Makale

Milli Tarih Şuuru

Milli Tarih Şuuru

Sosyal ilimler, “millet kavramını”; din, dil, ırk vatan ve kültür birliği içinde olan, aynı tarihi ve ideali paylaşan, geçmişte olduğu gibi gelecekte de beraber yaşamayı amaçlayan insan toplulukları olarak tarif eder. Ayrıca, bir insan topluluğunun, milli bütünlüğe kavuşması için, belli bir süre birlikte olması tezi savunulur. Aynı vatanı paylaşan insanlar arasındaki ilişkiler, milli kültürü oluşturduğu gibi, dıştan gelen tehlikelere karşı gösterilen tepkiler milli birliği meydana getirir denilmektedir.

Kısaca, millet olma, bir insan topluluğunun müşterek duygu ve düşüncenin doğuşunda, beraber yaşanan hayat, topluluğun geçmişi (ki, ne kadar uzun bir zamanı ifade ediyorsa, o kadar değer kazanır), en önemli unsur olurlar.

“Millet” denen sosyal varlığın, sosyal oluşumun meydana gelmesinde etkili olan en büyük değerlerden birinin, topluluğun tarihi olduğu görülür. İyi veya kötü günlerin beraber yaşandığı, her türlü hatıranın gömülü olduğu zaman.. Müşterek kültürün doğuşuna vesile olan ilişkiler dizisinin, olayların saklandığı geçmiş.. Bütün bunlar, milletin tarih şeridini meydana getirir.

İnsanın, yeryüzünde topluluk halinde yaşamaya başladığı en eski zamandan itibaren Kuzey Kafkasya’da tarihe malzeme bulmak mümkündür. Son ikibin yılın Kuzey Kafkasya’sı daha net görüntüler verir. Yakın çağ ve zamanımız ise, “Kuzey Kafkasya’nın sahibiyim” diyen bir milletin varlığına şahittir. Bu millet, adını tarihe tescil ettirmek üzereyken Ruslar tarafından boğulmak istenmiştir. Dağıtılmış yarı mefluç bir hale getirilmiştir.

Kuzey Kafkasyalılarda milleti meydana getiren değerlerin var olup-olmadığını incelersek, olumlu sonuçlar alırız:

1. Vatan Birliği : Kuzey Kafkasya, doğal bir bütünlüğe sahiptir. Güneyden Kuzeye doğru; Kafkas dağlarının zirvelerinden Maniç Nehri’ne, doğudan batıya doğru; Hazar Denizi’nden Karadeniz’e kadar uzanır. Kabaca hudutları çizilen bu ülkenin gerçek sahipleri, asırlardır orada oturan Kuzey Kafkasyalılardır.

2. Din: Kuzey Kafkasya halkı Müslüman’dır. Ayrıca Kuzey Kafkasyalılar, İslamiyet’in beraberliğinde getirdiği çok geniş bir hoşgörüye sahiptirler.

3. Dil: Kuzey Kafkasya’da düşündürücü olan dildir. Birkaç dil ve bunların lehçeleri konuşulur. Fakat, millet olmak için dil, yeterli bir engel değildir. Yeryüzünde ayrı diller konuşan toplulukların meydana getirdiği milletler vardır. Bu tür milletlerin kurduğu devletler zamanımızda çoktur.

Kuzey Kafkasya, bağımsız kalabilmiş olsaydı, bu güne kadar dil birliğine çoktan yaklaşmış olacaktı. Bu hususun sağlanması gene mümkündür.

4. Irk : Mevcut milletlerin hiçbiri tek bir ırktan meydana gelmemiştir. Kafkasyalıları bölmeğe çalışanlar, bu gerçeği çok iyi bilirler. Evet, Kuzey Kafkasya’da bazı ırklar karışmıştır. Fakat, kendisini yabancı kabul eden hiçbir unsur yoktur. Kan birliğine doğru önemli adımlar atılmıştır.

5. Kültür Birliği : Yüzyıllar boyu sürdürülen müşterek hayat, Kuzey Kafkasya kültürünü meydana getirmiştir. Bugün, gerek anavatanda ve gerekse mucaherette bulunan Kuzey Kafkasyalıları dimdik ayakta tutan bu kültürdür. Kuzey Kafkasya, gelenekleriyle, yazılı ve sözlü edebiyatıyla, müziği ile bir bütünlük arz eder. Bunun aksini hiç kimse iddia edemez.

6. İdeal Birliği : Kuzey Kafkasya’da birlik içinde bağımsız yaşamak, her zaman tek düşünce olmuştur. Milli birlik ruhu, o kadar yaygın ve o kadar eskidir ki, yüzyıllar boyu çok büyük dış güçler Kuzey Kafkasya’nın bu sosyal değerini yıkamamışlardır.

Batu Han orduları karşısında bütün kavimler karton kuleler gibi savrulup giderken Kuzey Kafkasya inatla direnmiştir. Altın Ordu’ya karşı durabilmiştir. Timur Orta Doğu’da kasırga gibi eserken, Kuzey Kafkasya’da hızını kesmek zorunda kalmıştır. Kırım Hanlarının, Nogay ve Kalmuk göçebelerinin her saldırışı püskürtülmüştür. Osmanlı’lar, sadece sahillerde tutunmakla yetinmişlerdir.

