Makale

Çerkes Dünyası ve Rusya

‘Çerkes Dünyası’ ve Rusya 

Muhacirler, 'Büyük Dönüş' ve Kafkas Savaşı'nın Diğer Sonuçları
2009 Ağustos ayının ilk günü Adıgey'de "Repatriant* Günü" kutlandı. Bu olay Maykop'ta Ulusal Müze önündeki meydanda üç bin kişinin toplanmasını sağladı. 'Repatriant' kelimesinden Adıgey'de, Rusya Federasyonu'nun üç Kuzey Kafkas biriminde (Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes ve Krasnodar Krayı), keza Abhazya'da, 1817-1864 yıllarındaki Kafkas Savaşı olaylarından sonra tarihi vatanlarından göç etmek zorunda kalan muhacirlerin (Arapça 'göçmen') geri dönen torunları anlaşılıyor. Krasnodar Krayı'nın bu listede adının geçmesi tesadüfi değil. Zira burada 21 Mayıs 1864 tarihinde, bugün Rusya devlet başkanının yazlık konutunun bulunduğu Kbaada vadisinde Adıge (Çerkes) milislere karşı kazanılan, Rusya İmparatorluğu'nun hemen hemen yarım yüzyıllık Kafkas Savaşı'ndaki son zaferi kutlanmıştı. Kafkasya'nın (bugün batısına göre daha huzursuz sayılan) doğu kısmında ise askeri faaliyetler 1859 yılında Dağıstan ve Çeçenistan'ın üçüncü imamı Şamil'in esir alınmasından sonra sona ermişti.

1860'lardaki Rus silahının başarısı, o dönemde başta Çerkesler olmak üzere birçok Kafkas halkı için zorunlu göçün başlangıcı oldu. Adıgelerin tarihi vatanlarından çıkmaları her zaman Rusya'nın askeri baskısıyla ilgili değildi, çünkü bu karar sık sık Osmanlı diplomatlarının, ajanlarının ve danışmanlarının etkisi altında alınıyordu. Fakat sonuçta on binlerce Çerkes Kafkasya sınırları dışına çıktı. Bugün nüfuslarının Türkiye'de, Suriye'de ve Ürdün'de yaklaşık 2,5 milyon olduğu tahmin ediliyor. Günümüzde bu devletlerdeki Adıge diasporasının nüfusu hakkında tam sayı belirlemek mümkün görünmüyor, çünkü oralarda yapılan nüfus sayımlarında veriler ya dine göre (etnisite belirtilmeden) ya da anadiline göre düzenleniyor (150 yılda Adıge muhacirlerin torunları için bu da büyük ölçüde Türkçe ya da Arapça oldu).

Adıgey'de 'Repatriant Günü' 1 Ağustos 1998'den beri kutlanıyor. Bu küçük Kuzey Kafkas cumhuriyetine (RF'nin en küçük beş birimi arasında, yüzölçümü toplam 7,6 bin km2) 11 yıl önce Sırbistan'ın özerk bölgesi Kosova'dan 35 Adıge ailesi (yaklaşık 165 kişi) döndü. Bu Adıge grubu için yetkililer tarafından Maykop yakınlarında 150 hektar arazi tahsis edildi. Adıgelerin tarihi vatanlarına bu dönüş örneği sadece Adıgey için değil RF içindeki bütün 'Çerkes dünyası' için sembolik bir olay oldu, zira 'büyük dönüş' Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Rusya Kafkasyası'nın batı kısmında başta gelen ülkülerden biri olmuştu. Onun gerçekleşmesi için 1990'lı yılların başında birçok yasa kabul edildi; çok sayıda ders kitabı, bilimsel monografi ve makale yazıldı. Türkiye'deki ve Yakındoğu devletlerindeki diasporalarla ilişkiler kurmak (bazı durumlarda canlandırmak) için önemli çalışmalar yapıldı. 1 Ağustos 2009'daki törende 'Repatriantlara Yardım Vakfı' başkanı Necdet Hatam, Repatriant Günü'nün sadece Adıgey'de değil Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes'te de vatanına dönen bütün Adıgeler için tek bayram olması gerektiğini söyledi.

