Sürgün & Soykırım

Çerkeslerin ve Çeçenlerin Sürgünü

Hemen hemen tüm Çerkes kabilelerinin kitlesel göçü , Ruslar tarafindan isgal edilmis birkac direnis noktasi haric Çerkes topraklarinin büyük bir bölümünde 1863 yilinin sonunda basladi.

Birkaç ay içinde yaklasik 500.000 Adige ve 120.000 Abhaz onlari almaya gelen Türk gemilerinin bulundugu deniz kiyisina gitmek üzere daglardaki köylerinden ayrildilar. Bununla birlikte bazi Çerkesler de Kuban ovalarinda onlar için ayrilmis olan topraklara gitmeyi kabul ettiler ama bunlar çok küçük bir azinligi teskil ediyordu*.

Bunlar arasinda bazi Abzeh aileler de vardi. General Evdomikov'dan son bir iyilik olarak gidis hazirliklarini tamamlamak üzere bir süre vermesini isteyen bu kabileye bu süre verildi ve kesin tarih 1 Subat 1864 olarak saptandi. Sürgünler iki ayri grupta toplandi. Bir grup Bielaya Nehri'nin iç tarafindaki Rus hatlarina dogru yol alirken , digeri Türkiye'ye göçmek için Taman Limani'na dogru yöneldi. Her iki grupta yaklasik 70.000 kisi vardi , oysa 20 yil önce Abzeh kabilesinin nufusu hemen hemen 150.000 di. Geri kalanlar savas veya salgin hastalik nedenleriyle ölmüstü.

Bu zaman içersinde onbinlerce kisilik Çerkes ve Abhaz gruplari Anapa , Novorossisk , Suhumkale ve Poti Limanlari'na aktilar ama ne yazik ki onlara verilen Türk gemilerinin sayisi çok azdi ve geri gelmeleri aylar sürecekti. Gemilerin geri dönmesini beklerken binlerce Çerkes acliktan , bir kismi da kendini göstermekte gecikmeyen salgin hastaliktan öldü.
Bazi sabirsiz liderler Türkiye'ye varmak için kabileleriyle birlikte Karadeniz'in dogusunda uzanan kiyi seridinden yola koyuldular. Aralarindan geçtikleri bölge halklarini rahatsiz etmemek için herbiri 1000er Çerkesistanlidan olusan gruplara ayrilmislardi. Aralarinda kadinlar , yaslilar , çocuklar da vardi ve yanlarinda sürüleri ve az miktarda esyalarini da götürüyorlardi.

Kafkasya'dan giden göçmenlerin toplam sayisi sadece 1864 yilinda 750.000'e ulasiyordu. Kalkis (Anapa , Suhumkule , Batum ve Poti) ve varis limanlarinda (Trabzon ve Samsun) Avrupali konsoloslar tarafindan tutulan , tek suçlari özgürlüklerini , geleneklerini ve kültürlerini korumayi istemek olan bu zavalli göçmenlerin acima ve dehset uyandiran durumlarini yansitiyordu.

Örgütlenmeden yer degistirdikleri için aralarindaki ölüm orani dev gibi bir rakama ulasiyordu. Bu yüzden 30.000'den fazla göçmen Trabzon'da ve bir o kadari da Samsun'da öldü. Türk kiyilarina varan her gemiden , yollarda veya kalkis limanlarina varmadan ölmüs olan ama ailelerin ayrilmak istemedikleri için yanlarinda getirdikleri çok sayida kadin , erkek , çocuk ve yaslinin cesetleri indiriliyordu.

Gürcistan askeri yolunun Daryal geçidinde yasayan Çeçenler ve Osetler arasinda bazi kabileler de Çerkeslerin örnegini izlemeye karar verdiler.

Göç etmeleri dogu Osetya'da Çeçenistan topraklarina yakin , Turlar Kabilesi'nde dogmus olan General Kundukov tarafindan örgütlendi.

Bu eski Çerlik görevlisi , Türkiye'de yazdigi anilarinda Ruslarin Çeçen halkina gözlerinin önünde nasil zulüm ve haksizlik yaptigini ve 1864'de Çeçenistan Askeri Bölgesi Komutanligi görevinden istifa edisini anlatir. Bu görevi 1860'da düzeni tesis ettikten sonra atanmisti.

O dönemde Ruslara karsi düsmanlik ve nefret özellikle hakarete ugrayan Çeçenler arasinda siddetlenmisti. (Yönetim her eve agir cezalar ve karsi gelene falaka cezasi gibi bedensel eziyetler uyguluyordu).

*Resmi tahminlere göre , geride kalanlar 16.000 Abzeh, 12.000 Bjedugh ve sadece 2500 Sapsig ile birkaç bin Çerkes ve Abhaz'dan ibarettir.
(Alexandre Grigoriantz--Kafkasya Halkları)


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan tarafsız bir internet portalıdır.