Makale

Kafkasya istiklâl ilânının kırkıncı yıldönümü münasebetiyle

Stalinin saltanat sürdüğü devirde Kafkasya bolşevizmin ilk ocaklarından biri olarak gösteriliyor ve bu işde önayak olanın da bizzat Staiin olduğu iddia edili­yordu. Stalin devrinde yazılan Komünist partisi tarihi bu iddialar üzerine, kurul­muştu. Kanlı diktatörün ölümünü takip eden He-stalinizasiyon devrinde şahsa tapma ve perestiş etme kültü yıkılırken, bu iddianın Staline ve Kafkasyaya taallûk eden cephesi de inkâr toplarının yaylım ateşi altında revizyona tâbi tutuldu. Sovyet tarihçilerinden Anna Pankratova ile L. P. Buşşin, kanlı diktatörün emriyle yazıl­mış olan Sovyetler Birliği Tarihi ileKomünist (bolşevik) Partisinin Kısa Tarihi'm tenkit eden müşterek eserlerinde bu hususta şunları belirttiler:

Kafkasyada M. İ. Kalinin, V. İ. Kurtanatovskiy ve başka Rus marksistlerinin inkılâpçı faaliyetlerini tebarüz ettireceğine, eser bütün dikkatini Stalinin faaliyeti üzerinde topladı. Böylelikle Rus ihtilâlcilerinin Kaf kasyadaki faaliyetleri ihmal edildi. Halbuki, Rusyanın bütün civar vilâyetlerinde olduğu gibi, Kafkasyada dahi sosyal-demokrat teşkilât ve grupları yalnız Rus sosyal-demokratla"inin-nüfuz ve tesirleri ile kurulup gelişebilmiştir. Bundan maada Kafkasya esasen kendisine atfolunduğu nispette bir rol oynamış da değildir.1

Stalin taraftarlariyle Hruşçev taraftarları arasındaki bu münakaşada, Kaf-kasyanın bolşevik ihtilâlindeki rolünü hiçe indiren Pankratova-Buşşin iddiası hakikatin ta kendisi olarak kabul edilebilir. Kafkasyanm sanayi merkezlerinde bolşevik temayüllü ilk marksist sosyal-demokrat teşkilâtı hangi tarihte ve kimler tarafından kurulmuşsa kurulsun, bu işde önayak olanın Kafkasyalı olmadığı ve olamayacağı bir hakikattir. Nitekim, bolşevizmin bir devlet sistemi halinde teşek­külünden ibaret olan sovyet rejimi de. Kafkasyaya kızılordunun süngüleri üzerinde getirilmiş ve bu istilâ kuvvetine istinaden dayanabilmektedir.

---------------------------------------------------

1 A. M. Pankratova ve L. P> Buşşin: Voprosı prepodavaniya istorii SSSR v sveie• reseniy XX-go syezda KPSS (Sovyetler Birliği Komünist Partisi XX. kurultayının kararları ışığında SSCB tarihinin tedrisi meseleleri), Moskova, 1956; Bir de bak: V pomosç uçiielyıınekotorıye voprosı prepodavaniya istorii SSSR v şkole (Öğretmenlere yardım — SSCB tarihinin mektepte tedrisine dair bazı meseleler), Uçilelskaya Caıseta, Moskova, 22. 9.1956.

3

Bolşevizmin Kafkasyaya müsellâh ordular halinde ve süngü üzerinde girmiş olması ve yerli Kafkasyalı milletler t tarafından elde silâh olarak karşılanmış bulunması artık, münakaşa kabul etmeyecek tarihî bir hakikattir. Daha evvel Bolşevikler Petrograd'dageçici demokrat Rusya hükümetini devirip, kurucular meclisini de dağıttıktan sonra, devlet hâkimiyetini gasbederken, Kaf kasyanın eski medeniyete malik dört tarihî milleti (Şimalî-Kafkasya, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan) tarafından bolşevizme ve sovyetizme tamamile zıt — hürriyet ve demokrasi sistemi üzerine kurulu, müstakil millî cumhuriyetler ilân edilmiş olması, Kafkasyanın tarihî gelişme yolu ve millî ideolojisiyle Lenin'in kumanda ettiği Petrograd proletaryasının Ekim ihtilâli arasında ne kadar derin uçurumlar mevcut olduğunu göstermekte idi.

Kafkasyanın bu tarihî gelişme yolu ve millî ideolojisiyle, bugün teşevvüş halinde bulunan Yakın ve Orta Doğunun sükûn ve istikrarı arasında dahi çok yakın bir münasebet bulunduğu meydandadır. Esasen coğrafya, medeniyet ve din bakımından Akdeniz' milletleri camiasına mensup bulunan Kafkasyanın tarihî mukadderatını Yakmdoğunun tarihî mukadderatı haricinde mütalaa etmek imkânsızdır.

Semadan ilk ateşi çalıp insanlara getiren esatiri Promethe'nin yurdu bulunan Kafkasya, kadim yunan ve daha evvelki Sümer-akad ve Hitit dünyasiyle maddî ve manevî bağlılık halinde bulunduğu gibi, Büyük İskenderden, Roma, Bizans, İran, Arap ve Türk yayılışları çağlarına kadar, Küçük Asya ve İran platosu üzerinde ve Dicle, Fırat ve Akdeniz kıyılarında cereyan eden tarihî hareketler haricinde kakmamış, kendi toprakları üzerinde cereyan eden rekabetler esnasında kuzeyle güney arasında daima muvazene teminine çalışmış ve bu muvazenede kendi müstakil varlığını korumasını bilmiştir. Bu muvazenenin bozulmasından Kafkasya her zaman mutazarrır, temininden ise müstefit olmuştur.

Aşağıdaki satırlarda, bundan kırk yıl evvel, yâni Rusya çarlığının devrildiği ve bolşevizmin huruç ettiği günlerde Kafkasya millî ideolojisinin kendine has tarihî yol üzerinde nasıl gelişmeye başladığı ve bolşevizmin yerleşmesine müsait olmayan bir hürriyet havası içinde bu tarihî gelişmenin ana merhaleleri gösterile­cektir.

Bundan kırk yıl evvel müstakil demokratik Kafkasya, yalnız sömürgelikten çıkmakla kalmamış, belki aynı zamanda Yakın ve Orta Doğuya karşı askerî bir hareket üssü halinden de kurtularak, yakın komşulariyle bütün dünya için bir barış ve güvenlik âmili haline gelmişti.

Şubat 1917 inkılâbından sonra Kafkasya

Çarlık Rusyayı kısa ve kestirme yoldan sıcak ve açık denizlere çıkaracak olan ve asırlarca süren tarihî Kafkasya muharebelerinin sona erdiği tarihten 58-53 yıl sonra Şubat (12 Mart) 1917 de, Rusyada büyük bir ihtilâl kopmuş ve 300 yıllık Romanof hanedanı devrilip tarihe karışmıştı.

58-53 yıl dedik, çünkü Kafkasyanın büyük ve kahraman mücahidi İmam Şamil bu hâdiseden 58 yıl evvel, 1859 yılında 25 yıllık bir mukavemetten sonra silâhını bırakmak zorunda kalmış ve teslim olmuştu. Ondan sonra mukavemet-

4

lerinde devam eden Batı Kafkasya Çerkesleri 1864 yılına kadar çarpışmışlardı. Daha evvel, Şimalî-Kafkasyayı ikiye ayırarak, Gürcistanı himaye bahanesiyle, Daryal geçidinden Güney Kafkasyaya geçen Rusya, 1783 muahedesi gereğince, Gürcistanı ilhak etmiş ve buradan batıya, güneylere ve doğuya yayılmağa başlamış ti.1803 den 1828 yılma kadar süren Azerbaycan harpleri esnasında, Gence, Karabağ, Seki, Şirvan, Baku, Küba, Talış, Erivan, Nahçivan, Kazak, Şemsedil ve Car-İlisu gibi muhtelif hanlık ve sultanlıklar halinde bulunan Azerbaycan müteferrik halde olsa da şiddetle mukavemet göstermişti. Gence ile Car-İlisu 1804 de, Seki, Şirvan ve Karabağ 1805 de, Baku ve Kuha 1806 da, Talış 1813 de, Erivan ve Nahçivan 1828 de, Kazak ve Şemsedil ise daha evvel, Gürcistanla beraber, zapt ve işgal edilmişti,

Kafkasya harplerini, milyonlarca günahsız insanın katliâmından ibaret olan, Çerkeslerin muhaceret ve sürgünü takip etmişti. Akisleri henüz devam eden bu harp ve muhaceretlerin acı hatıraları canlı olarak yaşadığı bir zamanda vukubulan büyük ihtilâl esnasında bütün dünya j ile beraber Kafkasya dahi birinci cihan harbinin en kanlı günlerini yaşamakta idi. İran ve Doğu Anadolu Rus ordu­larının işgali altında bulunuyordu. Rusyanm askerî üssünden ibaret olan Kafkasya cephe gerisini teşkil ediyordu.

