Araştırma

Hacıosmanlı Ubıhlar-Anzor Mukba*

Hacıosman Köyü, Tevfik Esenç, ubıh dili, ubıhlar, son ubıhlarBursa'dan 150 km. mesafede, manyas yakınlarında küçük bir köy Hacıosman. Türk topraklarında bunun gibi hiçbir özelliği olmayan birçok köy var. Fakat bu köyün ünü ülke sınırlarına da taşmış. Tevfik Esenç bu köyde doğdu ve bütün yaşamını burada geçirdi.

 

Avrupa bilim dünyasına ve sonra da geniş kitlelere Ubıh dilini bilen son Ubıhı tanıtan ve onun ölümüyle çok eski bir halkın konuştuğu canlı bir dilin de ebediyen öleceğini duyuran Fransız dilbilimci J.Dumezil olmasaydı hiç kimse tanımayacaktı. Evet, Kafkas dağlarının güney yamaçlarında hayat bulan Ubıh dilinin kaderi, Kafkas Savaşı'nda vatanlarını cesaretle savunan bu kahraman halkın tamamen yok edilmek tehdidiyle yerleşmek zorunda kaldığı bu yaban ellerde yok olmak üzere çizilmişti.

 

Tevfik Esenç ölürken Adiğelerin ve Abhazların dilleriyle akraba başka bir dili, Ubıhçayı da bu dünyadan götürdü. Vatanını kaybeden her şeyini kaybeder. Ubıhlar önce vatanlarını kaybettiler sonra da dillerini. Bugün ise herkesin gözü önünde yavaş yavaş dünya yüzünden siliniyorlar.

 

Tarihi verilere göre Ubıhların nüfusu sürgünden önce en az 45 bin kişiydi. Bugün kaç kişiler? Hiç kimse Türkiye' de yaşayan diğer az nüfuslu halklar gibi Ubıhların nüfusu da tam olarak söylenemiyor. Kafkas Diasporasından bazılarının tahminine göre sayıları birkaç bin kişiyi geçmiyor.

 

Tevfik Esenç'le ne yazık ki hiç karşılaşmadım, ama 1988'de bir ubıhla görüşme imkanım oldu. Daha önce de Türkiyeli sporcu Orhan Çanar (Şamba) ve o zamanki shp sakarya il başkanı Ayhan Mutan (Mukba) ricam üzerine beni Yanık köyüne, 99 yaşındaki Kadir Ketse'nin evine götürmüşlerdi. Bu köy İzmit ve Adapazarı arasında, Sapanca gölünün meyilli kıyısında kurulu. Avlu kapısında bizi ev sahibinin oğlu karşıladı. Biraz sonra zayıfça, orta boylu, sakallı ve ak saçlı bir adam çıktı. Yaşına göre çok canlı gözleri vardı. Selam verdik. Sağ elini omzuna kadar kaldırdı ve avucunu açarak anlamadığımız sözler söyledi. ''Çouka Maukelik!'' ve Türkçe ekledi: ''Hanginiz Kafkasya'dan?'' Ben yanına yaklaştım ve oradaki soydaşlarımızın gerekli davranış tarzına uyarak elini öpmek istedim. 

 

Fakat yaşlı adam elini verdiyse de öpmeme izin vermedi; bana sıkıca sarıldı, başını omzuma koydu ve uzun süre bırakmadı. İhtiyar Ubıh gözyaşlarını zor tutuyordu. Kahvede çay içerek uzun zaman oturduk. Yüzyıllık yaşamında çok şey görmüş geçirmiş ihtiyarla konuşacak çok şey vardı. O zaman en önemli soruyu sordum: ''Nasıl olup ta tarih için bu kadar kısa bir zamanda yüzyıllardır atalarının konuştuğu dil yok olmuştu?'' İhtiyar bir an düşündü, derin bir nefes aldı ve hikayesine başladı: 

 

''Dedelerimizi Ubıhya'dan kovdukları zaman, gruplardan biri kefken yakınlarında karaya çıkmış. Ölülerini yol boyunca gömerek (sayıları 100'den fazlaymış) yaya olarakj bize yerleşmemiz için gösterdikleri bu yerlere kadar gelmişler. Dedelerimiz burada üç köy kurmuşlar. Köylerin arasından geçen yol o zamanlar İstanbul ve Ankara arasındaki başlıcca yolmuş. Türkler ozaman sürekli savaş yapıyorlarmış ve bu yoldan sık sık, kah padişahın askerleri, kah haydutlar, eşkiyalar geçiyormuş. Ve her seferinde bu aç, başıbozuk askerler köylerimize giriyor, yağmalıyor, öldürüyor, elde avuçta ne varsa alıyorlarmış. O zaman Türkçe konuşabilen çok azmış. Askerler buna çok kızıyormuş. Ubıhça cevap verenleri ya orada öldürüyor ya da kovuyorlarmış. Kadınlara gelince, onlara nasıl davrandıklarından bahsetmek istemiyorum. 

 

O zaman ihtiyarlar meclisi toplanmış ve tartışmaya başlamış: böyle nasıl yaşayacağız?Meclisin kararı biz Ubıhlar için kanun demekti. Uzun süre tartıştılar ve sonunda Ubıhça konuşmama kararı aldılar. Yaşlılar onu unutacak, çocuklar hiç öğrenmeyecekti...'' www.circassiandiaspora.com

 

Ubıhlar işte böyle, fiziki olarak yaşayabilmek için anadillerinden vazgeçmek zorunda kaldılar. Halk kaderine razı oldu. Vatana dönüşün ise sözü bile edilemezdi. Çünki biliyorlardı ki Kafkasya Ubıhlar için ebediyen kaybedilmiştir. İhtiyarın sesi titriyordu; güçlükle konuşuyordu. Kadir Ketse'nin anadilini iyi bildiğini biliyordum. Bunu nasıl başardığını sordum. 

