Makale

Çeçenya'da Soykırımın Çeşitleri-Doktor Umar Hanbiyev

Rusların Çeçenya'daki acımasızlıklarının büyüklüğünün etraflıca ve sistemli şekilde sunulabilmesi için bunun bazı kontrol edilemez grupların hareketlerinin sonucu değil, üst düzey Rusya yönetimi tarafından idare edilen, kontrol edilen ve mükâfatlandırılan devlet modeli olduğunu anlamak gerekiyor. Amaç aşikâr; Çeçen halkının devletini yok etmek ve soykırım. Rusya'nın kendi yöneticileri bunu kamufle edilmiş bir terminoloji ile ifade ediyor: 'Çeçen meselesinin kesin çözümü'.

"Rusya'da Putin'in yönetime gelişiyle neo-faşizmin türlerinden birinin doğmaya başladığı konusunda hiçbir şüphe yok. 30'lu yıllarda Almanya'da faşizmin doğmaya başladığı tarihten bilindiği üzere, Batı o zaman da bu gelişmeyi sessizce izlemiş ve hatta sürece 'Hitler Almanya’sını istikrarlı ve dost ülke olarak görmeyi isteyerek' ekonomik destekte bulunmuştu. O zaman Batı'nın prensipsizliğinin ne ile sonuçlandığı biliniyor. Tarih maalesef tekerrür ediyor. Amerika ve Avrupa 30'lı yıllarda olduğu gibi esir kampları yenilikçisi yeni doğan başkanı alkışlayacak."

Bu satırlar Kremlin rejiminin Çeçenya'daki suçları hakkında belgelerle yapılmış ve iki yıl önce Batı'da sunulmuş olan Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Umar Hanbiyev'in analizinden. Rusya'da bugünkü durum (Çeçenya'dan söz etmesek bile) Çeçen bakanın iki yıl önce ifade ettiği bu satırların doğruluğunu gösteriyor. Hanbiyev'in araştırmasının hiçbir zaman olmadığı kadar aktüel olduğu görülüyor.

Umar Hanbiyev raporunu Avrupa'da yayınladıktan hemen sonra Çeçen medya organları yazı işlerine, Rusların İçkerya'da Çeçen rehine ve asker esirlere karşı kullandığı işkence sistemi hakkındaki bilimsel analizini gönderdi. Bu ciddi bilimsel analizin önemi, materyallerin yazarının sadece insanlara yönelik gerçekleştirilen inanılmayacak işkencelere şahit olmasına değil, aynı zamanda kendisinin de, Çeçenlerin Rus esir kamplarında maruz kaldığı işkencelerden birçoğuna maruz kalmış olmasından kaynaklanıyor. Doktor Umar Hanbiyev Rusizmin hem görgü tanığı, hem kurbanı. Esir kamplarında Çeçen esirlere yönelik kullanılan işkence sisteminin ilk kez çeşitlerine ayrıldığı doktor Umar Hanbiyev'in bilimsel çalışması Rusça, İngilizce ve Türkçe yayına da hazırlanıyor.

Rus tepeleme sistemi ve esir kamplarında Çeçen esirlere yapılan işkencelerin sınıflandırılması

Rusların Çeçenya'daki acımasızlıklarının büyüklüğünün etraflıca ve sistemli şekilde sunulabilmesi için bunun bazı kontrol edilemez grupların hareketlerinin sonucu değil, üst düzey Rusya yönetimi tarafından idare edilen, kontrol edilen ve mükâfatlandırılan devlet modeli olduğunu anlamak gerekiyor. Amaç aşikâr; Çeçen halkının devletini yok etmek ve soykırım. Rusya'nın kendi yöneticileri bunu kamufle edilmiş bir terminoloji ile ifade ediyor: 'Çeçen meselesinin kesin çözümü'.

Tepeleme sistemlerini oluşturanlardan birisi de, Rusya'da 'süzme noktaları' diye adlandırılan toplama kampları. Bunlar ilk kez 12 Aralık 1994'de Rusya İçişleri Bakanlığı’nın 247 nolu kararı ile güya 'savaş bölgesinde ele geçirilen kişilerin kimliğinin tespit edilmesi ve savaşa katılıp katılmadıklarının tespit edilmesi' için oluşturuldu.

İlk savaşta olduğu gibi şu anki savaşta da Çeçenlere karşı, kendi milli haklarının yanısıra uluslararası haklar da görmezden gelinerek muamele ediliyor. Çeçen halkı tüm kanunların çerçevesi dışına çıkarıldı. Uluslararası insan haklarını savunan kurumlar ve demokratik ülke hükümetleri açıkça hiçbir şey görmedikleri tavrı takınarak göz yumar bir pozisyon aldı.