Dünyanın en korkunç emperyalist devleti Rusya’ya karşı ise, bir bütün halinde karşı koymuştur. Tek bir vatan, tek bir millet olduğunu cihana ispat etmiştir.

Doğu’da Çeçenler arasından çıkan İmam Mansur, ülkenin en batısındaki Anapa Kalesi’ni savunmuştur. Orada Ruslara esir düşmüştür. İmam Şamil’in, naipleri, Batı’da valilik yapmışlardır. Halk tarafından sayılmış, saygı görmüşlerdir. Vatan müdafaası, tek bir yürek, tek bir yumruk halinde milli güçle yürütülmüştür.

11 Mayıs 1918 tarihinde kurulan Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti, Kuzey Kafkasya’nın ideal birliği içinde olduğunun en büyük delilidir. Emperyalist Çarların varisçisi kızıllar, bu genç cumhuriyeti yaşatmamışlardır. Kuzey Kafkasyalılar, kurdukları devleti gene milli birlik içinde savunmuşlardır.

Bütün bu olanlara rağmen, Kuzey Kafkasya’nın ideal birliği yok olmamıştır. İdeal birliği bugün de vardır. Gelecekte de var olacaktır.

Bu ideal, gelecekte Kuzey Kafkasya’nın bağımsızlığını sağlayacak şekilde güçlenerek yaşayacaktır.

7. Tarih Birliği : Çok gerilere gitmeğe gerek yok. Son yılların olayları, Kuzey Kafkasyalıları bir bütün halinde etkilemiştir. Her şey birlikte yaşanmıştır. Her acı, her sevinç birlikte tadılmıştır.

Açık ve seçik bu gerçeklere rağmen, bazı imajlar, bazı düşünceler telkin edilmeğe çalışılmaktadır.

“Kuzey Kafkasya’da özerk cumhuriyetler varmış. Kendi dilleri ile yazıp okuyorlarmış. Her cumhuriyetin halkı önemli haklara sahipmiş.”

Bu durum, Rus emperyalizminin Çarlık devrinden beri yürüttüğü yayılımcı politikanın devamından başka bir şey değildir. “ Parçala, yut!” planının değişmez hedefidir.

Kuzey Kafkasya’da tek bir millet vardır. Bu sebeple tek bir cumhuriyet kurulabilir. Bu cumhuriyetin eğitim, kültür, ekonomi planlarını hazırlamak, Ruslara değil, Kuzey Kafkasyalılara düşerdi. Bunun böyle olması gerektiğini elbette zaman gösterecektir. Hiçbir yalan, hiçbir yanlış iş sonsuza kadar devam etmeyecektir.

Telkin edilmek istenen en önemli şeylerden biri de şudur :

“Ruslarla aramızda bazı tatsız şeyler olmuştur. Şimdilik bunları unutmamız gerekir. Bugünkü Rus yönetimi, soydaşlarımıza önemli haklar tanımıştır. Bunlara gölge düşürmek gibi bir hata yapabiliriz. Sonra, Kafkasya’yı Çarlar istila etmiştir. Komünistlerin bunda günahı yoktur.”

Bizi geçmişimizden kimse koparamaz. Tarih, bir milletin boy verdiği verimli bir topraktır. Bir milletin kökleri, tarihinde saklıdır. Yaşamak, dal budak salmak için tarihinden güç alır. Milli gururu, tarih şuuru olmayan yığınlar millet olma vasfını kaybederler.

Yüzyıl süren kanlı savaşları nasıl unutabiliriz? Anapa savunmasını, Dargo’yu, en son Hodz Vadisi’ndeki kanlı boğuşmayı nasıl olmamış kabul edebiliriz? Yüzbinlerin yurtlarından sürülüşünü nasıl inkar edebiliriz?

Ya kızılların yaptıkları… Genç Cumhuriyetin yıkılması. Çeçen ve Karaçayların sürülmesi. Seçkin aydınların yok edilmesi. Bunları nasıl unutabiliriz?

Bütün bunlar, Kuzey Kafkasya’nın gerçek sahipleri olduğumuzun belgeleridir. Tapu ilamlarıdır. Bütün dünya, bu olaylarla bizim gerçek hüviyetimizi öğrendi. Bunlardan nasıl vazgeçebiliriz? Köksüz, tarihinden kopmuş bir topluluk millet olabilir mi?

Geçmişi unutmamız gerekirmiş! O zaman geriye ne kalır? Koca bir hiç!

Biz tarihini bilen bir millet olacağız. Acı da olsa, gerçekleri bileceğiz. Nesillerimize bu acı gerçeği öğreteceğiz.

Böylece kimsenin saptıramayacağı, zaten varolan “Milli Tarih Şuuru”, milletimizin belleğine sonsuza kadar yaşayacaktır.

Bunu yok etmeğe kimsenin gücü yetmeyecektir.

Osman ÇELİK


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.