Muhtelif ırk, dil, milliyet, din, mezhep ve medeniyet zümrelerini içine alan Kafkasya için, olgunluk imtihanı başlamıştı. İdarî bakımdan bir çar naipliği teşkil eden Kafkasyanın başında çarın amucası grandük Nikolay Nikolayeviç durmakta idi. İhtilâl üzerine onun yerini Petrograd'da kurulan geçici hükümetin tayin ettiği özel bir komite işgal edecekti. 9 (22) martta Rusya Devlet Duma (parla­mento) sındaki Kafkasyalı mebuslardan teşekkül eden özel komitede reislik Rus­lardan Harlamov'da olup, Azerbaycanı Mehmet Yusuf Caferzade, Ermenileri Papacanov, Gürcüleri de Çhenkeli temsil etmekte idi. Kuzey Kafkasya ayrı bir seçim ve idarî bölgeye alınmıştı (Kazaklarla birlikte Güney-Doğu birliğine dahildi). Merkezi takiben vilâyet, kaza ve nahiyelerde de vali, kaymakam ve nahiye müdürleri, yerine özel idarî komisyonlar kurulmuş ve böylelikle her millet kendi topraklarını bilfiil, idareye başlamıştı. Bundan, vali ve belediye reisi olmak hak­kından mahrum bulunan Azerbaycanlılarla Kuzey Kafkasyalıların kazancı büyük­tü. Bunlar, nüfusunun ekseriyeti kendilerinden olan bir şehrin belediye meclisinde bile reyin ekseriyetine sahip olamazlardı.

Mahallerde belediyelerden, mülkî ve idarî makamlardan başka, maliye, iktisat, zabıta ve adliye teşkilâtı da yerli milletlerin eline geçmiş ve bunların üstünde her millete mahsus mahallî ve merkezî millî komite ve millî şuralar kurulmuştu. Bu komite ve, şuralarda bütün partiler iştirak ediyordu.   .

Devlet Duması mebuslarından müteşekkil «Özel komite» bir de, Güney Kafkasya için, özel bir seçim komitesi kurmuş ve bu komiteye bütün milletlerin ve siyasî partilerin mümessillerini davet etmişti. Kadın ve erkek bütün vatandaş­ların iştirakile, hür, müsavî, müstakim (doğrudan doğruya-bir dereceli), gizli ve mütenasip seçim prensipine dayanan umumî seçimlerde Azerbaycanda, Millî Azerbaycan «Müsavat» Halk Partisi, Gürcistanda, Gürcistan Sosyal-Demokrat (Menşevik) Partisi,  Ermenilerle meskûn yerlerde İhtilâlci-Sosyalist  «Daşnak-

5

 

sütun» Partisi ve Güney-Doğu seçim bölgesine giren Kuzey Kafkasyada bu memleketin millî partileri kazanmışlardı. Seçimin bolşeviklerin hurucundan sonra cereyan etmesine rağmen adı geçen millî bölge ve toplulukların hiç birinde komünistler rey kazanamamışlardı. İşçi mümessillerinden ibaret" ihtilâl meclisleri bile Baku gibi işçi merkezinde « Müsavat çıların», Tifliste ise Gürcü menşeviklerinin eline geçmişti. Kafkasyalı mebuslar Petrograd'da toplanması tasavvur olunan kurucular meclisine gidecek ve milletlerinin hürriyet ve istiklâl hakkını kanunî ve meşru yollarla müdafaa edeceklerdi. Bu hususta Rusya imparatorluğu dahilinde yaşayan Türk ve müslümanlarm millî devlet kurmak hakkında, Mayıs 1917 de aldıkları kararlar için, DERGİ nin 9 uncu sayısındaki Rusya İhtilâlinde Türkler makalemize ve bu makaledeki kaynaklara bakılabilir.2

Geçici Güney Kafkasya Hükümeti

Eski takvime göre 25 Ekim (yeni «takvime göre 7 Kasım) 1917 de, Rusyayl harp harici etmek karşılığı, Almanyanın maddî ve manevî yardımını gören bolşe-vikler Kerenski'nin geçici hükümetini devirip hâkimiyeti gaspettiler.3 Geçici hükümete karşı demagojilerinde kurucular meclisinin geciktirildiğini daima ileri süren bolşevikler ilk günlerde seçimleri menedememişlerdi. Harbe nihayet veril­mesi, köylüye toprak, işçilere fabrikaları ve milletlere istiklâl vaadetmekle seçim­leri kazanabileceklerini de hesaba katmışlardı. Diğer taraftan hâkimiyet yalnız Petrograd'da ellerine geçmişti. Bütün bu mülâhazalarla siyasî partilerin seçime iştiraklerine tahammül etmişlerdi.

Siyasî partiler, bolşeviklerin hâkimiyeti gaspettiklerinden on gün sonra liste-lerini ve siyasî beyannamelerini ilân ettiler. 25 Kasımda seçimlerin neticesi belli olmuştu: 710 milletvekili arasında yalnız 176 bolşevik vardı. Böyle.bir durum karşısında bolşeviklerin kararı, Ocak 1918 de toplanan kurucular meclisini dağıt­mak suretile tezahür edecektir.

Geçici hükümetin dağılması, bolşeviklerin hâkimiyeti gasp etmeleri ve seçime başlanması üzerine geçici hükümetin Kafkasyadaki mümessili bulunan «Özel komite »nin vazifeleri de nihayete ermiş oluyordu. Zaten bu komite daha seçim günlerinde istifasını vermişti. Bu suretle Rusya ile Kafkasyamn ilgisi resmen kesilmiş sayılırdı. Onun yerini, geçici bir Kafkasya hükümeti işgal edecektir. Bu hükümetin kurulması için, muvakkaten- vazifesinde devam eden Özel komitenin teşebbüsüyle, 24 Kasımda Tifüste büyük bir müşavere toplandı. Müşavereye inkılâptan sonra teşekkül eden mülkî ve idarî bütün milli ve mahallî müesseselerle siyasî partiler, Özel komite ve belediye azalarından başka işçi sendikalariyle köylü birliği mümessilleri ve Kafkasya cephesindeki ordu vekilleri ve başkumandan iştirak ediyordu. Dört gün sonra nihayete eren müşaverede teşekkül eden geçici hükümete Azerbaycanlılardan: Fethaü Han Hoylu (Maarif nezareti vekili), Meh­met Yusuf Caferzade (Ticaret ve Sanayî nezareti vekili), Hüdadat Bey Meük

-------------------------------

2 Mirza Bala: Rusya ihtilâlinde Türkler, DERGİ, Münih, 1957, No 9, s. 3—16. (Bilhassa 10—16 sahifekıdeki kaynaklar).

3Tafsilât için bak: Mirza Bala: Sovyet rejiminin kırkına yıldönümünde, DERGİ, Münih, 1957, No 11, s. 4—7 (Avrıca bak: Dh W*lt,Hamburg, 7. 11. 19571

6

Arslanlı (Yollar nezareti vekili) ve Haül Bey Hasmehmetü (Kontrol nezareti vekiü); Gürcülerden: Gegeçkori (geçici hükümetin reisi), Çhenkeli (Dahiliye nezareti vekiü) ve Meshişvili (Adliye nezareti vekiü); Ermenilerden: Karçikyan (Maüye nezareti vekiü), Ter-Gazaryan (Erzak nezareti vekiü) ve Agacanyan (Sıhhiye nezareti vekiü); Ruslardan: Donskoy (Harbiye ve Bahriye nezareti vekili) ve Neruçev (Ziraat nezareti vekiü).4

Hükümet miüiyet değil, parti prensibi üzerine kurulmuş olmakla beraber milüyetleri nazarda tutmuştu. «Nezaret vekiü» unvanlarından da anlaşılacağı veçhile hükümet mevcut olmayan demokrat Rusya hükümetini temsil edecek ve sırf dahili işlerle meşgul bulunacaktı. Kabul olunan deklârasyonda bu hususta sarahat vardı.5.