Ve bunun gölgesinde Çeçenya ile Rusya'nın bazı bölgelerinde Çeçenlere baskı yapılması için esir kampları kuruldu. Bundan başka, kanunsuz bir şekilde gözaltına alınan Çeçenlerin nakledildiği Rusya hapishanelerinde Çeçenler için özel bölümler oluşturuldu. Yani, hiçbir zaman kanun kokusu sinmemiş olan Rusya hapishanelerinde var olan duruma rağmen Çeçenlere özel ilgi gösterildi ve işkence, kanunsuz infaz yeni standart oldu.

Çeçen-İçkerya bölgesinde tüm askeri birimlerde, MVD, FSB, Savunma Bakanlığı, GRU'nun kendi 'özel' mini esir kampları var ve buralarda işkence ediliyor, insanlar satılıyor ve öldürülüyor. Temizlik operasyonunu hangi Rus haydut grubunun yürüttüğüne bağlı olmaksızın, rehine olarak ele geçirilenler şu veya bu, Rusya'nın 'askeri bölümü' adını taşıyan tepeleme gruplarından birinin 'özel' mini kampına düşüyor.

Eğer 3-4 gün içinde yakınları rehinenin serbest bırakılması için fidye vermezse, tutuklandığı andan itibaren maruz kaldığı işkence ve dayaktan ölebilir veya ortadan kaybolabilir. Veya eğer o kişi sağ kaldıysa 'direnişçi' takma adıyla işkence için teknik olarak daha donanımlı olan Hankala'ya götürülür.

Burada esirin ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolması ihtimali oldukça büyüyor. Bahtsız kurbanın köylüleri ise şaşkınlık içinde Rusya medya organlarından hayatında eline silah almamış olan komşularının veya akrabalarının 'otoriter saha komutanı' olduğunu 'öğreniyorlar'.

Şayet Hankala'da da esir 'tanınmış saha komutanına' döndürülememiş ve yine hayatta kalmış ise bu sefer Çernokozov'a düşüyor.

Gerçi şunu belirtmek gerekir ki, benim gözlemlerime göre, son zamanlarda esirin kamplar arasında bekletilmesindeki bu sıralama ihlal edildi. Rehine şimdi daha çok Hankala'dan Rusya'nın kendi bölgesinde bulunan kamplardan birine düşüyor. Ardından böyle bir esir, hayatta kalmayı başaranların tanıklıklarına göre, hiçbir kayıt ve mahkeme suçlaması olmadan 15-16 Rus hapishanesinden geçiyor, ciddi sakatlıklarla yeniden Çernokozov'a gönderiliyor.

'Yolcu' esirin Rusya hapishaneleri ve kamplarındaki ilk devri bitiyor. Ve burada ne oluyor? Çernokozov'da Putin politikasının tepeleyicileri Çeçen yandaşlar aracılığıyla bir kez daha yakınlarına fidye ödemeleri teklif ediliyor.

Kamp esiri eğer 'seyahatin' etaplarından birinde işkenceden dolayı ölürse, onun için güya 'serbest' bırakıldığına dair bir belge hazırlanıyor. Kişi ise ardında hiçbir iz bırakmadan 'kayboluyor'. Memorial insan hakları örgütünün bu tür olaylarla ilgili birçok kaydı var. Rus tepeleme birimlerinden sık sık sızan çok sayıda bilgiye göre, Putin'in tepeleme organlarında gizli bir direktifi var: 'Esirlerin yüzde 80'ini yok edin, geri kalanını sakat bırakın', halk buna bakarak korku hissetsin. Bunu subayların kendileri söylüyor.

Bu tür son itiraflar, Putin'in Sernovodsk ve Assinovskaya'da tepeleme hareketleri esnasında kayda geçti. Çeçenya vatandaşlarına göre, öncelikli olarak eğitimli, bedenen sağlıklı ve dış görünüşü güzel olan insanları öldürüyorlar. Köylülerden biri televizyon ekranından şunu açıklamıştı: "Hayatta kalanlar sadece zayıf, beli bükülü kişiler".

Burada Stepaşin'in Kommersant gazetesinde yayınlanan röportajından hatırlatmalarda bulunmak gereksiz olmaz. Çeçen meselesini güç yoluyla çözmek mümkün mü sorusuna o, "Evet. Eğer başta tüm erkek nüfus yok edilir, sonra da kadın nüfus yok edilirse…" Bunun gerçekliği hakkında sorulduğunda ise "Generaller bunun mümkün olduğunu söylüyorlar" diye cevaplamıştı.