 

-Komşu köyde Zeki Hunca adında bir Ubıh vardı. Karşılaştığımızda yalnız kalırsak onunla Ubıhça konuşuyorduk. Ama o ölünce dili unutmaya başladım. Bazen kendi kendime konuşuyoıdum, kendime Ubıhça masallar anlatıyordum, unutmamaya çalışıyordum, ama...

 

Anzor Mukba, Hacıosmanlı Ubıhlar, Guj Saffet, Hacıosman Köyü, Tevfik Esenç, ubıh dili

 

...17 Ekim 1993'te Yalova Kuzey Kafkas Derneğinde, bundan sonraki ilişkilerimişz ve isteyenlerin tarihi anavatanlarına dönmeleri hakkında Kafkas Diasporası ile bir görüşme yaptık. Proğramımızda Hacı Osman köyünden Ubıhlarla görüşme de vardı. Arabalarımız köy kahvesine yaklaştığında hava kararıyordu. Türkiye'deki köylerde kültür evleri yoktur, köylülerin toplandıkları ve görüştükleri yerler genellikle bu tip kahvehanelerdir. 

 

-''Hoş geldiniz'' diyerek ilk önce köyün muhtarı Yılmaz Hita bizi karşıladı. Ondan sonra bütün karşılamaya gelenlerle selamlaştık ve bizi kahvehaneye davet ettiler. Konuşmayı bize eşlik eden Bursa'dan bir Adiğe Şamil Jane açtı. Oradakilere Abhazya temsilcisinin ziyaret amacını açıkladı ve sözü bana bıraktı...

 

Abhazya halkının ve bütün Kafkasya'nın Ubıhların geleceği için üzüntü ve acı duyduğunu söyledim. Ubıhların Kafkasya'ya somut olarak Abhazya'ya dönmeleri, bunun halkın ve dilin yeniden doğması için ilk adım olacağını söyledim. Sözlerimden sonra kahvede sessizlik oldu. Ubıhlar uzun süre konuşmadılar.

 

-Bizi düşündüğünüz için çok teşekkür ederiz, dedi köyün muhtarı. Kardeş Abhaz halkının şimdi büyük sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Kalbimiz sizinle beraber. Bütün Kafkasya için acılı olan o eski zamanlarda Ubıhların Abhazlarla birlikte savaştığını ve Kafkasya'nın özgürlüğü için öldüklerini dedelerimizden biliyoruz... Zaman Ubıhlara çok acımasız davrandı, ama Abhazlara da merhamet etmedi; ancak bugüne kadar kendinizi korumayı başardınız ve özgürlük mücadelesini sürdürüyorsunuz. Biz Ubıhlar da anavatanımızda yaşamak isterdik. Fakat kaderimiz başka türlü çizilmiş. Dedelerimizin topraklarını ebediyyen kaybettik, bu Allah'ın takdiri. Bugün bir karar almamız zor. Biz, şimdiki Ubıhlar burada, bu ülkede doğduk. O bizi kendine göre (eğitti) yetiştirdi. Zaman Ubıhların torunlarını her bir yana dağıttı. Bir araya gelmemiz imkansız...

 

Bize bu konuyu görüşmek üzere zaman verin, daha sonra seçtiğimiz kişileri size göndeririz; dönüş konusunda onları dinler ve bir karar veririz...

 

Resmi görüşmeden sonra yeniden çay servisi yaptılar ve rahatça oturarak Hacıosmanlı Ubıhlarla uzun süre sohbet ettik. 70 yaşındaki Guj Saffet'e bir soru yönelttim:

-Ubıhların kafkasya'dan göçüyle ilgili ne biliyorsun?

-Bizim Ubıhları Kafkasya'dan padişah Lenin zamanında sürmüşler. Bizimkileri oradan Bolşevikler kovdu, dedi emin bir şekilde.

-Ya siz ne düşünüyor diye 82 yaşındaki Ziba Cemalettin'e sordum.

-Bize öyle dediler öyle biliyoruz... Belki de yanılıyoruz, diye cevap verdi.

 

Diğer ihtiyarlar da onaylar şekilde başlarını salladılar. İçlerinden biri ekledi: ''Bizim muhtar bilgili adamdır, kitap okur;  o bizden iyi bilir...

 

O akşam bir görüşme daha oldu. Abhazya'dan bir temsilcinin geldiğini duyan Hamit adında Balıkesirli genç bir Ubıh yanımıza geldi.

 

-Bizim yaşlılarımıza kızmayın, dedi... Onlar için önemli olan dindir, onlara öyle öğrettiler. Ama biz gençler başka türlü düşünüyoruz. Bizim anavatanımız orası, Kafkasya; sadece orada, kardeşlerimizle birlikte yaşamak zorundayız....circassiandiaspora.com

 

...Gece geç saatte Tevfik Esenç'in hemşerileri Ubıhlarla vedalaştık. Yolculuğumuz Tzaballı sürgün Abhazların torunlarının yaşadığı İnegöl'deydi.

 

 

*Abhazya'nın anavatan dışındaki soydaşlarla ilişkilerinden sorumlu kuruluşunun başkan yardımcısı

 

Kaynak: Respublika Abhazya, No:27 (333) 13.15.1994

Çeviri: Murat Papşu


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.