Sadece «Komisariat» adını taşıyan bu geçici hükümet âzalarının imzalarını taşıyan bir beyannamede deniliyordu ki:

... Bütün sosyaüst ve demokratik parti ve teşekküllerin kendi aralarında anlaş­maları neticesinde bir hükümet kurulmuştur. Bu hükümet Umumî Rusya Kurucular Meclisi toplanmcaya kadar iktidarda kalacaktır. Şayet, Rusya hakayikinin cereyanı neticesinde bunun (kurucular meclisinin) toplanması mümkün olmazsa, bu hükümet Maveray-i Kafkasyadan ve Kafkasya cephesinden seçilen kurucular meclisi âzalarının içtimama kadar iş başında kalabilecektir.-Rusya ihtilâünce ilân edilmiş bulunan ve milletlerin kendi mukadderatlarını bizzat kendilerinin tayin etmek selâhiyetine malik bulunduklarını ihtiva eden prensibe sadık kalan Maveray-i Kafkasya Komisariatı, Maveray-i Kafkasyada milüyet meselesinin çabuk ve âdilâne bir surette halledilmesi yolunda çalışacaktır... Maveray-i Kafkasya Komisariatı beklemeden sulh akte-dilmesi yolunda en enerjik tedbirler ittihaz edecektir . . .6

Milliyet meselesi ve Maveray-i Kafkasyadaki milletlerin yayılma sahaları ile millî hudutlarını tayin ve tespit etmek ve seçimleri tamamlamak gibi ana meseleler başta olmak üzere sırf mahallî problemlerle meşgul olmak için teşekkül eden geçici hükümet, beyannamedeki son meseleden işe başlamak zorunda kalmıştı. Türkiye mütareke akdetmek istiyordu. Cepheden gelen haberlere göre cephe cepheliğini çoktan kaybetmişti; Rus askerleri harp etmek istemiyor, bir kısmı cepheyi terk ederek eve dönmek üzere yola çıkmıştı. 1917 de cephe terk edenlerin sayısı 128 bini bulmuştu. Cephede kalanlar da kendi başlarına Türklerle barışmış­lardı. Bütün bunları nazara alan Maveray-i Kafkasya geçici hükümeti Türklerin mütareke teklifini hemen ele aldı ve tahakkukuna çalıştı.7

Sulh uğrunda sarfedilen gayretler

Maveray-i Kafkasya geçici hükümetinin karariyle Türkiye cephesindeki Rus orduları başkumandanı general Prjevalskiy Türkiye 3. ordu kumandanı ferik Vehib Paşaya hitaben gönderdiği cevabî mektubunda mütareke teküfini kabul ettiğini ve bu iş için her iki tarafın mümessillerinden müteşekkil bir komisyon

-----------------------------------------

4Maveray-i Kafkasya ile Güsrcistamn harici siyasetine ait vesikalar ve materyallar (rusça), Tiflis,1919, s. 8.

5Golos Kraevogo Soveta gazetesi, Tiflis, 1917, No 126.

6Maveray-i Kafkasya ile Gürcistanın harici siyasetine ait vesikalar ve materyallar, vesika No 7.

7Aynı eser, vesika No 8 ve No 9.

7

kurulmasının münasip olacağını bildirdi.*5 (18) Aralık 1917 de Erzincanda Türk ve Rus orduları arasında mütareke imzalandı.

Mütareke imzalandıktan sonra Vehib Paşanın Rus ordu kumandanı general Odişelidze'ye gönderdiği mektuptan anlaşıldığına göre mütareke müzakereleri esnasında komisyon reisi general Vişinskiy, Kafkasya ordusunun müstakil Kaf­kasya hükümeti namına müzakereye giriştiğini söylemiştir. Vehib Paşa, baş­kumandan vekili Enver Paşaya gönderdiği raporunda bu ciheti de tebarüz ettir­diğinden, Enver Paşadan, «müstakil Kafkasya hükümetiyle ne suretle münasebet tesisi mümkün olabileceği ve her iki taraf arasında sulh tesisi için müstakil Kaf­kasya hükümetinin ne gibi tasavvurları olduğunun öğrenilmesi» hakkında bir talimat almıştır. Enver Paşa «müstakil Kafkasya hükümetinin merkezine» bir heyet göndermek tasavvurunda olduğunu ve tekliflerinin «müstakil Kafkasya hükümetine bildirilmesini» ve cevaba muntazır bulunduğunu dahi ilâve etmek­tedir.8

4 (17) Ocak 1918 tarihinde bolşevik nüfuzu haricinde bulunan İşçi, Köylü ve Asker Mümessilleri Şurasının Kafkasya Ülke Komitesi Maveray-i Kafkasya geçici hükümetinin Enver Paşanın teklifi hakkındaki izahatını dinledikten sonra, Türkiyeye verilmek üzere bir «cevap projesi» kabul etmiştir. Bu projede deni­liyor ki:

Rusya demokrasisince kabul edilecek bir sulh akdine taraftar olmakla beraber, Rusya cumhuriyetinin bir kısmını teşkil ettiğimizi gözönünde tutarak, henüz toplan­mış bulunan kurucular meclisinden icabeden müsaadeyi aldıktan sonra sulh müza­kerelerine girişebileceğimizi berayi malûmat bildiririz; sulh hakkındaki teklifinizin ilk sırada müzakere edilmesi için gündemin başına koymaları hakkında kurucular meclisine hareket üzere bulunan mebuslarımıza talimat verilmiştir. Alınacak cevap size hemen bildirilecektir.9

Ertesi günü İşçi, Köylü ve Asker Mümessillerinin Kafkasya Ülke Merkezi tarafından alınan kararı müzakere eden Maveray-i Kafkasya Komisariatı (geçici hükümeti), Türkiyeye verilecek cevabı şimdilik tehir etmeyi daha münasip gör­müştü. Ülke merkezinin karar altına aldığı cevap projesinde yaptığı şu ilâve dahi dikkate şayandır:

Bununla beraber, Ülke merkezi Maveray-i Kafkasya Komisariatına (geçici hükümetine), Halk komiserleri (bolşevik hükümeti) de dahil olmak üzere, Rusyada kurulan bütün hükümetlerle müzakereye girişmeyi teklif eder.10

Halbuki, «Halk komiserleri» toplanmış bulunan kurucular meclisini kovmuş (18. 1. 1918) ve Almanya ve müttefikleri ile Brest-Litovsk'da münferit sulh müza­kerelerine başlamış bulunuyordu. Maveray-i' Kafkasya Komisariatmm (geçici hükümetinin) Türkiyeye verilecek cevabı tehir eden kararı pek yerinde ihtiyatî bir tedbir olmuştu. Kurucular meclisinin dağıtılmasından sonra Maveray-i Kafkasya Komisariatı (geçici hükümeti) millî şuraların da iştirak ettiği geniş bir toplan­tısında sulh akdi meselesinde Maveray-i Kafkasya kadar ilgili bulunan ve sabık Rusya arazisi üzerinde kurulmuş diğer hükümetlerden yalnız Ukrayna ile «Güney-

--------------------------------------------------

8Aynı eser, vesika No 15.

9Aynı eser, vesika No 16.
10 Apti eser, vesika No 18.

8

Doğu Birliği »ne dahil hükümetleri11 davet etmeğe ve onlarla birlikte Türkiye ile sulh müzakerelerine başlamağa karar verdi. Vâki olan müracaatlardan cevap alınıncaya kadar Türkiyeden üç günlük mühlet istendi.

Maamafih müracaatlardan hiç bir cevap alınmadı. Bu böyle olmakla beraber Vehib Paşanın ikinci bir mektubu Kafkasya için yeni imkânlar yaratıyordu.

3 (16) Ocak 1918 tarihinde yazılıp Tifüste 1 (14) Şubatta alman bu mektubunda Vehib Paşa Kafkasya hükümetini Brest-Litovsk konferansına davet ediyor ve bu konferansta Kafkasya istiklâlinin tanınacağını da temin ediyordu.12

Bolşeviklerle yanyana oturmayı kabul etmeyen Maveray-i Kafkasya Komi­sariatı' (geçici hükümeti) Türkiye ile doğrudan doğruya sulh müzakerelerine başlamağa karar verdi. Bunun için Maveray-i Kafkasya milletleri tarafından demo­kratik seçim prensipleri üzerine seçilmiş ve kurucular meclisine gidemeyen millet vekillerini davet edip selâhiyetini onlara devretmeğe karar verdi. Millet vekille­rinin teşkil ettikleri Seym meclisi ve bu meclisin kurduğu selâhiyetli hükümeti tarafından Türkiye ile Trabzonda ve Batumda tarihî müzakereler başlayacak ve bu müzakere neticesinde Maveray-i Kafkasya istiklâlini ilân edecektir.