Böylesi nefret ve acımasızlık nereden? Yoksa, şimdiki Rusya yönetimi de dahil olmak üzere bir çok Rus genetik düzeyde kendi kalitesizlik hissine mi şifrelendiler? Belki de iki yüz yıldan fazla bir süredir istila etmeyi başaramadıkları Çeçenlere karşı zarar hissi? Bunu bir defasında Jirinovski, Putin'in Çeçenlere karşı nefretinin sebebini açıklarken açıkça ifade etmişti. Bildiğimiz üzere, Jirinovski, sadece yönetim kulvarında söylenilen şeyleri açıkça söylemeyi seven biri.

Ancak ortada olduğu üzere, Çeçenleri fethetmek gerçekleşmez bir görev. Ama bu, bunu ve kendi politikasının saçmalığını anlayan Putin'in Çeçenlere karşı nefretini daha da arttırıyor. Bakınız, Çeçenlerden söz ederken onun yüz ifadesi nasıl değişiyor. Nefretin bu çeşidini sadece psikiyatrisler açıklayabilir. Bu gelişim süreci olan ciddi bir hastalık. Ve yakın bir zaman sonra bu hastalığın belirtilerini gizlemek artık mümkün olmayacak.

Bugün, bu devletin tarihi kanlı varlığı Rusya başkanının İçkerya ve onun halkına karşı şahsi patolojik nefreti ile bir oldu. Bu kimse için sır değil. Çeçenlerin yargısız infazları, 'temizlikler', esir kampları ağı v.s. ise hepsi buradan kaynaklanıyor. Başka bir ifadeyle Çeçen halkının soykırımı için Putin tarafından özel tepeleme sistemi oluşturuldu.

Şahsa soykırım ve de tüm şekillerde. Burada etnik, politik, dini ve ekonomik soykırım çeşitlerinin hepsinin yeri var. Kendiniz değerlendirin:

1. Kimyevi silahlar, vakum ve yakıcı bombalar kullanılarak Çeçenlerin topluca öldürülmesi, insanların esir kamplarında öldürülmeleri, 'temizlikler', soygun, yağmalama, yargısız infazlar, insanların üreme fonksiyonlarını yok etmeye yönelik işkenceler, Rusya ve yabancı ülkelerde etnik kimliğine bağlı olarak takip edilmeler.

2. Devlet yapısına bağlı her şeyi amaçlı yok etme, takip, Çeçen-İçkerya cumhuriyeti yönetim kurumu temsilcilerinin kaçırılması ve öldürülmesi, herhangi bir barış müzakere sürecine ısrarla ret.

3. Kasten camilerin yıkılması, 'vahhabilerle' mücadele adı altında dini hayatına bağlı olarak insanların takip edilmesi ve yok edilmesi, Çeçenlerin öldürülmesinde istihbarat çalışanları ile işbirliğini reddeden din çalışanlarının yok edilmesi.

4. İçkerya'nın ekonomik kaynaklarının kasten yıkılması. Çeçen halkına karşı Putin soykırımının Hitler soykırımı ile kıyaslandığında amaçlar aynı olsa da bazı farklı özellikleri bulunuyor:

I. Kapsadığı alan açısından: 1. Soykırım sürecine kendi ülkesindeki ve onun sınırları dışındaki tüm Çeçen milleti dahil edildi. 2. İnsanlar etnik, dini ve politik belirtilerine göre, maddi ve manevi yok edilmeye maruz kalıyorlar. 3. Milletin ekonomik temeli yıkılıyor.

II. Acımasızlık ölçüsü açısından: Halkın kimyevi ve bakteriyel silahlarla, yakıcı ve vakum bombaları ile yok edilmesi.Esir kamplarında işkence ve cinayetler. İnsanların üreme fonksiyonlarının ortadan kaldırılması için amaçlı işkenceler. İşkence ile beraber yargısız toplu idamlar.

III. Hayasızlık ölçüsü açısından: 1. Rehinelerin cesetlerinin ve esir kamplarının sakat esirlerinin akrabalarına satılması konusunda konulmuş devlet sistemi. 2. Devlet düzeyinde adam kaçırmalar. 3. Gerçek amacı gizlemek için soykırıma Çeçen kökenlileri çekmek.

4. Başka halkların da onlara karşı nefret duygularını uyandırmak için Çeçenlere yönelik negatif bir imaj oldurulması amacıyla milletin özelliklerini küçük düşürmeye yönelik propaganda.

Faşist kamplar cehennemini hissetmiş milletler dünyada çok. Ama onların esir kampı cehennemine pasif tepkilerini bugüne kadar anlamış değilim, özellikle de bir sonrakinin kim olacağını tahmin etmek mümkün iken… İnanın ki Holocaust ve Samaşki için faşizme her zaman 'sebep' bulunur.

