Kitap

Adıge Gelenekleri Çerçevesinde Cenaze Hizmetleri

Adige Gelenekleri Çerçevesinde Cenaze Hizmetleriİnsanoğlu, herkes için ölümün kaçınılmaz olduğunu çok iyi bildiği halde, bunu kendisine, yakınlarına bir türlü konduramaz. Ne zaman geleceği belli olmayan ölüme kendisini yeterince hazırlayamadığı gibi, ölüm ansızın gelip bir yakınını alınca da paniğe kapılır, hem üzülür hem acı duyar, hem de kabullenemez isyan etmek ister. Ne yapacağını bilemez, eli-ayağı dolaşır. Oysa o anda kaybettiği yakını için, onun yararı, rahatı, huzuru için elinden gelen her şeyi yapmaya hazırdır.

 

Ama acaba ne yapsa daha doğrudur? Ne yapsa daha yararlıdır?

 

Bunu bilmemek, insanı çaresiz bırakır. Sonuç olarak insan, toplumun alışkanlıklarına teslim olur. Ne kadar yararlı olup olmayacağını hesaba katmadan, yapılması adet olmuş şeyleri yapmak durumunda kalır. Yaptıkları, ölene bir fayda sağlamasa bile, kendisini elalemin dilinden kurtarır. Bu da ona belki göreli bir rahatlık sağlar. Oysa aslolan, ölene yararı olacak bir şeyler yapabilmek, hiç yararı olmayacak şeyleri de boşu boşuna yapmamaktır. Bu da, ölüm sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri bilmekten geçer.

 

Ne var ki, bireyin dünya yaşamının sonu demek olan bu çok önemli ve dönüşsüz olay karşısında pek çoğumuzun fazla bir şey bilmediği de bir gerçektir. Oysa inançlarımız ve geleneklerimiz çerçevesinde neleri niçin yapmamız/yapmamamız gerektiğini bilirsek bundan büyük rahatlık duyacağımız da açıktır.

 

İşte bu kitapçık böyle bir gereksinmeye cevap olması umuduyla hazırlanmıştır. İlahiyat eğitimi ve öğrenimi gören yazar, 1996 yılında kamu avukatlığından emekli olup anayurt Çerkesya’ya dönüş yaparak, Çerkesya’nın batı kesiminde yer alan Adıgey Cumhuriyeti’nde üç yıl kadar yaşamış ve bu süreç içerisinde çeşitli toplumsal etkinliklerde yer almıştır. Doğal olarak cenaze hizmetleri de bunlardan biri olmuştur. Burada İslam ve geleneklerimiz adına yapılan bazı uygulamalara tanık olan yazar, bu uygulamaları Adıgey’deki Müslüman Adıge toplumu adına, özellikle ekonomik açıdan yıkıcı ve can yakıcı bulmuş ve bu gözlemleri onu zaman zaman bir şeyler söylemeye ve bir kitapçık olarak yayınlamaya kadar götürmüştür. Maykop’ta Adıgece olarak hazırladığı bir metin, önce ‘ ‘‘Adıge Makh’’ (Adıge Sesi) gazetesinde, sonrada 2000 yılında Türkiye Diyanet Vakfı tarafından bir kitapçık olarak basıldı ve Adıgey Cumhuriyeti’nde dağıtılmıştır.

 

Kitapçıkta sunulan bilgiler, İslami açıdan genellikle ayetlere ve doğru hadislere; Adıge gelenekleri açısından da daha çok gözlemlere ve bir ölçüde de bazı yazılı kaynaklara dayanan bilgilerdir.

 

Yazan: Fahri Huvaj
Yayınevi: Adige Yayınları
Basım Yılı: 2003


 181,    21  Mar  2014 ,   Kitap

Yorum yapın