Makale

Çerkesler: Cennette Bir Soykırım

Rus yetkililerin Çerkes tarihini kalın bir örtü altında sansürleme altında tutması bir sürpriz değildir: Bu insanların 145 yıl önce başına gelen şey modern tarihin ilk tam ölçekli soykırımı olarak tanımlanabilir. Eski Sovyet popüler tatil yeri olarak bilinen Rusya’nın Karadeniz kıyılarında bulunan Soçi, 2014 olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak. Bu bölge hakkında, geçmişi hakkında neler biliyoruz?

Çerkes sözcüğü çok fazla çağrışım akla getirmez. Ne Rus ne de Batılı ziyaretçiler için Chemitikvadzhe, Psakhe, Kudepsta ve Mzymta gibi Soçi bölgesi nehirleri ve köylerinin isimleri çok fazla şey ifade etmez. Bu isimlerin yerel bir şey olduklarını düşünebilirler ancak tam olarak ne ifade ettikleri belirsiz olarak kalır. Tarihçi Heredot, Çerkeslerin atalarının en eski tarihten bu yana Kuzeybatı Kafkasya’da geniş bir alanda bulunduklarını söyler. Çerkesler, 19 yy ortalarında, Rusya, Britanya, Fransa ve Türkiye arasındaki jeopolitik mücadeleye yeterince yakalanacak kadar şanssızdılar. Rus imparatorluk hükümeti, Türkleri Kafkasya ve Karadeniz’in dışına sürmek ve Britanya ile Fransa’nın bölgede hâkimiyet kazanmasını engellemek için Kafkasya’nın yerel halklarına karşı uzun ve şiddetli bir savaş başlattı. Çerkesler hiç kimsenin beklemediği kadar uzun bir sure direndiler: Çerkesya’nın fethi 101 aldı ve 1864 de bugün Rus liderlerinin popüler kayak merkezi olan Krasnaya Polyana denilen yerde en son kuvvetlerinin mağlup edilmesiyle fetih noktalandı.

Bütün Çerkes köylerinin, kadın ve çocuklarında dâhil olduğu, içinde bulunan her yaştan sakiniyle yakıldığı ağır taktiklere geniş ölçüde başvurulmasına rağmen, Çerkeslerin savaşçı, bağımsız kültürü ve dış otoriteye karşı düşmanlığı uzun süre Kuzeybatı Kafkasya’nın Rusların eline geçmesini engelledi. Büyük askeri kayıplar ve muazzam savaş maliyeti Rus imparatorluk siyasetini yürütenleri bu Çerkeslerle ne yapacakları konusunda ikileme soktu: Ya ekonomi ve kültürel yolla cazibelerini çekerek sadakatlerini kazanmak ya da bunları toplu halde yok ederek, kalanları düz alanlara ya da Osmanlı Türkiye’sine sürgün etmek.

İkinci bakış açısı galip geldi. Sonuç 1,5 milyon kadar Çerkes öldürüldü ya da sürgün edildi. Sürgüne gönderme kaotikti ve son derece yetersiz organize edilmişti: Deniz kıyısında toplanan ve Türk gemileri tarafından alınmak için bekleyen binlerce insan açlık ve hastalıktan öldü. Görevleri için para aldıktan sonra, zayıf olan yolcuları denize atıp yeni yolcular almak için geri dönen ve böylece daha kısa sürede daha çok para kazanmak isteyen güvenilmez gemi sahipleri yüzünden pek çok Çerkes yolculukları sırasında can verdi. 19 yy sonlarına doğru bölgeyi ziyaret eden bir Rus bilim adamı Ivan Klingen şunu yazdı: “Karadenizin doğu kıyısının tamamı Sibirya nüfusundan daha az olan nüfusuyla büyük bir çöle benziyor.”