Çeçen soykırımında Putin’in yenilikleri

Soykırım 'antiterör operasyonu' deyimiyle uygun bir paketle örtüldü: 'Soykırım paravanası' niteliğinde Çeçen kökenli 'molla' ve caniler kullanıldı. Hitler bile Yahudi milletine başkan olarak Eva Braun veya 'Yahudi papazını' atayacak kadar alçalmadı. Zavallı kurbanların saç ve derilerinin işlenmesi şeklindeki Hitler 'icrası' çok zahmetli bir şeyi reddetme ve esirlerin cesetleri ile esir kamplarında sakatlananların ailelerine satılması şeklinde yeni bir 'icranın' oluşturulması.

Bu tür 'icralardan' kazanılan paranın cellâtlara maaşlarının ödenmesinde kullanılması.

Bu metot, Rus televizyon programlarından birinde, Rusya devlet başkanı olarak adlandırılan kişi, televizyon izleyicileri için tamamıyla açık olan imalarla kalın kafalı generallerine Çeçenya'da asker maaşları meselesinin nasıl hızlı şekilde çözülmesi gerektiğini açıklarken dile getirilmişti. Yani sivil Çeçenleri soymak.

Ama Hitler düşüncelerinde şeffaflık konusunda Putin'i geride bıraktı, bunun için ' Ari ırkının üstünlüğü hakkında bilim' oluşturdu. Putin'in kindar ama deha olmadığını göz önünde bulundurursak, düşünceme göre onun böyle bir şeye aklı yetmedi. Ama Çeçen halkına soykırımı haklı çıkarma konusunda, ona yardımcı olmaya çalışacak yaltaklanan, sahte bilim adamlarından bir grubun olacağını ihtimal dışı görmüyorum.

Faşist kamplar cehennemini hissetmiş milletler dünyada çok. Ama onların esir kampı cehennemine pasif tepkilerini bugüne kadar anlamış değilim, özellikle de bir sonrakinin kim olacağını tahmin etmek mümkün iken… İnanın ki Holocaust ve Samaşki için faşizme her zaman 'sebep' bulunur.

Esir kampları

Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti hükümeti resmi bilgilerine göre, Rusya Federasyonu esir kamplarında ikinci savaşın başından beri (bomba ve temizlik operasyonlarında ölenler hariç) 40 binden fazla sivil Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti vatandaşı yok edildi. 20 binden fazla insan ardında hiçbir iz bırakmadan kayboldu. Yaklaşık aynı sayıda esir de kamplarda, işkence ve yargısız infazla azap çekiyor. Eski bir esir olarak ben de Rus işkencelerini yaşadım. Bir doktor olarak da, sürekli olarak Rus tepeleme sisteminin eski kurbanlarının sağlık problemleri ile karşılaşıyorum. Şuna ikna oldum ki, birçok işkence metodu inceliği ve teknik çalışmaları açısından Rusya istihbaratı özel laboratuarlarında hazırlandı. Ve işkencelerin birçoğunun farklı kamplarda detaylıca tekrarlanıyor olmasına bakılacak olursa, sakatlığın nasıl doğru şekilde gerçekleştirileceği ve esire nasıl acı çektirilmesi gerektiği konusunda model yönetmelik veya Moskova'dan öğreticinin olması gerekiyor. Şahsi araştırma ve analizlerim sonucunda, Rus esir kamplarında Çeçenlere yönelik kullanılan tipik işkence listelerini şu şekilde ayırdım:

I. Psikolojik işkenceler: A) Ferdi B) Toplu
II. Fiziki işkenceler. A) Ferdi B) Toplu
III. Kişinin üreme fonksiyonlarından mahrum kalmasına yönelik işkenceler.
IV. Öldürücü işkenceler.

Psikolojik işkenceler
En yaygın olan psikolojik işkenceler:

1. 'Yalandan kurşuna dizme' işkencesi: Bu tecrübeyi hemen her esir yaşıyor. Bu işkenceye maruz kalan kişinin neler yaşadığını çok iyi biliyorum. Elbette her insanın psikolojik durumuna bağlı olarak farklı olaylara tepkileri farklı derecede olacaktır. Bu korkunç işkenceye maruz kaldığımda ben, bir insan için ölüm tehlikesinin daha az olmadığı bombardıman altında kalma veya mayın tarlasına düşmesi durumunda hissedeceği stresle ölçülemeyecek kadar muazzam bir stres yaşamıştım. İnsan bu tür bir işkencede kendisini tamamen korumasız ve çıkış yolu olmayan biri olarak hissediyor.