Ancak Adıgey'in küçük yüzölçümü, Krasnodar Krayı içindeki anklav konumu, keza Adıgelerin cumhuriyetin etnik bileşimi içinde oran olarak küçük nüfusları (% 24) kimseyi yanılgıya düşürmesin. RF bünyesindeki bu küçük birim 1991 yılından sonra Adıge (Çerkes) nüfusunun yaşadığı diğer cumhuriyet ve kraylar için çok kez 'model' bölge oldu. 1990'lı yıllarda bu cumhuriyet genel federal yasaları ihlalde rekortmenlerden biriydi. Cumhuriyetin yüksek makamlarına seçilebilmek için yerleşik olma şartı gibi normlar vardı ve 'unvan sahibi ulusun' dilini bilme cumhuriyette devlet görevlerine vekalet için gerekli şarttı. Aynı şekilde, cumhuriyetin temsil organının oluşturulmasında esas alınan 'denklik' (paritet) sistemine göre de, cumhuriyetin Yüksek Sovyeti'nde yerlerin % 50'sini Adıgeler, % 50'sini de Ruslar (1990'ların başında Adıgey nüfusu içindeki oranları % 68 olmasına rağmen) işgal ediyordu. Meşhur 'egemenlikler geçidi'nden itibaren cumhuriyet eliti, Rusya Kafkasyası'nın batı kısmında 'Adıge dünyası'nın 'bakiye'sinin ve hatta 'ileri karakolu'nun muhafazası fikrini çok aktif şekilde savundu. Yine hatırlatmak gerekir ki, 20052006 yıllarında Adıgey'in Krasnodar Krayı ile birleşmesi gündeme geldiğinde sert bir direnişle karşılaşmıştı. Bu olayda Adıgelerin özgürlükçü hamleleri Rusya Kafkasyası'nın batı kısmının diğer birimlerinden milliyetçi hareketler tarafından da desteklenmişti. Geçen yılın 23 Kasımında Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin (KÇC) başkentinde, Adıgey temsilcilerinin de aktif katılımıyla Olağanüstü Çerkes Halk Kongresi'nin yapılması 'Çerkes dünyası'nın siyasi gücünün kanıtlanmasıydı.

'Çerkes dünyası' temsilcilerinin, bugün daha çok Rusya-Gürcistan anlaşmazlığı olarak değerlendirilen Gürcistan-Abhazya anlaşmazlığına müdahil olmaları özellikle dikkat çekiyor. Burada dünya tarafından tanınan Gürcistan'ın, de facto Abhazya devletinin, keza Rusya ve ABD'nin dışında başka ilgili oyuncular da vardı; fakat onlar hem Rusya'da hem de Batı'da genellikle analistlerin görüş alanı dışında kalıyorlar. Halbuki Adıgey'in değişik Adıge (Çerkes) milliyetçi hareketlerinin ve cumhuriyet yönetiminin faaliyet adamları, özellikle 1990'lı yılların başında (cumhuriyetin ilk devlet başkanı Aslan Carım zamanında) Moskova'nın tutumunun hilafına Abhazya ile sürekli dayanışma halindeydiler. Kafkas Dağlı Halkları Konfederasyonu'nun (içinde Çerkes liderler başı çekiyordu) veya Kabardey Halk Kongresi'nin aktivistleri Rusya'nın 'imparatorluk' diskuruna sert eleştiriler yönelttiler. 1992 Ağustosunda Gürcistan Devlet Konseyi birlikleri 'Ardzınba rejimini' devirmek için operasyon başlattığında 'Abhazya'dan ellerini çek!' sloganıyla ortaya çıktılar. Hatta RF'nin Adıgece konuşan birimlerinin (Kremlin'e zahiren daha fazla bağlı) resmi liderleri Abhazya'ya ilişkin eylemlerinde kendi 'kişisel tutumlarını' sergilediler. 2000'li yıllarda Adıgey'i, Kabardey-Balkar'ı, KÇC'nin Abazin rayonunu temsil eden parlamenterler artık Rusya iktidarıyla eşzamanlı hareket ediyorlardı. Ancak her durumda Abhazya, Rusya 'Çerkes dünyası'nın özel ilgi alanı olmaya devam ediyor. Abhazya'da da yasal düzenlemelerin aynı şekilde muhacirlerin (Abhazya'yı toplu olarak 1866 yılında terk edenlerin) torunlarının geri dönüş ülküsünü desteklediğini burada belirtelim. Bu ülkü özellikle cumhuriyetin vatandaşlık yasasında yer alıyor.

Bu şekilde, Adıge milliyetçi söyleminde (bu olayda 'milliyetçilik' kavramına nötr pozisyondan bakıyoruz) Batı Kafkasya toprakları kimliklerinin önemli bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Bu topraklar 'tüm Adıge' (Çerkes) dünyasının, önceliği bizzat Adıge etnik gruplarına ait olması gereken bir parçası olarak görülüyor.

