Çerkes Köyleri

Aşağı Demirci Köyü-Çanakkale/Biga

Aşağıdemirci Köyü Çanakkale İline bağlı Biga İlçesinin bir köyüdür. Çanakkale 'ye 100 km , Biga'ya 13 km , Bursa'ya 172 km uzaktadır. Çanakkale - Bursa yolu üzerinde, Bursa yönünde Çanakkale'den 100. km,

Biga'dan 10. km de, Bulunan Osmaniye Köyünden sağda, anayoldan 3 km uzaklıkta bulunmaktadır. Doğusunda Hacıpehlivan, Güneybatısında Anbaroba, Güneyinde Sazoba, Batısında Hacıköy, Kuzeybatısında Şirinköy-Osmaniye Kuzeyinde Yukarı Demirci Köyü bulnmaktadır.

Aşağı Demirci Köyünün Tarihçesi
Köyümüzün kuruluş tarihi resmî kaynaklarda, “93 Harbi ”nden sonra diye geçmektedir.1877-78 Osmanlı – Rus savaşı eski Rumî takvimde 1293'e denk düştüğünden, eskiler kısaca bu savaşı “93 Harbi” diye adlandırdılar. Rus baskısıyla 1864'te Kafkaslardan Anadolu'ya başlayan sürgün dalgası, 93 Harbi ile daha da artar. Köyümüzün kurucu aileleri de bu tarihte Adıgey bölgesi- Maykop civarı köylerinden önce İstanbul'a, oradan da Biga'ya gelirler. Daha önce gelip İdriskoru köyüne yerleşenlerce konuk edilirler. Bir süre sonra Bahçeli'ye, oradan da Hacıköy'e gelirler. Daha sonra avlanma ve hayvanlarını otlatma amaçlı dolaşırlarken, önce Demirci Boğazı na bakan yamaçları, daha sonra da köyümüzün şimdiki yerini mesken tutarlar. Bu kuruluşun kesin tarihi resmî kaynaklarda belirtilmez.

Ancak anlatılanlardan hareketle, 1885 tarihi kuvvetle muhtemel görünüyor. Zekeriya Gökgöz bir sohbetinde, babası Molla Davut'un köyün kurulduğu yere, ana rahminde geldiğini ve buraya yerleştiklerinde doğduğunu söylemişti. Molla Davut'un doğum tarihi, kayıtlarda 1301 olarak geçmektedir. Bu da 1885 'e denk düşmektedir. İlk adı “Beceşköy” olan köyümüze 1912-13 Balkan Harbi sonrası göçleriyle, “Evlad-ı Fatihan”lar yerleştirilir. “Demirci Boğazı” adıyla Sinekçi nahiyesine bağlı bir köy olarak ilk mührü basılır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında verilen Nüfus cüzdanlarında köyümüzün adını “Demirci Civarı” olarak görürüz. Yukarıdemircililerle süregelen mera kavgaları sonucu köyümüz Aşağıdemirci adıyla anılmaya başlar.İlk yerleşen kurucu aileler : Pehzat(Şener), Hapauk(Engin), İsmail(Ren), Hacı Duğ(Özek), Hacı İbrahim(Top), Zagaşt(Küçükışık), Kalaput(Solmaz), Mehmet(Şenyıldız).

Köy Tarihi Hakkında:
Köy tarihi konusunda yapmış olduğum nacizane çalışmalar ve araştırmalar sonucu, köyün hangi tarihte kurulmuş olabileceği ve sürgün sırasında hangi yolu izlemiş olabilecekleri konusunda aşağıdaki düşüncelerimi ve görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Araştırmalarım sırasında köyümüzün renkli simalarından rahmetli Zekeriya Gökgöz'ün (Woşegnuko) anlatımlarına göre, babaannesi Negoy'ın Molla Davut'a hamile olduğu ve köyün kurulması sırasında doğum yapmış olduğudur.

Molla Davut'un resmi kayıtlar incelendiğinde, doğumu 1301 olarak görünmekte, bu da 1885 'e denk düşmektedir. O günkü koşullarda kayıtların çok sağlıklı tutulamadığını göz önünde bulundurursak, 1880-1885 aralığında kurulmuş olabileceğini tahmin ediyorum.

Sürgünün güzergahından kısaca bahsetmemiz, köy kuruluşunun hangi ortamda gerçekleştiğinin anlaşılmasında faydalı olacaktır.