Biz bu bahse girişmeden evvel.bolşeviklerin bu aralık giriştikleri ve akim kalan bozguncu hareketleri üzerinde biraz durmak isterdik.

Kafkasyayı Sovyetleştirme teşebbüsleri

Lenin 18 Aralık 1917 de Stepan Şaumyan'ı Kafkasya fevkalâde komiserliğine tayin etti. Bu komiserin vazifesini dürüst tayin.etmek için «Halk komiserleri» heyeti reisi sıfatile bizzat Lenin ve milletler komiseri sıfatile Stalin 13 sayılı bir dekret (kararname) imzalamışlardı. Dekret'de deniliyordu ki:

Halk, komiserleri heyeti, Rus ordusunun işgali altında bulunan Türkiye Ermenis-tanmdaki Ermeni halkının tam istiklâl ilân etmek derecesine kadar tayini mukad­derat hakkını müdafaa edeceğini bütün Ermeni halkına ilân eder.

Halk komiserleri heyeti bu hakkın tahakkuku için, bütün Ermeni halkının serbest reyle millî iradesi tespit edilinceye kadar, bir takım yardımcı tedbirlere baş vurmayı lâzım buluyor ve bu tedbirlerden olmak üzere şunları karar altına alıyor:

  1. Türkiye Ermenistanını işgal eden Rus orduları derhal çıkarılıp o bölgede şahsî emniyet ve umumî intizamı temin için Ermeni halk milis kuvvetleri teşkil olunmalıdır.

2.Türkiye bayrağına ihanet ederek düşman tarafına geçen Ermenilerle başka memleketlerde yaşayan muhacir Ermenilerin maniasız olarak Türkiye Ermenistanına geri dönmeleri temin edilmelidir.

  1. «Umumî harp esnasında Türkiye hükümeti tarafından zorla memleketin iç vilâyetlerine sürülen Ermenilerin maniasız Türkiye Ermenistanına getirilmeleri temin edilmelidir. Halk komiserleri gelecekte Türkiye ile yürütülecek sulh müza­kerelerinde bu mesele üzerinde ısrar edecektir.

11Güney-Doğu Birliğine: Dağıstan ve Kuzey Kafkasya, Don, Kuban ve Astrahan hükümetleri dahildi.

12Maveray-i Kafkasya ve Gürcistanm harici siyasetine ait vesikalar ve materyallar, vesika No 34 (Vehib Paşanın mektubu). 9

  1. Demokratik esaslar dahilinde seçilecek olan Ermeni Halk komiserleri heyeti ile Ermeni komitesi Türkiye Ermenistanının geçici idaresini teşkil etmelidir.

Birinci ve ikinci maddelerdeki kararların hayata geçirilmesi için Türkiye Ermenistanı halkına her türlü yardımda bulunmak ve Türkiye Ermenistanındaki Rus ordus­unu çıkarmak maksadile mahallî komisyonlar vücude getirmek gibi vazifelerle Kafkasya işleri fevkalâde muvakkat komiseri Stepan Şaumyan vazifelendirilmektedir.

Not: Türkiye Ermenistanının coğrafî hudutları, Ermeni halkının demokratik esaslar dahilinde seçeceği mümessilleri tarafından, komşu memleketlerle müna­kaşalı bölgelerin müslüman ve diğer ahalisi ile anlaşmak suretile, Kafkasya fev­kalâde komiserinin iştirakile tespit edilecektir.

Halk komiserleri heyeti reisi:

Ulyanov-Lenin Milletler komiseri: CngaşviU-Stalin.13

Kafkasyayı esarette tutmak mukabilinde Türkiye hesabına Ermeni davasının hâmisi kesilen bolşevikler, Türkiye ile müzakere esnasında bu mesele üzerinde ısrar edeceklerini vaadettikleri halde, Brest-Litovsk konferansında bütün «Tür­kiye Ermenistanile» beraber Kars, Ardahan ve Batumun da iadesine karar ver­mişlerdi. Ermenilerin teveccühünü kazanmak suretile Kafkasyalı milletler arasına ayrılık-gayrılık sokmak gayesini güden bolşevik taktiği aslında bir provokasyon­dan ibaretti. Asıl gaye Kafkasyayı sovyetleştirmek suretile Sovyetlerden ayrıl­masına mani olmak ve bir sömürge olarak kullanmakta devam etmek idi.

22 Ocak 1918 de Tiflise gelen Şaumyan «bütün Sovyetlere» hitaben şu nutku irat etmişti:

Halk komiserleri şurası, Kafkasyada sovyet hükümeti kuruluncaya kadar beni geçici bir zaman için, Kafkasya fevkalâde komiserliğine tayin etmiştir. Kafkasyada sovyet hükümeti geciktirilmeksizin kurulmalıdır. İnkılâp işleri bugün .Rusyanm hiçbir yerinde Kafkasyada olduğu kadar tehlike altında değildir. Bizi felâketten kur­taracak yegâne yol — Sovyetlerin işçi ve köylü cumhuriyetidir. Kafkasya uçurum kenarındadır. Burada ihtilâl aleyhtarlığına nihayet verebilecek işçi-köylü cumhuri­yetini kurmak suretile onu kurtarabiliriz.14

Şaumyanın bu hitabesi çıkar çıkmaz Maveray-i Kafkasya Komisariatı (geçici hükümeti) ona 24 saatte memleketi terk etmesini emretti. Hapisten kurtulmak için firarı faydalı bulan Şaumyan kâtibi Kuznetsov ile birlikte kayboldu. Yarım milyon ordunun harp ettiği cephe gerisini teşkil eden Maveray-i Kafkasya ve onun Tifüs ve Baku gibi merkezleri cephelerden dönenlerle dolmuştu. Tifüste 120 binlik bir garnizon vardı. Bakûye Kafkasya ve İran cephelerinden dönenlerle garp cephe­sinden gelenler dolmuştu. Cepheyi terk etmelerini propaganda eden bolşevikler askerlere eve dağılmalarını asla tavsiye etmiyor, silâhlarını burjuva ve kapitalist­lere çevirmelerini telkin ediyorlardı. Cepheden dönen askerlere Kafkasyadaki ihtilâl düşmanlarının yuvalarını dağıtmalarını tavsiye ve onları tahrik ve teşvik etmekte idiler.15

----------------------------------------------------------------------

13 İffi ve Asker Şurası Haberleri gazetesi (rusça), 3. 11. 1918, No 1 (Türkçe tercümesi için bak: Mirza Bala: Azerbaycan Milli Harekeli,Berlin, 1938, s. 128—129).

14Kavkazskiy Vestnik Sovela Narodmh Komissarav, Tiflis, 13. 2. 1918.

15 Bolşeviklerin organı olan Karkazskiy Raboci gazetesine bakılsın, Tiflis. 1917, No 21.

10

Gayeleri başlıca olarak cephelerden dönen maneviyatı bozuk askerlere istina­den Kafkasyada sovyet rejimi tesis etmek idi'. Fakat Şaumyan buna Tifüste muvaf­fak olamamıştı. Bilâhare (mart nihayetinde) aynı kuvvetlere istinaden Bakûde kanlı bir katÜâmdan sonra kurmağa muvaffak olacağı sovyet rejimi de dört aydan fazla yaşayamayacak ve Azerbaycan milü kuvvetleri karşısında sukut edecektir.