Rusya’nın bu cennet gibi olan “çölü” ekonomik olarak geliştirmeye başlaması 30-40 yıl aldı. Çerkes sorunu konusunda en son çözümden sonra Rusya içinde kalan %10 orijinal Çerkes nüfusu, bugünkü Kabardey-Balkar, Karaçay Çerkes ve Adıgey bölgeleri adacıklarına ve Soçi bölgesinde sadece bir kaç köye ayrıldı. 4 milyondan fazla Çerkes diasporada başlıca Türkiye ve Orta Doğu’da yaşıyor.

Bir Rus Kafkas tarihi uzmanı Y.Gordin “1860'lı yıllarda Çerkeslerin kaderleriyle ilgili Rus generalleri tarafından yapılan seçimin stratejik olarak kusurlu olduğuna” inanıyor. Bu sadece kolonizasyonun etkisinin başarısız olması değildir. Daha az göze çarpan ama daha önemsiz olmayan ahlaki bir yönünün de olduğudur: Çerkeslerin başına gelen Rusya için tehlikeli bir zalimlik dersi oldu. Kafkasya’nın fetih edilmesi gerektiği jeopolitik olarak açıklanabilirken, zaten yenilgiye uğratılmış, güçsüz halka karşı vahşiliğin derecesi ne açıklanabilir ne de haklı gösterilebilir.

Bugün, Rus hükümeti geçmişteki trajediyi tanımak konusunda halen isteksizdir. Resmi tarihçiler Rusya’nın yaptığı tüm fetihleri ve yayılmacılığı hem ülkenin hem de yerel halkların çıkarlarına olduğunu her zaman haklı gösterme konusunda istekliler. Anayasal azınlık statülerine sahip olmalarına rağmen Soçi bölgesinde kompakt topluluklar halinde yaşayan bir kaç bin Çerkes için, kendi okullarına, kendi-yönetimlerine ve hatta kendi dillerinde yer isimlerine bile sahip olmak mümkün değildir. Ziyaretçiler yerel bir halkın bulunduğu bir bölgede olduklarını asla bilemeyecektir çünkü bu konuda onları aydınlatacak en ufak bir anıt ya da işaret yoktur. Bunun yerine, Antarktika’yı keşfi ile ünlü olmasına karşın, kara birliklerini desteklemek için denizden top atışına tutarak Çerkeslerin yok edilmesine katılan amiral Lazarev’in bir anıtı geçenlerde buraya dikildi.

21 Mayıs günü bütün Çerkesler için bir yas günüdür. 145 yıl önce bu günde, yüzyıl uzunluğunda savaş, onların kitleler halinde yok edilmeleriyle ve anayurtlarından toplu halde göç etmeleriyle sonuçlandı. Bu sene, önceki senelerde olduğu gibi, hem Rusya’da hem de yurtdışında büyük oranda görmezden gelinerek geçecek.--2009

Max Sher

Max Sher- 1975’de Rusya St.Petersburg’da doğdu. Fransız dil bilimini bitirdikten sonra çevirmen olarak çalıştı ve sonra foto muhabiri olarak yeni kariyer başlatmaya karar verdi. 2006’dan beri Max, çeşitli Rus bölgelerini (Kafkasya, Ural, Astrahan vs), Belarus, Ermenistan, Nagorno-Karabağ, Kazakistan vs. hem kendi kişisel projeleri hemde görevi icabı fotoğraflıyor. Hikayelerinde tarihsel boyutta toplumsal konular üzerine bilgiler vermeye ve geçmişte meydana gelen olayların günümüzde insanların yaşamına etkilerini resmetmeye çalışıyor. Çalışmaları Ogoniok dergisi, Afisha, Der Spiegel, Der Standard vs..de yayınlandı. St. Petersburg, Viena, Moskova vb. yerlerde sergiler açtı. Rusça, İngilizce ve Fransızca konuşabiliyor. 2007 yılından beri Viena’da Anzenberger Ajansını temsil ediyor. Blog:http://abel-djassi.livejournal.com

Max Sher. "Old New Home Adyghea" Ogoniok, pp. pp.16-19. [none], Oct 1 2007.


Yorum yapın