Oysa 'büyük dönüş' ülküsü milliyetçi romantiklerin tasavvurlarına uygun şekilde ne Adıgey'de, ne RF'nin diğer Kuzey Kafkas birimlerinde, ne de Abhazya'da gerçekleşti. Kosova'dan gelen repatriantları ele alırsak örneğin, 2007 yılında 'tarihi vatan'larında ancak yarıya yakını kalmıştı. Farklı kaynaklara göre, Adıgey'de RF vatandaşlığı alan repatriantların sayısı 350500 kişi; binden fazla kişi de ikamet izni almış. 2009 Ağustosunun başında enformasyon ajansı Regnum'a verdiği demecinde tanınmış Adıge toplum adamı Aslan Şazzo "dönen Adıgeler için kontenjanın bu yıl 1400 kişiye çıkarıldığını" söyledi. Daha önce kontenjan 50 kişiydi ve sık sık farklı örgütler onun artırılmasını sağlamaya çalışıyordu. Yani başlıca engel kontenjandı. 2009 yılı için kontenjanın artırılması talebini 'Adıge Hase' (etkili bir toplum birliği S.M.) ileri sürdü, hem de oldukça sert bir biçimde. Kontenjan cumhuriyet hükümeti tarafından artırıldı (bu da tam Yeltsin tarzı "yutabileceğiniz kadar alın"). Fakat repatriantların dönüşü için daha birçok engel var. Diaspora bu hareketi karşılıksız bırakmamaya karar vermiş olsa da gerçekte dışarıdaki Adıgelerden o kadar çok kişi gelmiyor. Benzer rakamları Adıge nüfusun yaşadığı diğer birimlerde de görüyoruz. Kabardey-Balkar'a 1990 - 2000 başı arasında yaklaşık 600 kişi geldi ve RF vatandaşlığı aldı.

Ancak bu sonuçları Rusya makamlarının yıkıcı gayretlerine bağlamak su götürür (ki etnik toplum birliklerinin temsilcileri sık sık bunu yapıyorlar). Aslında 'vatandaşlar'(1) hakkındaki Rusya yasaları bu kavrama (ne SSCB vatandaşı, ne de Rusya İmparatorluğu tebası olan) Çerkes muhacir torunlarını dahil etmiyor. Fakat geri dönüşte asıl engel, bir buçuk asır süresince Rusya içinde ve onun dışında (en başta da Yakındoğu'da, keza muhacirlerin torunlarının temsil edildiği Avrupa ülkelerinde) farklı Çerkes kimliklerinin oluşması. Bizdeki ve yurtdışındaki Adıgelerin genellikle farklı dilleri, dinle farklı ilişkileri ('hariçte' Sovyet döneminin ateizm deneyimleri olmadı) ve farklı Rusya algıları var. Sınır ötesindeki birçok Adıge (ve hatta Abhaz!) toplum örgütü için Rusya, tarihteki düşman Rusya İmparatorluğu'nun devamı iken bizim Adıgeler için bu, (eğer milliyetçileri konuşmuyorsa) birçoğu için sadece kariyerle, işle, orduda hizmetle ilişkilendirilen bir Vatan değil, aynı zamanda öncelikle vatandaşlıkla ilintili siyasi bir özdeşlik. Diaspora Adıgelerinin 'ikinci vatan'larındaki yüksek entegrasyon seviyesini de unutmamak gerek.

Bununla beraber, yukarıda belirtilen bütün farklılıklara ve Adıgelerin tarihi vatanlarına kitlesel dönüşünün imkansızlığına rağmen Rusyalı diplomatların bu sorunu gözardı etmemeleri gerekiyor. 'Çerkes birliği' meselesini, Büyük Kafkasya'da Rusya'nın pozisyonunun zayıflamasını isteyenlerin eline teslim etmek büyük bir hata olur. Bu anlamda Abhazya'nın tanınması Çerkes diasporası içinde önceden var olan buzları epeyce eritti. Dolayısıyla bugün Adıge meselesinde gerek iç ve gerekse dış politikada vurguları doğru koymak gerekir, ki Kafkas savaşı zamanının tarihi travması Rusya Federasyonu'ndaki ve diasporadaki 'Çerkes dünyası'nın bugünkü Rusya devletiyle ilişkisinde artık başlıca itici güç olmasın.

http://www.polit.ru/analytics/2009/08/11/adygeya.html

* 'Repatriant' terimi Türkçeye henüz yerleşmemiş olsa da, diaspora gibi o da ilgili literatürde yaygınlık kazanıyor. Latince 'patria' (anavatan) sözcüğünden türetilen repatriant 'vatanına geri dönen kişi' anlamında kullanılıyor, repatriasyon da 'vatana geri dönüş'. Türkçede olmasa da 'repatriant' kullanışlı bir terim olduğu için öyle bırakmayı tercih ettim. (M.P.)

* Burada ‘vatandaş’ olarak çevirdiğim kelime (sooteçestvennik) aslında hukuki ve siyasi anlamdaki vatandaştan (grajdanin) farklı bir kavram. Türkçede tam karşılığı olmayan bu terimden, hukuki vatandaşlıktan farklı olarak ‘aynı vatandan olan’ anlaşılmalı. Rusya’da bu terim daha çok ataları Bolşevik devrimi, iç savaş vd. nedenlerle Rusya’dan ayrılmış kişilerin ve onların torunlarının, ayrıca SSCB dağıldıktan sonra diğer devletlerde kalan Rusların oluşturduğu diaspora mensupları için kullanılıyor. (M.P.)

SERGEY MARKEDONOV
Tarih Bilimleri Adayı, Siyasi ve Askeri Analiz Enstitüsü (Moskova) Uluslararası İlişkiler Sorunları Bölümü Yöneticisi
Çev.: Murat Papşu
Nart Dergisi 68. sayı - 2009


Yorum yapın