Maveray-i Kafkasy Seymi

Rusyada artık ne eski Duma (parlamento), ne onun kurduğu muvakkat hükü­met ve ne de milletin serbest bir surette seçmiş olduğu kurucular meclisi yardı. Dumadaki Kafkasyalı millet vekillerinden müteşekkil «Özel komite» muvakkat hükümeti temsil ediyordu. Onun sukutu üzerine kurulan geçici hükümet (Komi-sariat) kurucular mecüsinin teşkil edeceği hükümet namına hareket ediyordu. Bu müessesenin ortadan kalkması üzerine Kafkasyaya yeni bir çıkar yol bulmak icap ediyordu. Bu maksatla geçici Maveray-i Kafkasya hükümeti 23 Ocak 1918 de Maveray-i Kafkasyadan seçilmiş millet vekillerini toplantıya davet etti. 26 mil­let vekilinin katıldığı bu toplantıda Maveray-i Kafkasyadan seçilmiş millet vekil­lerinden mürekkep teşriî selâhiyete maük bir millet mecüsi (Seym) davet etmeğe karar verilmiştir. Bu maksatla seçmen haddinin her siyasî parti için üç defa azaltıl­ması, yâni her 60 binin bir millet vekiü seçmesi yerine her 20 binin bir millet vekili seçmesi münasip görülmüştür. Bu suretle tahminen 100 kişilik bir millet meclisi toplanacaktı. Meclisin toplanma tarihi 23 şubat olarak tayin edilmiştir.16 Seymin bu ilk içtimamda geçici hükümet istifasını vermiştir. Seym, yeni hükü­met kuruluncaya kadar iş başında kalmasını rica etmiş ve ikinci toplantı 1 mart tarihine tayin edilmiştir. Bu toplantıda bütün partiler deklârasyonlarını ilân et­mişlerdi. Bunlar arasında Azerbaycanm ve bütün Kaf kasyanm istikbaü ve istiklâü bakımından en karakteristik olanı Millî Azerbaycan «Müsavat »Halk Partisiyle tarafsız demokrat grupun müşterek beyannamesi olduğundan bu.tarihî vesikayı ayniyle aşağıya alıyoruz: S"J

.. . Çok muztarip bir memleketin üzerinden, asırlardanberi devam eden istip-dadı deviren 1917 nci yılın büyük Rusya inkılâbı, inkılâpçı proletaryanın ve köy­lünün hürriyetleri ile birlikte demokratik bir cumhuriyet kurmak ve esir milletlerin millî-territorial ve millî-kültürel esası üzerine kurulu tayini mukadderat haklarını tanımak suretile kemale erecekti. Velikorus olmayan bütün milletlerin ve bütün emekçi halk kitlesinin istedikleri bu idi. Fakat Rusya hakikati, inkılâbın bu nimet­lerini elde edilmesi zor bir sey haline getirdi ve her türlü tezatlar ve beklenilmez hâdiseler memleketi, anarşi ve vatandaş harbi ateşiyle istilâ olundu. İnkılâbı idare edenlerin beceriksiz taktikleri ve günün meselelerini anlayamamaları, memleketi felâkete sürükledi.

Ayrı ayrı milletlerin Rusya inkılâbının başında duranlara olan ümitleri boşa çıktı. Merkeziyet prensibinin iflâs ettiği ve'gayrı hayati olduğu anlaşıldı. Haliha­zırda, Rusya cumhuriyetinin vaziyetinde vücude gelen keskin ve derin değişiklik­lerin bir neticesi olmak üzere, memleket fırtınalı anarşi denizi ortasında ümitsiz bir halde çalkalanırken ve ayrı ayrı milletler «Ne yapmalı?» gibi dehşet veren sorular karşısında bulundukları bir zamanda, bayrağımızda çizilmiş olan içtimaî-siyasî prensipleri tahakkuk ettirmeğe çalışan bizler ilân ediyoruz ki:
---------------------------------------

16 Maveray-i Kafkasya ve Giirtistanın harici siyasetine ait vesikalar, s. 200.

11

Biz, halihazırda, Maveray-i Kafkasya Seymini, bu kritik zamanda, ülkemizin mukadderatını idare etmeğe ve en hasta siyasî ve umumî içtimaî meselelerimizi halletmeğe selâhiyettar bir müessese telâkki etmeyi mümkün addediyoruz. Biz bu­günkü Seyme, beslediğimiz bütün arzularımızı ve ülkemizin bütün ana dâvalarını halledecek bir kurucular meclisine bakar gibi bakıyoruz. Bizce halledilmesi lâzım gelen meseleler, harbi ve onun korkunç neticelerini bitirmekten, toprak, milliyet, işçi ve sair meseleleri halletmekten ibarettir. Bizim kanaatımıza göre Seym her şey­den evvel sulh meselesiyle meşgul olmalıdır. Çünkü sulh ve toprak meselesini de ve diğer içtimaî ve millî meselelerin de hallinde «Conditio sine qua non» dur. Umumî sulhun ateşin taraftarı olan bizler, en yakın bir sulh akdini, milletlerin tayini muka­dderat hakkına dayanan ilhaksız ve tazminatsız demokratik bir sulh akdini talep edeceğiz. Sulh müzakeratına devam etmekle beraber, bizce Seym aynı zamanda toprak meselesinin halli ile dahi meşgul olmalıdır ve toprak, üzerinde çalışan halkın bedelsiz olarak mülkiyetine verilmelidir (sürekli alkışlar). Toprak mülkiyetinin azamî hududu tayin olunmalıdır.

Milliyet meselesine gelince, kimsenin hakkına tecavüz etmeden ve tarihî kom­şularımızla tam bir dostluk ve iyi komşuluk yaparak, millî dileklerimizin gerçekleş­mesine çalışacağız ve bu yolda hiçbir fedakârlığı esirgemeyeceğiz.17

«Müsavat» ve tarafsız demokrat grup namına Dr. Hasan Bey Ağaoğlu tara­fından okunan ve alkışlarla karşılanan bu deklârasyon bilhassa Azerbaycanda hâkim fikir ve zihniyeti tamamile ifade etmekte idi.

 

Kafkasya istiklâlinin ilân edilmesi

Maveray-i Kafkasya Seymi ve hükümeti teşekkül edip faaliyete geçtiği sıra­larda Sovyet Rusya Almanya ve müttefikleriyle Brest-Litovskda münferit sulh akdetmiş ve Kars, Ardahan ve Batumdan ibaret üç sancağı Türkiyeje iade etmiş bulunuyordu. Bu durum karşısında daha evvel, 1914 hudutları d'aKilinde sulh akdetmeğe karar vermiş bulunan Seym ve hükümeti bir çıkmaza giriyordu. Türkiye ise Brest-Litovsk muahedesine dayanarak Rus ordusunun terk ettiği yerleri işgal ediyor ve üç sancağın da tahliyesini istiyordu. Bundan başka Türkiye « sulhun Kafkasya namına kimler tarafından imza edileceğini» soruyordu ve sulh müzakeratı ile mükellef Maveray-i Kafkasya heyetine şöyle bir sual tevcih edil­mişti :

Osmanlı heyeti, Maveray-i Kafkasya heyetinden, Maveray-i Kafkasya Cum­huriyetinin mahiyeti, şekli, siyasî ve idarî teşkilâtı hakkında sarih malûmat veril­mesini rica eder ve bir devletin teşekkülü için devletler hukukunun talep ettiği şartlara riayet edilip edilmediğini bilmek ister.

Maveray-i Kafkasya heyeti 16 (3) mart tarihli cevabında bolşeviklerin huru­cundan sonra Maveray-i Kafkasyanm fiilen müstakil bir devlet halinde idare edildiğini kaydediyordu. Bu cevap Türkiye murahhas heyetini tatmin edememişti. Türkiye murahhas heyeti verdiği cevapta müstakil bir devlet olmak için başka devletler tarafından dahi tanınmak icap ettiğini ileri sürüyor ve Maveray-i Kaf­kasyanm Rusyanm bir cüz'i olduğuna dair Tiflisin 23 Ocak 1918 tarihli mek-

17 Maveray-i Kafkasya Seyminin mazbataları (rusça), Tiflis, 1918 (Türkçe için bak: Mirza Bala, aynı eser,

12

tubuna işaret ederek diyordu ki: «Böylelikle Maveray-i Kafkasya hükümeti, devletler hukuku gereğince teşekkül ettikten sonra, eğer arzu etseydi, Ukrayna misali ile tespit olduğu gibi, müzakerata iştirak edebilirdi».18

Mesele aşikârdı. Milletlerarası kıymeti haiz bir muahede akdi için Maveray-i Kafkasyanm müstakil bir devlet olması isteniyordu. Bunun için devletler hukuku kaide ve şartlarına riayetle ilânı istiklâl etmek lâzımdı. Maveray-i Kafkasya murah­has heyetinin 20 (7) mart tarihli deklârasyonuna verilen aynı tarihli cevapta Türkiye heyeti meseleyi daha açık vazetmiş ve demişti ki:

Osmanlı murahhas heyeti, başlamış olan sulh müzakerelerinin her iki taraf için müspet ve kat'î neticeler ;vermesi için, Maveray-i Kafkasyanm kendi istiklâlini ve idare şeklini ilân etmesini arzu etmektedir.19

Maveray-i Kafkasyanm Brest-Litovsk muahedesini müzakerata esas olarak kabul edeceğini bildirdikten sonra dahi Türkiye istiklâl ilânı meselesinde ısrar etmiştir.20 Nihayet bu üç sancak meselesi silâhla halledildikten sonra Maveray-i Kafkasya Seyminin 22 (9) Nisan 1918 tarihli içtimamda «Müsavat» partisi lideri ve Seymin Azerbaycan fraksiyonu reisi Resulzade Mehmed Emin Beyin uzun müdafaa nutkundan sonra, sol ihtilâlci sosyalistlerle Rus kadetlerinin muhalefeti, Ermeni ve Gürcü partilerinin muvafakat ve yardımlariyle, Kafkasyanm Rusyadan ayrı müstakil bir Konfederasyon olduğuna dair karar verilmiştir.