Kafkasyadan, 1859-1864 yıllarında yurtlarından sürülen Çerkesler deniz yolu ile Taman, Tuapse, Anapa, Tsemez, Soçi, Adler, Sohum, Poti, Batum vb. limanlardan bindirilip Osmanlı Devleti'nin Trabzon, Samsun, Sinop, İstanbul, Varna, Burgaz ve Köstence limanlarında indiriliyordu. 1865-1866 tehciri ile Osmanlı-Rus harbinden sonraki 1878 tehciri kara yoluyla gerçekleştirildi. Doğu yolundan genellikle Çeçen, Dağıstan, Asetin, Kabardey muhacirleri sürülmüştür. Daha sonraki sürgünler de kara yoluyla yapılmıştır. (Berzec, 1986: 114).

(Başlarda saldırı tehlikesi olan bölgelere, tampon bölge kurma amaçlı olarak, Ürdün, Şam, Hatay-Reyhanlı, Maraş, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun güzergahı, Anadoluyu ikiye bölecek şekilde ve Anadolu-İstanbul arasında bir bölge oluşturmak için Düzce, Sakarya arası, Balkanlarda da Varna, Köstence kıyılarından Bosna'ya kadar. Trakyada da Çerkes köy. Fakat bu düşüncenin tam uygulanabildiği söylenemez)

İkinci sürgün dalgası ise 1878 yılında Osmanlı-Rus savaşı sonrası gerçekleşmiş ve bu da genelde karayolu ile yapılmak zorunda kalınmış olduğu bilinmektedir. Rusların Balkanlarda Kafkasyalıları istememelerinden dolayı ikinci bir sürgün ile şimdiki isimleri Ürdün, Suriye, İsrail gibi yerlere gönderilmişlerdir.
Balkanlardan Kafkasyalı olmayan yerli halkın da göç etmek zorunda kalmaları sonucu, Razgrat, Şumlu, Osmanpazarı, Bosna gibi yerlerden gelenler köyümüze tahminen 1900-1905 yıllarında yerleştirilmişlerdir.

Bu bilgiler ışığında köyümüzün kurucularının gelişlerinde hangi yolu izlemiş olabileceklerini düşünürsek, ilk sürgün dalgası olan 1864 yılından sonra gelenler, daha önce İdriskoru, Hacıköy gibi yerleşkeler ki köylülerimiz geldiklerinde buralarda misafir olarak kaldıkları anlatılmaktadır. Bunu göz önünde tutarsak, ikinci grup ile geldiklerini düşünebiliriz. Burada da doğrudan Kafkaslardan mı yoksa Balkanlar üzerinden gelenler ile mi gelindiği net değildir. Balkanlardan ikinci kez sürgün edilenlerin çoğunun ortadoğuya gönderilmelerinden ve köyümüzden Ürdün'e giden ailenin bulunması nedeniyle de bu gurubun içerisinde yer almış olabilirler.

Köyün eski adı hakkında genel kanı Beceş koy'dır. Fakat araştırmalarım sırasında “Yedıpsıkoy” adına da rastladım. Hangisinin doğru olduğunu veya iki ayrı yerden gelenlerin mi oluşturduğunu net olarak bilinmemekle birlikte, köyümüzde Bjeduğ ve Abzah ailelerinin olması da iki ayrı köyden gelinmiş olabileceğine işarettir.

Yaşanan bu sürgünlerin üzerinden bir-iki kuşak sonra doğmuş olmalarına ramen, yaşlı insanlar (yaşı 70-80 olanlar) ile görüşüldüğünde neyazık ki hiç bilgileri olmadıklarını fark ediyoruz.

Yaşlı insanların genç nesillere geçmişi anlatmamalarından dolayı, kayıtlardan ulaşamadığımız bilgilere sözlü olarak da ulaşamamaktayız. Yani yaşlılarımız dedelerinin nerelerden nasıl geldiklerini öğrenememişlerdir.

Günlük hayatımızın akışına kapılıp ta ihmal ettiğimiz birçok şeyden biri de geçmişimiz hakkında çocuklarımıza bilgileri aktarmak. Çocuklarımız, torunlarımız iki kuşak sonra hangi köyden şehire göç ettiklerini bile hatırlamayacaklardır. Lütfen çocuklarınıza, geçmiş ile ilgili tüm bildiklerinizi anlatmaktan kaçınmayınız.

Nurettin Akçal

Aşağı Demirci Köyü Sülale İsimleri: BERMELIKO,BLEGOJ,ÇETIJ, ÇIÇI, DAGO, DEGUJIY, EPIS, GOKO, HATKO, HATUPAÖS, HOADE, HUT, KALEKUTE, PENÖS, PIRENUKO, SEGUJOKO, SEMEN, SIHERWAL, SIRGOY, SOPAK, THÂRKAOKO, TRAHKO, WOSOGNUKO, YEBJIN, ZEKOG

 

Aşağıdemirci Köyü Web Sitesi


Yorum yapın