

Rusya'da Osmanlı'nın bu politikalarına karşı boş durmamış Kazakların desteğini sağlamak, onlarda hediye politikasını yürütmüşlerdir. (Christoph Witzenrath, Cossack and Russian Empire, London). Kazaklar dışında diğer Müslüman topluluklar hediye politikasını benimsememişler, Osmanlı'nın yanında olmayı ya da bağımsız kalmayı tercih etmişlerdir.

Tarık Yalçın-Dünya Bülteni

 


Yorum yapın