Seymin 26 (13) nisan tarihli içtimamda Gegeçkori hükümeti çekilerek Çhenkeli riyasetinde müstakil Kafkasyanın ilk hükümeti teşekkül etmiştir. Yeni hükü­metin programı müzakere edildiği zamanResulzade Mehmed Emin Bey «bu istiklâlin Kuzey Kafkasyayı dahi içine aldığını» tasavvur ettiklerini ve hükümetin Kuzey Kafkasyayı Güney Kafkasya ile birleştirmek için tedbirler ittihaz edeceğine ümitvar olduğunu, «Müsavat», «İttihat »ve diğer Azerbaycan siyasî partileri namına beyan etmiştir.21

Seym Maveray-i Kafkasyanm istiklâlini ilân ettikten sonra, Türkiye ile Ba-tumda yeni müzakereler başlamıştı. Buraya Kuzey Kafkasya heyeti, de gelmişti. Batumda Kuzey Kafkasyanın da iştirakile bir Kafkas Konfederasyonu kurul­masına karar verilmişti. Fakat Kuzey Kafkasya 11 Mayıs 1918 de kendi istiklâlini ilân ettikten 15 gün sonra Maveray-i Kafkasya Konfederasyonu inhilâl etmiş, onun yerine müstakil milîî cumhuriyetler kurulmuştur.

Maveray-i Kafkasya Seymi, Kafkasyayı müstakil ve konfederatif bir devlet ilân ederken, Bakûde kanlı katliâm yapmış bulunan. bolşeviklerin küstahça bir çıkışlarına da sahne olmuştu. Bolşevikler Kafkasyanm demokratik bir cumhuriyet değil, bir sovyet cumhuriyeti ilân edilmesini teklif etmişlerdi. Seym bu teklifi müzakere bile etmek istememişti. Bu münasebetle Gürcü ihtilâlci sosyalistlerinden Lordkipanidze söylediği nutukta ezcümle demişti ki:

----------------------------------------------------

18Mavereay-i Kafkasya ve Gürcistanın harici siyasetine ait vesikalar, vesika No 56, 57, 58.

19Aynı eser, vesika No 65—66.

20Aynı eser, vesika No 73—77.

21Aynı eser, vesika No 69 ve 108.

13

Eğer Gürcülerin Sosyal-Demokrat partisine, Ermenilerin «Daşnak» partisine ve müslümanlarında «Müsavat» partisine rey vermeyecekleri hususunda bizi ikna etselerdi bu teklifi yine müzakere edebilirdik. Fakat bunu kimse iddia ve ispat edemez. Fena mıdır, iyi midir, o başka bir mesele. Fakat ihmal edemeyeceğimiz bir hakikat vardır. O da şudur ki: Maveray-i Kafkasyanın müslüman ahalisi sem­patisini «Müsavat» partisine veriyor . . .22

Kanlı bir katliâmdan sonra Bakûde kurulan Sovyet hükümeti

Tifüste muvaffak olamayan Stepan Şaumyan Bakûye gelmiş ve talihini hayatı pahasına burada denemek istemişti. Burada, İşçi Sovyetleri de dahil olmak üzere, belediye meclislerinden kaza ve nahiye müdürlüklerine kadar bütün mülkî ve idarî makamlar, «Müsavat» partisinin arkasında, yürüyen Türk halkının eline geçmişti. Buna mukabil bolşeviklerin tahrikine müsait bir muhit de vardı. İran, Alman ve Kafkasya cephelerinden dönen ve yolların bozukluğundan dolayı Bakûde bulunan hatırı sayılır miktarda "silâhlı kuvvetler ve limandaki askerî filoya mensup Rus denizcileri ile şehirdeki Rus garnizonu ve yerli olmayan işçiler, bolşcvikler için bu müsait muhiti' teşkil etmekte idiler. Azeriler çarlık devrinde askerî mükellefiyetten azade tutuldukları için silâhlı kuvvete malik değillerdi. Bu sebeple demokratik sulh yoluyle elde ettikleri zaferi teyit edecek silâhlı kuv­vetten mahrum bulunuyorlardı. Bu durumdan faydalanan bolşevikler işçi mümes­silleri sovyetiyle belediye meclislerinin yeniden seçilmesini talep ettiler ve bu müesseseleri dağıtarak kendi istediklerinden ibaret müesseseler kurdular. Kaf­kasyalı milletlere mensup kanunî mümessillerin toplanmış oldukları Tifüste Kaf­kasyanın istiklâlini ilâna hazırlandıkları günlerde harekete geçerek, Baku Türk­lerini kılıçtan geçirmek suretile duruma hâkim olmak istediler. Bunun için bir bahane uydurulmuş bulunuyordu: küçük bir gönüllü grubundan ibaret silâhlı Azerilerin mevcudiyeti «sulhu tehükeye.düşürecek» nispette «tehükeÜ» görül­müştü. Silâhlı çeteler, silâh ve erzak aramak bahanesiyle ev ev dolaşarak erkekleri öldürüyor, kızlar, kadınlar esir götürülüyor, hamile kadınların karnı süngüleniyor, camiler, mektepler, matbaa, kütüphane, hastahane, tiyatro, ticarethane, tarihî bina ve abidelerle hususî evler ve mahalleler ateşe veriliyordu. Hâdisede sııiıf mücadelesi ve yahut proletarya inkılâbı adı verilecek hiçbir nokta yoktu. Mücadele millî idi. Bilhassa Ermeni-Türk münafereti körüklenerek müsellâh Ermeni müfrezelerinin faaliyetine germi verilmişti. Öldürülenler arasında Azerî sosyalist­leri, hattâ maruf Azerî komünistleri de vardı. Hareketin böyle bir şekilde tecellisi Azerilerden ibaret «Himmet» Komünist grupunu bile Şaumyanm kurduğu rejime karşı mücadeleye sevketmişti.23

30 ve 31 Mart ve 1 Nisan 1918 de üç gün, üç gece süren ve sınıf, zümre, parti, siyasî akide, yaş ve cins farkı gözetmeksizin, sırf Azerî Türkü olduğunu hedef tutan bu katliâmın cereyan tarzı hakkında bir fikir veren ve yabancı konsoloslar tarafından tespit edilmiş fotoğraflar, raporlar, hatıra, vesika ve materyallar vaktile

---------------------------------

22Aynı eser, s. 215.

23Azerbaycan Soryct Sosyalist Cumhuriyeti, Büyük Sovyet Ansiklopedisi, Moskova, 1926, cilt I.

14

bir araya toplanmış ve kısmen de neşrolunmuştur.24 Hâdiselere şahit olan Kulka nam bir yabancı hatıralarında diyor ki:

Münhasıran müslüman ahali tarafından iskân olunan mahallere girip ahaliyi
öldürüyor, şimşirle parçalıyor, süngülerle delik deşik ediyor, evlere ateş veriyor,
çocukları bu ateşlere atarak diri diri yakıyor, üç-dört günlük süt emer çocukları ise
süngülerine takıyorlardı...                        .

, . . Hâdisatı müteakip toprağa gömülmüş 87 islâm naşı bulundu. Bunların kulakları, burunları koparılmış, karınları yırtılmış, azaları kesilmişti.