Belli bir süre sonra kafanda, meydana gelen şeyi doğru olarak algılama olayı kesiliyor ve etkili bir tepki olmuyor, halbuki tüm yaşanmakta olan şeyleri görüyorsun ve açıkça ne olduğunu biliyorsun. İnsan korku hissini tamamen kaybediyor. Hatırladığım kadarıyla o zaman silah sesini duyar duymaz 'Allahu Ekber!' diye bağırmaya karar vermiştim. Ve bu kararım sadece cesaretim ve inancıma bağlı değildi. Bu bilinçli olarak saldırgana mukavemet tepkisi idi, bunun içinde bulunduğum durumda düşmanı kızdıracak tek silah olduğunu biliyordum.

Bu stresten insan uzun bir zamanda zor şekilde kurtuluyor. Ruhunda bir şeylerin öldüğü hissi terk etmiyor. Ve ölümü korkunç bir şey olarak değil, Rus tepeleme politikasının insani olmayan acımasız dehşet okyanusunda kurtarıcı bir alan olarak düşünüyorsun.

2. 'Dokunaklı ses' işkencesi: Esir kamplarında, özellikle gece saatlerinde sık sık insan ruhunu yakan işkence kurbanlarının çığlıklarını dinlemek zorunda kalınıyor. Bu durum diğer esirlere en üzücü şekilde etki ediyor. Dövülmüş, işkence ile zayıflamış insanlar bununla uyumaktan mahrum bırakılıyor. Bir çoğumuz ölüme yarım adım mesafede olmamıza rağmen bu çığlıklara ciddi tepki gösteriyorduk.

Bu sesler her esirin bilincinde kendilerinin henüz yaşamadığı ve önlerinde bulunan işkencelerini resmini çiziyordu. Bu korku ve heyecana neden oluyor ve insanı uykusuz bırakıyordu.

3. İnsanın haysiyetini küçülten işkenceler: Hiç istisnasız tüm esir kamplarında cellatların hareketleri öncelikli olarak esirin insani haysiyetini yok etmeye yönelik. Bu kamplardaki Rus cellatlarının temel amacı, insanın maneviyatını ezmek, yok etmek ve hayvan durumuna getirmek. Çernokozov'da esirler koridorun bir başından diğerine sürünmeye ve koridorun sonunda karnının üstünde yatarak, duran cellada bu esir 'emriniz üzere süründü' raporu vermeye zorlandı. Cellatların bu emrini yerine getirmeyi reddeden bir çok gururlu Çeçen genci hayatını kaybetti.

Erkek esirlere yönelik yapılan cinsi işkenceler hakkında deliller çok. Bu tür işkencelere maruz kalmış kurbanlardan hayatta kalan çok az oluyor. Bu tür hakaretli işkenceler, belirtelim ki Çeçen mantalitesine uygun değilse de sıkça kurbanların intiharı ile sonuçlanıyor. Hayatta kalan esirler ise hayatta kalmalarına intikam düşüncesinin yardımcı olduğunu söylüyorlar. Ve onların tüm hayatları boyunca tek amaçları düşmandan intikam almak.

4. 'İşkencelerde hazır bulunmaya zorlanma' işkencesi: Kamp esirleri zorla tanık edildikleri başkalarına yapılan işkenceleri anlatırken ciddi şekilde heyecanlanıyorlar. Ve bu kolayca izah edilebilir. Şubat 2000'de Ruslar bizi Devkar-Evla'ya (Tolstov-Yurt) götürdü ve yaralı insanları otobüsten atmaya başladılar. Mayına çarparak yaralananların çoğunluğunun elleri ayakları kopmuştu. Aralarında henüz cerrahi müdahalede bulunmaya yetişemediğimiz kişiler de vardı.

Rus tepeleyicileri onların mayından parçalanmış el ve ayaklarına çizmeleri ile vuruyordu. Yaralıların o zamanki ruhu parçalayıcı çığlıkları ve yüz ifadeleri halen beni takip ediyor. Beni nasıl şoke ettiğini hatırlıyorum. Hatta beni dövmeye başladıklarında artık acı hissetmeyecek durumda idim. Kulaklarımda zavallı kurbanların çığlıkları, gözlerimin önünde yüz ifadeleri vardı. Yaşam sanki orada durmuştu.

Zamanla bu hatıralarla ilgili acılarımın azalacağını umut etmiştim. Ama maalesef… Örneğin, geçenlerde küçük oğlumun yaramazlığı beni çok neşelendirdi ve çok güldüm. Ve kendi sesimde net bir şekilde zavallı kurbanların sesini duydum ve onların acı çeken yüz ifadelerini gördüm. Oğlum bana koştu ve korkmuş halde sordu: "Baba, neyin var, bembeyaz oldun?" Ve inandım ki, o hatıralarım hiçbir zaman azalmayacak.

