Makale

Ben Çerkes Bayrağını Seviyorum

Çerkes bayrağının ortaya çıkış tarihini yeterince bilmiyoruz. Bildiğimiz, İskoçyalı yazar ve diplomat David Urquart’ın tasarımıyla, Çerkes halkının ölüm kalım savaşı verdiği, topraklarını ve özgürlüğünü korumaya çalıştığı 1830’lu yıllarda Türkiye’deki Çerkes kökenli bir hanımın kendi elleriyle diktiğidir.

Bayrağımızın yeşil zemini üzerindeki sarı renkli 12 yıldızı ve birbirine çapraz 3 oku da farklı farklı yorumlanmakta. 12 yıldız, 12 ana Çerkes kabilesini ya da Çerkesya’daki 12 yönetimsel birimi ifade ederken; 3 çapraz ok ise, 3 büyük prens ailesini temsil ediyor ya da Çerkes savaşçısının barış zamanı yanına yalnızca 3 ok almasından yola çıkılarak bunun birlik ve barışçıl niyet sembolü olduğu vurgulanıyor.

 

Ama önemli olan bayrağı ilk yapanların ona yükledikleri anlam değil, onun daha sonraki kaderi ve Çerkes halkının tarihinde oynadığı roldür.

Bizim bayrağımız, vatan için savaşın ateşinde doğdu ve Çerkeslerin birleşmelerinin, hedef ve amaç birliğinin sembolü oldu.

Bugün yaşayan bizler için önemli ve değerli olan, bu bayrağın, çağdaşlarımız tarafından düşünülmüş olması, ithal edilmiş bir kopya ya da yeni bir şey olması değil; kanla yazılmış ulusal tarihimizle bir bağ olması, Çerkesya’nın oğullarının ve kızlarının ruhlarını ve duygularını emip içine alması ve atalarımızın bu bayrakla son savaşa girip yine bu bayrakla yabancı topraklara sürgüne gitmeleridir.

Bayrağımız zaferin mutluluğunu ve gelecek umudunu; ama yenilginin ve sürgünün acısını ifade eder. Karadeniz sahillerinden uzaklaşan son bakışı ve o bakışın içindeki baba ocağını; sevgili dağları ve ırmaklarını; akraba ve yakınların mezarlarını...

Çerkes bayrağının her santimetresi, her yeni baskısında umudu geri getiren ve güç veren muazzam bir enerji taşımaktadır.

Rus-Çerkes savaşlarından sonra, bu savaşla ilgili bütün gerçekler gibi, Çerkes Bayrağı da yasaklanmıştı. 80`li yılların sonlarında Sovyetler Birliği demokratikleşme yoluna girdiğinde Kafkasya`da Çerkes bayrağını ilk dalgalandıran Adıgekale (Adigeysk) şehri Adıge Xasesiydi.

Gençlerimizin bayrağımızı sokaklara taşımaları Sovyetler Birliği Komünist Partisi Adıgey Oblast Komitesinin paniğe kapılmasına neden olmuştu. Adıgekale Adıge Xasesi tüm günahların suçlusu ilan edilerek takibe ve soruşturmaya uğradı. Fakat ne mutlu ki, hepsi geçti. O günleri yaşayan Adıgekale Xase aktivistlerinden bu yazıyı okuyacak olanların yapacakları yorumlarda kimi ayrıntıları da anlatacaklarını sanıyorum.

Daha sonra, 90’lı yılların başlarında ise Çerkes bayrağı Rusya Federasyonu’nda Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyetlerinden farklı olarak “subjekt”i (yönetim birimini) oluşturan tek etnik ulus olan Adıge Cumhuriyeti’nin resmi bayrağı oldu.

Bugün Çerkes ulusal bayrağı Adıge Cumhuriyeti’nin devlet kurumlarında ve yerel yönetimlerin binalarında gururla dalgalanmakta ve RF Devlet Duması ile Federasyon Konseyinin duvarlarında diğer federasyon birimlerinin bayraklarının yanında 1. sırada bulunmaktadır. Çünkü RF anayasasında yer alan resmi sıralamaya göre Adıgeya 1. bölgedir.

Ve bu bayrak, RF Olağanüstü Hal Bakanlığının uçaklarıyla Kosova’dan Minvod’a getirilen “geri dönüşçü” soydaşlarımızı Maykop’a getiren otobüslerin pencerelerinde asılıydı.

İnanılmaz ama gerçek! Ve bu, belki de kötülükleri unutmamamızı; ama iyiye de güvenmemizi öğreten bir ibret tarihidir.

Son 20 yıl içinde ise Çerkes bayrağı tüm dünya Çerkesleri için gerçek bir ulusal sembol haline geldi. Dünyadaki milyonlarca Çerkesin bir kimlik işareti oldu. Onu artık yalnızca binalarda değil; özel arabalarda, evlerde, dolmuşlarda, uzun yol otobüslerinde, giysilerde, saatlerde, internet sitelerinde, düğünlerde... kısaca mümkün olan her yerde görüyoruz.

Kabardey-Balkar ve Karaçay-Cerkes Cumhuriyetlerindeki ve Krasnodar eyaletindeki  kardeşlerimiz bayrağımızın resmi devlet bayrağı olmamasından şikayet ediyorlar. Evet, resmi dairelere RF’nun diğer bir biriminin bayrağı asılmıyor olabilir; fakat bayrağımızı bahçemize, evimize asmamıza veya spor müsabakalarında çocuklarımızı kendi ulusal bayrağımızla desteklememize kimse engel olmuyor. KBC, KÇC ve Krasnodar eyaletindeki herhangi bir Çerkes köyünün merkezine Adıgey resmi bayrağı statüsünde değil; ama ulusal tarih ve kültür anıtı olarak asmamıza hiçbir engel yok.

Çerkes gençlik örgütleri “Çerkes Bayrağı Günü” yapılması için tartışmışlardı. Herhangi bir karar aldıkları duyulmadı.

Tüm dünyada meydanlarda ellerinde fethedilemez, yok edilemez, batırılamaz, asırlarca ve sonsuza kadar yasayacak Çerkes halkını sembolize eden Çerkes bayraklarıyla binlerce yaşlı, genç, çocuk Çerkesin toplandığı bayramları hayal ediyorum.

Son olarak size bir sırrımı söyleyeyim: “Ben Çerkes bayrağını dünyadaki en güzel bayrak sayıyorum”.

Arsen Khaşkhanoko – Miyekuape

Kaynak : Elot.ru,  09.03.2010

Kaynak: Cherkessia.net

 


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.