Öldüremedikleri kadınların saçlarını yekdiğerine bağlayarak üryan bir halde sokaklarla sevk ve kendilerini tüfek dipçikleri ile darp ediyorlardı. . . Kimseye rahmedilmiyordu. Çocuklara rahmedilmediği gibi, ihtiyarlara da aman yoktu. Meselâ, Alizade Hacı Emirin evinde.80 yaşlık annesi, 70 ve 60 yaşhk kadınları öldü­rülmüş ve 25 yaşındaki taze gelini diri diri dıvara çivilenmişti.. .25

18 bin Türkün şehadetiyle neticelenen bu umumî katliâm, tahribat ve yağ­madan sonra 25 nisanda teşkil olunan 11 kişilik Baku Sovyet hükümetinde 5 Ermeni, 3 Rus, 1 Gürcü ve yalnız birisi bolşevik olmak üzere 2 Azeri vardı.26 Baku Sovyet hükümetinin teşekkülü Maveray-i Kafkasya Seyminin istiklâl ilânı kararından üç gün sonra mikubuluyordu. Fakat hâdise Seymde müzakerelerin başladığı zamana rastlar. Baku sovyetİnin orduları mümkün olduğu kadar süratle Tifüse ulaşmğa çalışıyordu. Fakat bunun için bütün Azerbaycanı katetmek lâzım gelecekti. Bakûden sonra eski Şirvanm paytahti olan tarihî Şemaht, Küba, Salyan, Lenkeran, Kürdemir ve Doğu Azerbaycanın bütün diğer şehir ve kasabaları aynı tahribat, yağma ve katliâma maruz kalmıştı. Halkın katliâmdan kurtulan kısmı evini, barkını, yuvasını yurdunu terkederek kaçmıştı. Her yer harabezara dön­müştü. 1918 yılının 25 temmuzuna kadar bolşeviklerin, ondan sonra 15 eylüle kadar da Sentro-Kaspi denen haydutlar çetesinin keyfî idaresine tâbi bulunan bu bölgede, yâni Hazer, Kür ve Aras havzasında millî hayat tamamile durmuş ve sönmüştü. Baku petrolü, Baku sanayî ve ticaret müesseseleri, Baku ümanmdaki ticaret filosu, Baku kültür ve medeniyet ocakları, Hazer, Kür ve Araş boylarındaki münbit araziler başta olmak üzere, bütün servetlerini ve hayat kaynaklarını kay­beden Azerbaycanlılar, aynı zamanda millî mevcudiyetlerini de kaybetmek tehli­kesiyle karşı karşıya bulunuyorlardı.27

Kafkasya Konfederasyonunun dağılmasından sonra kendi başlarına kalan Azerbaycanlılar 4 Haziran 1918 tarihinde Türkiye ile bir muahede akdetmiş ve bu muahedenin 4 üncü maddesine tevfikan aldıkları askerî yardım sayesinde

------------------------------------------------------

24Mart Hâdiseleri, Baku, 1919; Resulzade Mehmed Emin: Azerbaycan Cumhuriyeti, İstiklâl (hususî
nüsha), Baku, 1919; Yeni Kafkasya (İstanbul, 1923-1928); Azeri Türk (İstanbul 1928); Odlıı Yurt (İstanbul,
1929-1931) ,• Kurtuluş (Berlin, 1934-1939); (hepsinin mart nüshaları); Mirza Bala: Millî Azerbaycan Hareketi,
Berlin, 1938, s. 129—132.

25Azerî Türk, İstanbul, 1928/No 5, s. 6.           '

26Dokıımentı po istoriigrajianskoy voynı v SSSR (Sovyetler Birliğinde vatandaş harbine ait vesikalar),
Moskova, 1940,1, s. 283.

27Resulzade Mehmed Emin: Azerbaycan Cumhuriyeti, İstiklâl (hususî nüsha), Baku, 1919, s. 18—19;
Rehim Köseli: Seymden parhmana, İstiklâl (hususî nüsha), s. 65—70; Vesikalar ir materyallar, vesika No 1 59.

15

Gence kapılarına kadar ilerleyen düşmanı geriye püskürtmüş ve nisan iptida­larından 15 eylüle kadar devam eden kanlı savaşı zaferle neticelendirmeğe muvaf­fak olmuşlardı.28 Azerbaycanlıların bu zaferi bütün Kafkasyayı sovyet vahşetine maruz kalmaktan kurtarmıştı.   .

Azerbaycan hesabına bolşevik-Alman anlaşması

Sovyet hükümeti Azerbaycanı ve dolayısiyle bütün Kafkasyayı elden kaçırma­mak için Almanyanm yardımına müracaat etmişti. Leninin 7 Temmuz 1918 de Staline çektiği ve muhteviyatının Bakûde Şaumyana bildirilmesini istediği tel­graftan bolşeviklerle Almanya arasında Azerbaycan hesabına bir pazarlık baş­ladığı anlaşılıyordu.29 Sonraları, Brest-Litovsk muahedesine zeyil olarak, Ber­imde 27 Ağustos 1918 de imzalanan Sovyet-Almanya anlaşmasına göre: «O zamanki Almanya üçüncü bir devlet ordusunun Kafkasyada muayyen hattı geç­memesine dair kendi üzerine bir takım taahhütler almıştı. İsmi zikrolunmayan, lakin gözönüne alman bu üçüncü devlet Türkiye idi. . . »

«... Bu hâdise o zamanki komünist diplomasisinin hakikaten de güzel bir muvaffakiyeti addolunmaya lâyıktır. Böyle bir muvaffakiyet de Almanyanın siyasetindeki bir takım tezatlardan doğmakta idi. Hem de nasıl ve ne kadar gülünç bir tezat: Lenin mevzubahis muahede ile kendisinin malik olmadığı Abşeron (Baku) bölgelerindeki petrol istihsalini yükselteceğini ve çıkarılan bütün petrolden dörtte birini Almanyaya terk edeceğini deruhte etmekte idi. . . »30

Bu anlaşmaya göre Almanya Baku vilâyetinin ta Kür nehrine kadar olan kısmını Ruslara terkine riza göstermişti. Ağaoğlu Ahmet Beyin o zaman İstanbul gazetelerindeki bir ifadesine göre, «Almanya bizi bir teneke gaza satmış» bulunu­yordu. Resulzade Mehmet Emin Bey ise bu hâdise münasebetile verdiği bir beyanatında Bakûsuz Azerbaycanı başsız bir bedene benzetmişti.

O zaman Orta Avrupa devletlerinin (Almanya ve müttefiklerinin) iştirakile Kafkasya meseleleri için toplanacak konferansa iştirak etmek üzere Kafkasya cumhuriyetleri İstanbula birer murahhas heyet göndermişlerdi. Azerbaycan Cum­huriyetini de Millî Şura reisi Resulzade Mehmet Emin Beyin riyasetinde bir heyet temsil ediyordu. 12 Eylül 1918 de, Resulzade Mehmet Emin Bey Almanya, mütte­fiklerine ve tarafsız devletlere birer nota ile müracaat ederek bu hâdiseyi protesto etmiş ve Bakûnun Azerbaycana ait ve Azerbaycanın bir parçası olduğunun tarihî, coğrafî, istatistik ve saire delillerle ispai ettikten sonra notada denmişti ki:

Ülûm-u fünun, âsar-i medeniye noktai nazarından Baku Azerbaycana merbuttur. Teşkilât-ı siyasiye, iktisadiye ve içtimaiye, müessesat-ı ruhaniye, talimiye, hayriye, merakiz-i fenniye ve sair menabii temdiniyenin kâffesi, ahalimizin münevver taba­kasına-bir içtima merkezi teşkil eden Bakûde bulunmaktadır.

İşte, bütün bu esbabı meşruaya binaen, memleketin istiklâlini fethetmek fikrin­den hiçbir zaman sarfınazar etmeyen Azerbaycan ahalisi, Bakûyu istirdat etmek arzusundan dahi hiçbir suretle nükûl edemeyecektir.

---------------------------------------------------

28Kaymakam Rüştü: Büyük Harpte Baku Yollarında 5 inci Kafkasya piyade fırkası, İstanbul, 1934 (93
sayılı Askerî Mecmua'nın 34 sayılı tarih kısmı); istiklâl (hususî nüsha), Baku, 1919.

29Kommımist gazetesi (Türkçe), Baku, 22. 1. 1936.

30Prof. Dr. G. lâschke: Almanya ve Azerbaycan, Kurtuluş dergisi, Berlin, 1935, sayı 7—8.