Cansız şeyler (bomba, mermi, mayın) gözlerinin önünde insanı öldürdüğü zaman, insana ciddi psikolojik etkide bulunuyor. Ancak bu hiçbir şekilde, gözlerinin önünde insan kılıklı varlıkların insan hayatını sona erdirdiğinde, ayakları ile kesik kol ve ayaklara vurduklarında, işkencelerde kaburganın kırıldığını duyduğunda, sağ insanın kulağını kestiklerini veya tırnaklarının altına çivilerin sokulduğunu gördüğünde, gözlerinin önünde savunmasız insanın üzerine insan öldürmek için eğitilmiş köpekler salındığında yaşadığın stresin ağırlığı ve derinliği ile kıyaslanamaz…

5. Sözlü işkenceler: Esir kampı şartlarında sözlü işkenceler insana diğer psikolojik işkencelerden az etki etmiyor. Ölüm tehditleri, sonucunda hayatını kaybedeceğin işkence detaylarının tanımlanması, milli gururu ve insanı küçük düşüren sözler, ağza alınmaz küfürler- tüm bunlar ciddi şekilde esirin psikolojisine etki ediyor. Hemen hemen tüm eski esirler düşmanın ahlaksızlığını ve kültürsüzlüğünü ifade etti.

Esirlerin bu cehennemden sonra kazandıkları tek pozitif olay da galiba bu. Eski esirler, bu tür hislerin kendilerine milletlerinden ötürü gurur duymalarına neden olduğunu söylüyorlar. Onlar Çeçenler arasında onlar gibi ahlaksız ve bozulmuş onlarca kişi bulmanın zor olduğunu belirtiyorlar. Düşmana karşı ahlak ve kültür üstünlüğü duygusu psikolojik bozulmaların derecesini azaltıyor. Hemen hemen tüm eski esirler bu duygunun cehennem kampında kendilerini tutmaya yardımcı olduğunu söylüyorlar.

6. Toplu psikolojik işkence olarak 'temizlik': Bir defasında Elena Borner'in ifade ettiği gibi tüm Çeçenya bugün büyük bir esir kampı. Çeçenya'nın yeni doğmuş ferdinden en ihtiyarına kadar hepsi bu kampın esiri ve 'temizlik' şeklindeki toplu, düzenli psikolojik işkencelere maruz kalıyorlar. Her gün yaşanan psiko-travmalar onlarca kişinin hayatını alıyor, bazen de yüzlerce sivil insan kalp ve beyin kanamasından hayatını kaybediyor.

Her türlü tıbbi yardımın olmaması bu kurbanların sayısını arttırıyor. Doktorun bomba ve mermi kurbanları için uygun olan anestezisi bile yok.

Son iki yıldır Çeçenya'ya psikoterapi cihazları getirilmedi, halbuki şu şartlarda insanları travma sonrası stresten korumak için bunlara gerek var. BM, AB ve tüm uluslararası insani yardım örgütlerine yaptığım girişimlerim Rusya'nın onların Çeçenya'ya sokulmasını yasaklamasından ötürü sonuçsuz kaldı. Rus yönetiminin mantığı oldukça açık; şayet soykırım yapılıyorsa tıbbi yardım neden gereksin?

Putin esir kamplarında esirlere yönelik ferdi işkence metotları çok sayıda. Ben, esirlerin daha çok maruz kaldığı işkence metotlarını sunmaya çalıştım. Benim düşünceme göre, bu işkenceler hasta sadist yalnızların semeresi değil. Hiç şüphe yok ki, bu işkenceler özel Rus istihbarat laboratuarlarında hazırlandı.

Fiziki işkenceler

Tüm esir kamplarında yaygın olarak kullanılan en tipik işkenceleri anlatmakla yetineceğim.

1. Elektro şok işkencesi: Bu işkenceyi esirlerin büyük çoğunluğu yaşadı. Elektrotlar en hissedici yerlere bağlanıyor, cinsel organ, kulak, burun, ense, koltuk altı vs. Cinsel organa elektriğin etkisinin olduğuna dair raporlar var, örneğin prostata. Bir doktor olarak baştan buna inanmayı reddettim. Ancak esir kamplarında bu işkenceye maruz kalmış hasta esirleri muayene ettiğimde bu haberin gerçek olduğuna inandım. Bu kurbanların anlattığına göre, özel elektrotlardan biri bağırsağa sokuluyor, diğeri cinsel organa bağlanıyor. Elektrik verildiğinde karın altında büyük bir acı meydana geliyor. Bu işkenceye maruz kalanlar uzun süreli işeme bozukluğunun dışında apış arası ve belde ağrılar olduğunu belirtiyor. Bana göre böyle bir metodu hazırlamayı ve uygulamayı sadece yüksek ihtisaslı bir doktor yapabilir, bu da işkencelerin laboratuar çıkışlı olduğunu ifade eder.

