Diaspora

Libya’da Yaşayan Çerkesler

Libya’da Yaşayan Çerkesler

Libya Çerkesleri Benghazi kasabasına 800 Km mesafedeki Misrata yakınlarında yaşıyorlar. Burada büyük bir kabile olarak yerleşmiş durumdalar ve Misrata’ya 5 km uzakta olan bu bölgeye “Çerkes Bölgesi” deniliyor.

Toplam nüfusları yaklaşık olarak 10 000. Bölgedeki ikinci büyük kabile. Bir de Benghazi’nin Ra’su Abide kasabasında 5000 kadar Çerkes yaşıyor. Bunların bir de “Çerkes Dernekleri” var. 

Ayrıca başka şehirlerde de dağınık bir şekilde yaşayan Çerkesler var.

Libya’daki başlıca Çerkes aileleri şunlar: 

1- Al-Haddur

2- Ar-Ramalli

3- Sheneb (may be Chenbe-Cenb)

4- Al-Mahishi (may be Al-Mahayshi)

5- Hamka (Thamuka or Thamsha )

6- Ar-Rucubat

7- Ablagho ( Belagh)

8- Dankali ( May be from the city of Dankla, North of Sudan and near Libya)

9- Ad-Delh

Bazı Çerkes aileleri Libya’da toplam 135 000 Çerkes’in yaşadığını söylüyorlar.

Bugün anavatanımızdaki ve Türkiye, Ürdün, ABD, Almanya, Suriye ve İsrail’deki örgütlerimiz ile Rusya hükümeti Libya’da yaşayan Çerkes azınlığın hayatlarını kurtarmak için mutlaka ellerinden geleni yapmalı, hükümetleri bu konuda uyarmalılar.

Kaynak: Natpress

 

LİBYA VE ADİGELER

 

Mısrata kentinde 5.000 Adığe ailesi yaşıyor.

 

Tarih kitaplarında, Libya’da eskiden Adığelerin yaşamış olduğuna ilişkin yazılar bulmak mümkündür. Kuzey Afrika ve Akdeniz’i çevreleyen topraklarda dolaştıkları zamanlarda Adığelerin ayakları bu ülkeye de uzanmıştı. Ancak, tarihin bu gerçeklerinin birçoğunu bilemiyoruz, tarih yazarları da bunları yeterince araştırmıyor.

 

Libya’da doğmuş Adığelerin serüveni tarihte yer alır. Mısır Valisi Muhammed Ali, merhametsiz ordusunu Marokko’dan getirerek Adığeleri öldürmeye başladı. 1811 Yılında Adığeleri kandırarak Kaire’deki bir kaleye kapatmış ve çok kişiyi öldürmüştür. Bu katliam sırasında Mısır’daki Adığeler önce Sudan’a göç ettiler, daha sonra da Libya’ya giderek şimdiki Mısrata şehrini kurdular. Yaşayan insan sayısı bakımından Libya’nın üçüncü büyük kentidir. Bingazi şehrinde de Adığeler yaşıyor. Bu iki şehirde de beşbiner Adığe aile yaşamaktadır. Onlar, Libya’da yaşayan Arap soylarının en güçlü, en büyüklerinden sayılıyor, yaşadıkları yere de “Çerkes Bölgesi” diyorlar. Bunun dışında, başka bölgelerde de dağınık şekilde yaşayan Adığeler vardır.

 

Libya’da yaşayan Adığelerin çoğu ticaretle uğraşıyor, son yüzyılda devletle memuriyeti dışındaki işlere yöneldiler. Soydaşlarımız iyi düzeyde bir yaşam sürdürmekteler. Mısrate şehrinin sokaklarındaki dükkanlarda “Çerkes” yazısı ile, sahibinin adı ve sülale isimlerine rastlanmaktadır. Onları dili kalmamış ve gelenekleri yok olmuşsa da Arap olduklarını kabul etmezler; kendilerini Adığe, Çerkes olarak görürler.

 

Bingazi’de yaşayan Adığelerin ‘Adığe Yardımlaşma Derneği’ kurmuş olmaları soydaşlık kaygısı yaşadıklarının bir kanıtıdır. Dernek, dünyada yaşayan diğer Adığelerle ilişki kurmayı, onlarla çalışmayı ve iş yapmayı ve en önemli amaçları olarak benimsemiştir. Bu amaçlarla, 1998 yılında Krasnodar (Bjeduğ köyü)da yapılan Dünya Çerkes Birliği’nin büyük kongresine bir temsilcileriyle katılmışlardı.

 

Libya’da bulunan Adığeler adına o toplantıda Leuhmi Muhammed (Kabardey) bir konuşma yapmıştı. O zaman Muhammed Libya’da yaşayan Adığelerin 135.000 kişi olduklarını söylemişti. Leuhmi’nin kendisi 1964 yılında Libya’da doğmuş, orada okumuş, sonra da eğitimine Londra’da devam etmiş. Dedesi Aslan Kral da İdris’in ordusunda görev yapmış.

 

Libya’da yaşayan Adığeler, geldikleri soylarını belli etmek için, ellerinin arka yüzüne soy damgalarını basarlar. Bu geleneği anavatandan mı götürdüler yoksa orada mı icat ettiler, bilinmez. Onlar halâ evlerinde bazı Adığe yemeklerini de yapabiliyorlar. “Bzane-bzıne” dedikleri yemek de böyle bir şey. Yapılışı daha çok halame’ye benziyor. Buğday unundan yoğrulan hamur yuvarlak olarak açılıp suya atılarak kaynatılıyor. Çıkarıldıktan sonra üzerine şeker suyu ya da bal dökülerek sofraya konuluyor.