16

Bu mesele Azerbaycan için yalnızca tevsii arazi meselesi teşkil etmeyip, bir hayat ve memat kaziyesi şeklini iktisap eylemiştir .. .31

Sovyet Rusya ile Almanya arasında Brest-Litovsk muahedesine zeyil anlaş­ması imzalandığı zaman Bakûde İngilizler bulunuyorlardı. Daha Temmuz 25 de Bakûdeki Şaumyan hükümeti devrilmiş, onun, yerini es-er, menşevik ve daşna-klarlardan ibaret Sentro-Kaspi adındaki bir çete kuvveti almıştı. Bu kuvvet veya çete İranda bulunan İngilizleri yardıma çağırmış, onlar da 4 ağustosta Bakûye 1500 kişilik bir askerî kuvvet çıkarmışlardı. Bu suretle Almanya Bakûyu İngilizler için müdafaa etmiş olacaktı. Fakat Bakûyu İngiliz yardımı da. muhafaza edemedi. Sovyet Rusya-Almanya anlaşmasının teati tarihi olan 6 eylülden 9 gün sonra, 15 Eylül 1918 de, Azerbaycan ve Türkiye müttefik kuvvetleri Bakûyu işgal etmiş, aynı tarihte Azerbaycan hükümeti de Genceden Bakûye nakledilmiştir.

Bakûnuns halâsından sonra Osmanlı kuvvetleri Dağıstana geçmiş ve Terekj
nehrine kadar Şimalî "Kafkasyayı da kızıl kuvvetlerden temizlemişti.

Bu yeni durum yeni münasebetler doğuruyordu. Bunun ifadesini Türkiye ile
Almanya arasında 23 eylülde imzalanan bir protokolda buluyoruz. Bu protokola
göre Osmanlı kuvvetleri Azerbaycanı tahliye edecek, fakat buna mukabil Almanya dahi Azerbaycanın Rusya tarafından müstakil bir devlet olarak tanınmasını temin edecektir.32 .

Fakat yeni durumdan doğan yeni vecibeler tatbikat sahasına geçmeden Almanya ve müttefikleri mağlûp olmuş, 29 eylülde Bulgaristan, 23 ekimde Avus-turya-Macaristan, ,30 ekimde Osmanlı devleti ve 11 kasımda Almanya galip devletlerle birer mütareke akdederek mağlûbiyetlerini kabul etmişlerdi.

Osmanlı hükümetiyle aktolunan Mondoros mütarekesi gereğince Azerbay­canm yardımına gelen ve bütün Kafkasyayı bolşevik istilâsından kurtaran Türk orduları Kafkasyayı tahliye, onların yerini ise IVkasımda İngilizler işgal ediyor. Onlarla beraber iki ay evvel Bakûyu terk eden Rus kuvvetleri de dönüyorlardı. Yeni işgal kuvvetleri Azerbaycan hükümeti namına da bir kuvvet ve makam / tanımıyordu.- İngiliz kuvvetleri kumandam general Tomson'un kendilerini ' İranın Enzeli limanında karşılayan Azerbaycan heyetine söyledikleri şu idi:

Bizim bildiğimiz, Azerbaycan halkının arayı umumiyesinden doğma bir cum­huriyet yoktur; yalnız Türk kumandanlığının entrikasile teşekkül etmiş bir hükümet vardır. Madam ki siz bunun aksini iddia ediyorsunuz, o halde gelir, mahallinde tetkik eder, ona göre karar veririz. ,

Fakat bu «tetkik» yapılmadan, kasım' ayının 17 sinde Baku üzerinde uçan\ tayyareler beyannameler saçıyor, bu beyannamelerde «Rus vatandaşları», Baku'nun tekrar «ana vatana» iadesiyle tebrik olunuyordu. İki gün sonra kumandanlığın neşrettiği bir beyanname de birinciden geri kalmıyordu. General Tomson bu beyannamede «... Rusyadan koparılmış Kafkasyanın 'düşmandan tahliyesi için Ufada teşekkül eden Rus hükûmetile bilitilâf buraya geldiğini» anlatıyordu.

----------------------------------------------------------------

31Yeni Kafkasya, İstanbul, 1927, yıl IV, sayı 24.

32Ziemke, Die nem Türkei, s. 475 (Prof. Dr. Jâschke'nin 27 nisandan 28 mayısa kadar makalesinden, Kurtuluş, Mayıs, 1936, No 19).

17

Buunla Azerbaycanın ve onunla birlikte bütün Kafkasyanın istiklâl yolunda/
katettiği merhalenin birinci devri bitmiş, ikinci, fakat daha çetin bir devri başla-mıştı.

Bu ikinci devrin başlangıcı, bilhassa Azerbaycanla Kuzey Kafkasya için çok korkunçtur.

Bir taraftan müttefik kumandanlığının nüfuzile kaim müsellâh bir kuvvet ki,   / Azerbaycan diye bir mevcudiyet tanımıyor; diğer taraftan da halkın arzu ve idare­sinden kuvvet alan bir hükümet ki, muntazam bir askerî kuvvete istinat etmiyor. Müttefik kumandanlığı ile hemahenk bulunan Rus siyasî firkaları olmaz derecede şımarmış, son derece cesaret almışlardı. Azerbaycanlılara: «İlân ettiğiniz istiklâlden istinkâf ediniz de sizin için şefaat edelim» diyorlar, ve muvakkaten teşkil olunacak mahallî hükümette Azerbaycanlılara bilnisbe daha mühim bir mevki temin ede­cekleri lûtfunu da ayrıca ilâve ediyorlardı. Ermeni teşkilâtının husumet ve inadı ise daha bariz idi. Bu kadar müşkülâtı siyasiye muvacehesinde Azerbaycan ricali için muvazeneyi kaybetmeyip de istiklâl esası üzerinde sabit kalmak ve bu yolda metanet göstermek hakikaten de müşkül idi. Bu müşkülât muvacehesinde istikametlerini 180 derece değiştirenler vardı.   Milliyetperverliklerine şüphe edilmeyen bazı zevatı muhterem bile «istiklâlden istinkâf» teklifini tetkik etmek zaafına düştüler. Bereket versin ki hükümet başında duran Fethali Han, Millî Şura ekseriyetini teşkil eden «Müsavat» fırkası rüesası ile sol cenah grupları böyle bir panikten mahfuz kaldılar. «Ruslar ve Ermeniler millî meclisin esas nizamnamesine göre hükümete iştirak edebilirler; bundan fazla şeraiti asla kabul edemeyiz», dediler ve muvaffak oldular.33

Kasım ayının 16 sında Bakûde Millî Şura içtima akdederek bir kanun tasarısı kabul etmişti. Bu kanuna göre, memleketin bazı aksamile Millî Şurada bulun­mayan millî akalliyetlere mümessil göndermek hakkı veriliyor ve bu suretle 120 milletvekilinden ibaret bir parlamento davet olunuyordu. 7 Asalık 1918 de toplanan bu parlamento, yeni hükümetin teşkilini istifa eden Fethali Hana tevcih eylemiştir. Bu, Fethali Hanın kurduğu üçüncü hükümetti. Hükümet teşkil olunup parlamentoda tam itimat kazandıktan sonra işgal kuvvetleri kumandanı general Tomson 18 Aralık 1918 tarihli bir beyanname neşretti. Bu beyannamede: «Fethali Hanın tahtı idaresinde koalisyon Azerbaycan hükümeti teşekkül ettiğinden, müttefik kumandanlığının Azerbaycan dahilinde yegâne meşru bir hükümet olmak üzere, bu teşekkülü tanıyacağı ve ona müzaheret-i tammede bulunacağı» umuma ilân olunuyordu. Aynı zamanda. parlamento, reis Ali Merdan Beyin riyasetinde diğer Kafkasya cumhuriyetleriyle beraber, Paris sulh konferansına bir heyeti murahhasa izam etmişti.

Gencede teşekkül eden millî ordu kıtaatı Nisan 1919 da Bakûye varit olmuş, bu hâdiseden 4—5 ay sonra İngiliz işgal orduları Bakûyu ve Azerbaycanı tahliye etmiştir.

1920 nin başında, 12 Ocak 1920 de Pariste içtima eden müttefik devletler yüksek şurası Kafkasya cumhuriyetlerinin istiklâlini bilfiil tanımıştır. Ve Kafkasya cum­huriyetleri müstakil milletler ailesine dahil olmuştur.

----------------------------------------------------

33 Resulzade Mehmed Emin: Azerbaycan Cumhuriyeti, keyfiyeti teşekkülü ve şimdiki vaziyeti, İstanbul,

Mirza BalA

18


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.