2. 'Kırlangıç' işkencesi: Yaygın olan işkence şekillerinden biri. Ayaklar ve eller beraber arkadan bağlanıyor. Esir yüz üstü çekiliyor ve bu saatlerce sürebiliyor. Oynar eklemlerde ciddi ve katlanılmaz ağrılar oluyor. Bu işkenceye maruz kalan esirler uzun bir zamandan sonra bile işkence sanki dün yapılmış gibi acı çekiyor.

3. 'Gaz maskesi' işkencesi: Esir yere çivilenmiş sandalyeye oturtuluyor. Sandalye altından elleri ve ayakları birbirine kelepçe ile bağlanıyor. Başına gaz maskesi geçiriliyor ve nefes alma borusu kapatılıyor. Bu işkenceye maruz kalan esir havasızlıktan boğulmaya başlıyor. Ellerini kurtarmak için çabalıyor ve bu da ciddi travmalara neden oluyor. Acı hissi kayboluyor. Başta yüksek bir baskı hissediliyor, sanki gözler yavaşça yerlerinden çıkıyor. Cellatların 'derin nefes al' sesleri ve gülüşleri senden uzaklaşıyor. Ve sen karanlık uçuruma uçuyorsun. Daha sonra yavaşça ve zor bir şekilde uyanıyorsun. Bazı alakasız gürültüler kelimelere dökülüyor. Ve ilk düşünce, soru: "Beni yaralayan nereye ve diğer arkadaşlarıma ne oldu?" Ve yavaş yavaş öldüğünü, diğer dünyada olduğunu anlamaya başlıyorsun, ama yeniden dirildin. Hayatına dair tam bir kayıtsızlık hissi. Hayatta kalmış olmaktan ötürü ne tek damla korku, ne tek damla sevinç var. Bu hisler esirin işkenceden kurtulduğu andaki hisleri. Ancak belirli bir zaman geçiyor ve bu işkenceyi yaşamış olan esir dünyada en çok aynı işkencenin bir daha tekrarlamasından korkmaya başlıyor. İnsan şöyle düşünüyor, bir kez bu işkenceden kurtuldun, ama bir kez daha tekrarlarsa kurtulamayabilirsin.

4. 'Besleme' işkencesi: Birkaç gün boyunca esirlere ne su ne yiyecek verilmiyor. Daha sonra açlıktan ötürü güçten düşen kurbanların dilleri kerpetenlerle kanayıncaya kadar eziliyor. Sopalarla fazla tuzlu ve biberli sıcak çorbayı yemeye zorlanıyorlar. Esirler ağızlarındaki korkunç acıdan çığlıklar atarak bu yemeği yiyorlar ve bu onları izleyen sadistlere memnuniyet veriyor.

5. ' Kurt köpek dişi' işkencesi: Esir sandalyeye bağlanıyor. At gemi gibi ağzına tahta parçası koyuyorlar. Kurbana, 'kurt köpek dişlerini' biledikleri dalgasını geçerek dişler törpüleniyor.

6. 'Yuvarlak masa' işkencesi: Esirler ellerinde kelepçelerle ağaç bir masaya yüzleri birbirine dönük olarak oturtuluyorlar. Her birinin dili çekip çıkarılıyor ve masanın çevresine çivileniyor. Tüm kamp ekibi bu işkenceyi 'Çeçen yuvarlak masa toplantısı' diye adlandırarak 'manzarayı' görmek için toplanıyor.

Kişinin üreme fonksiyonlarını yok etmeye yönelik işkenceler

Bu tür işkencelere dair deliller çok, ama aldığı eğitiminin gücünden Çeçenler için bu anlatılması en zor konu. Erkeklere cinsel organlarından elektrik şoku verme işkencesinin dışında esirlere işkenceler esnasında üreme fonksiyonlarının yok olması için planlı travmalar yapıldığı hakkında bilgimiz var.

Bu özellikte toplu işkence metotlarının olduğu biliniyor. Delili olan birçok işkenceden birini örnek getireyim. Kış, Çernokozova. Kalın buz katmanı ile kapanmış beton zeminli hücre. Çıplak gençler bu hücrelere getiriliyor ve cop dayağı ile buza oturtuluyor. İşkence birkaç saat sürüyor. Bu işkencenin ardından leğen kemiğinde iltihaplanma süreci meydana geliyor, ardından esirlerin tedavi edilememeleri nedeniyle de geri dönülmez sonuçlar ortaya çıkıyor.