 

XVIII. yüzyılın sonuyla, XIX. yüzyılın başında, bugünkü Libya Devletinin kurulmasında, Adığe soyundan gelen devlet adamları önemli katkılarda bulunmuşlardır.

 

İlk lider Khul Muhtar Keraşe’dir. 1878 yılında Libya’nın Ğurban bölgesinde doğdu, Kabardey soyundandır. Balkan Savaşı bittikten sonra, Türkiye’den göç ederek Libya’ya yerleşen bir aileden gelmiştir. 1896 yılında Tripoli kentine yerleşerek orada eğitim gördü. İtalya Libya’ya saldırdığında Khul Muhtar 35 yaşındaydı. Vatan edindiği Libya’yı korumak için, içinde yer aldığı grup ile birlikte düşmana karşı durdu. O, saygın ve mert bir bilim adamıydı; bu yüzden arkadaşları ona çok güvenir, sürekli ona danışırlardı. Khul, Libya’da meydana gelen her türlü siyasi faaliyette en önde yer aldı, onun sayesinde Padişahlık olan Libya Cumhuriyet’e dönüştü. 1919 yılında, Libya’da yaşayan halklar, cumhuriyetin başına Muhtar’ı yakıştırıyorlardı. Ancak,”Libya başkanı olacak kişinin o ülkede çok uzun süredir yaşamakta olan bir soydan gelmesi gerekir” denilerek kabul edilmedi. Khul, Libya’daki “Bölge” partisini ve “El-Lival” Cumhuriyet gazetesini kurdu. Khul Muhtar, Libya’nın düzenini bozmak isteyen çeteler ile inatla mücadele etti, ırklar arasına anlaşmazlıklar sokmak isteyen bölücülere karşı geldi. Bu yayarlı işleri nedeniyle, Osmanlı Sultanı İkinci Mahmut ona halk kahramanı nişanı verdi. 1923 yılında, İtalyanlar Libya’ya saldırınca, düşmandan korkan Muhtar yandaşları ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Khul Muhammed 70 yaşında iken, 20 Ocak 1947’de Kair’de vefat etti.

 

Libya’daki Adığeler arasında yılmaz denizci, usta siyasetçi Kenke Hüseyin Rauf Bey de yer alır. O, Libya’ya katılan Trablusgarp kentinde yaşayan bir Adığe aileden gelmiştir. Babası Muzaffer Paşa Osmanlı’nın Libya Valisi idi. 1899 yılında, orada askeri okulu bitirdikten sonra, eğitimine Amerika, İngiltere ve Almanya’da devam etti. Kenke, Libya’nın bağımsızlık savaşına katıldı. 1912 yılında Baklanlarda başlayan savaşta yeteneğini gösterdi. Asıl, Çanakkale geçidinde Yunanlıların Deniz gücünü kırdıktan sonra kahraman oldu. O sırada Rauf Bey’e “Hamidiye Kahramanı”  ünvanı verilmişti. 1922 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı oldu. 1964 yılında İstanbul’da vefat etti.

 

Üçüncü büyük adam Kulsrokua Muhammed Şemseddin Paşa’dır. 1855 yılında Kuban’da doğdu. 9 yaşında iken Anavatandan Türkiye’ye götürüldü. Eğitimini İstanbul’da sürdürdü. 1912 yılında, Osmanlı Sultanı’nın talimatlarını yerine getirmek için Libya’ya gitti. O sıralar İtalyanlar Libya’yı ele geçirmek için ortaya çıkmıştı, Kulsurokua, onlara karşı gelerek amaçlarına ulaşmalarını engelledi. Kulsrokua yüksek memuriyetlerde bulundu: 1894-1908 yıllarında Osmanlı Büyükelçisi olarak İran’ın başkenti Tahran’da kaldı; daha sonra Diyanet İşleri Başlanlığı yaptı. Hangi görevi yaptıysa, geldiği soyunu hiç unutmadı, onları her şeyin üzerinde tutarak elinden geldiği kadar onlara yardım etti. 1908- 1923 yılları arasında faaliyette bulunan “Adığe Yardım Derneği” kurucuları arasında yer aldı. “Klavuz” gazetesinde yazılar yazdı, Adığe halkının bir yazı dilinin olması için çalışmalar yaptı, bununla ilgili yazılar yazdı. 1917 yılında İstanbul’da vefat etti.

 

Şimdiki Libya’nın Adığe halkından gelen tanınmış siyasetçisi Ömer Muhsin, Libya Lideri Kaddafi ile birlikte ortaya çıkmış, birkaç sene başbakanlık yapmıştır. Daha sonra, Kaddafi ile arasında anlaşmazlık çıkası üzerine ülkeyi terk etmiştir.

 

Libya’nın kurulması sırasında Adığelerin önemli katkıları olmuştur. Bugün o ülkede süren gelişmelerin tam ortasında yer almaktadırlar. Dünyanın her yerine dağılmış tüm Çerkesler gibi, onların da gözü Anavatandadır. Bugün Libya’da yaşayan soydaşlarımızın durumu için tüm Adığeler kaygı duymaktadırlar. Sanırım, Dünya Çerkes Birliği’nin bu konuda bir şeyler söylemesi gerekiyor.

 

 

 

Kamlık Adnan, Adığe Psalhe - 06.04.2011 

Çeviren: Muvaffak Temel


Yorum yapın

Cerkesya.Org

Cerkesya.org Çerkesler ve Kafkasya hakkında güncel haberler, Çerkes Kültürü ile ilgili her türlü görsel ve yazılı materyallerin bir arada bulunduğu, Çerkes Kültürünü gelecek nesillere aktarmayı amaç edinmiş hiç bir kurum ve kuruluşla bağı olmayan sadece Kuzey Kafkasya Halklarına taraf bir portaldır.