Bu genç insanlar, hayatlarının sonuna kadar sürecek sakatlığa hayatlarının başlangıcında sahip oluyorlar. Sivillere yönelik işkencelerde kendini ifade eden, işgalcilerin ahlaken ve manen tamamen bozulduğunu gösteren deliller var. Örneğin açıkça ırza geçme…

Putin esir kamplarında esirlere yönelik ferdi işkence metotları çok sayıda. Ben, esirlerin daha çok maruz kaldığı işkence metotlarını sunmaya çalıştım. Benim düşünceme göre, bu işkenceler hasta sadist yalnızların semeresi değil. Hiç şüphe yok ki, bu işkenceler özel Rus istihbarat laboratuarlarında hazırlandı.

Bunun dışında esir kamplarında esirlerin daha acımasız işkence metotlarına maruz kaldıklarını da biliyoruz: Parmakların, eller ve ayakların kesilmesi, gözlerin bir şey batırılarak kör edilmesi, kemiklerin ve belkemiğinin kırılması, karnın açılması bağırsağın dışarıya çıkarılması, dilin, kulakların ve cinsel organın kesilmesi, karaciğerin, dalağın ve böbreklerin yapılan darbelerle iflas etmesi…

Bir doktor olarak beni en çok şaşırtan şey, bu tür işkencelerin gerçekleştirilmesine Rus askeri doktorlarının da sık sık katılıyor olması. Esirlere işkence, sakatlama ve öldürülmeleri için doktor oyunlarının yapıldığına dair çok delil var.

Esirlere yapılırken veya yapıldıktan sonra ölümle sonuçlanan işkenceler Rus işgalciler arasında 'öldürücü' olarak adlandırıyor. Yani bu işkencelere, aslında idamlara sadist gruba göre yaşamaması gerekenler maruz kalıyor.

Esirlerin ve halkın tanıklıkları dışında, 'öldürücü' işkence sonrasında ölmüş, tepeleyiciler tarafından köy veya toplu mezarlara atılmış cesetler ile ilgili belgesel delillerimiz de var.

Esirlerin kamplarda organlarının organ nakli için alındığı ve satıldığı yönünde söylentiler de var, ancak bir cerrah olarak, organ nakli gerçekleştirilmesi için teknolojinin sağlanması gerektiğini düşündüğümden buna inanmak zor geliyor.

Bu tür eylemlerin şimdiki Rusya yönetiminin dış görünüşüyle aynı olduğundan hiç şüphem yok, ancak teknolojik zorluklardan ötürü bu bana göre Çeçenya bölgesinde olmaz gibi. Ancak kim bilebilir? Çeçenya'da işgalciler o kadar çok inanılamayacak kötülükler yapıyor ki.

Ama kamplarda yeni zehirleyici şeylerle, yani zehirle olaylar gerçekleştirildiğini biliyoruz. Bu esirlerin cesetleri patolojik incelemeye maruz kalıyor. İç organlar laboratuar incelemeleri için çıkarılıyor. Bu amaçla Kuzey Kafkasya'da Dağıstan ve Kuzey Osetya tıp enstitüleri laboratuarlarının kullanıldığı tahmininde bulunmak için dayanaklar var. ABD'de bana, bu konu üzerinde dünyaca tanınmış araştırmacı Ken Alibek ile sohbet etmek nasip oldu.

Doktor Alibek, “Sovyetler döneminde SSCB Sağlık Bakanlığı çerçevesinde kliniklerdeki psikolojik hastalar üzerinde kimyevi ve bakteriyel silahların kullanımı yapılıyordu, şimdi de Rusların aynı şeyi esir Çeçenler üzerinde denediğini düşünmek mümkündür” dedi. Doktor Alibek de diğer Amerikalı araştırmacılar gibi, elde ettikleri gerçeklere binaen, Rus ordusunun Çeçenya'da sivillere yönelik biyolojik ve kimyevi silahlar denediği sonucuna vardı.

Rusya'da Putin'in gelişi ile yeni bir neo-faşizm şekli doğmaya başladığından hiç şüphe yok. 30'lu yıllarda Almanya'da faşizmin doğuş tarihi biliniyor, Batı o zaman da buna sessiz kalmış, hatta bu sürece 'Hitler Almanya’sını istikrarlı ve dost taraf olarak görmek için' ekonomik yardımda bulunmuştu. Batının o zamanki prensipsizliğinin ne ile sonuçlandığı biliniyor. Tarih maalesef tekerrür ediyor. Amerika ve Avrupa yeni doğan, esir kampı yenilikçisi, yeni başkanı alkışlayacak… 30'lı yıllarda olduğu gibi.

Doktor Umar Hanbiyev, 21 Ekim 2007
Kaynak: Ajans Kafkas


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.